|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
RTÜK'te beklendiği gibi oldu. Ve Cumhurbaşkanı, yürürlüğü durdurma istemli olarak, Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Göz göre göre Anayasa'ya aykırı kanun çıkarttıran, böylece Parlamento'nun itibarına bir darbe daha vurulmasına yol açan medya patronunun acaba keyfi nasıl? Aradaki boşluktan istifade ederek Vakıfbank ihalesine girme hesapları yapıyor mu? Danıştay tarafından iptâl edilen enerji ihalesinde yeniden hak iddia edecek mi? İMF'ye verilen niyet mektubunda, enerji dağıtım santrallerinin devrinin yapılmayacağı kararlaştırılmıştı. Bu durumda, santrallerin devir sözleşmesini imzalayanlar tahkime giderek yüksek tazminat elde edebilecekler. Acaba, medya patronu, yeni RTÜK Yasası kapsamında, Danıştay kararını geçersiz sayıp, Enerji Bakanlığı'na tazminat davası açanlar arasında yerini alacak mı?
Kod Adı RTÜK
Yeni Şafak'ın Parlamento muhabirlerinden Bilâl Çetin, "Kod Adı RTÜK" isimli bir kitap yayınladı. (Arşiv Kitapları - 0542/ 747 90 44) 1997 yılından beri gündemde olan yasayı, Meclis müzakereleriyle ve olayların perdearkasıyla birlikte ele alıyor. 1997'de, Refahyol düşürülür düşürülmez Meclis'e getirilen ilk tasarı, sadece 29 ve 33'üncü maddelerin değiştirilmesini öngörüyordu. 29'uncu madde, televizyon sahiplerinin hisselerini belirleyen maddeydi. Yılmaz Hükûmeti'nin bütün gayretine rağmen, Yıldırım Aktürk gibi bazı Anaplıların direnişi ve hükûmete dışardan destek olan CHP'nin yan çizmesi sayesinde, TV sahiplerinin hisse oranlarını yükseltecek ve onların serbestçe kamu ihalesine girmesini sağlayacak düzenlemeler kabul edilmedi.
Bilâl Çetin, perde arkasındaki gelişmeleri de anlatıyor kitabında. Okurken, unuttuklarınızı yeniden hatırlıyorsunuz. RTÜK'e karşı çıkan Yıldırım Aktürk, yeni dönemde seçilemedi; Anap'tan dışlandı. RTÜK görüşmelerini çıkmaza sokan Anaplı Ertuğrul Yalçınbayır Anayasa Komisyonu Başkanlığı'ndan, MHP'li Sadık Yakut da Anayasa Komisyonu üyeliğinden alındı. Hem Yalçınbayır, hem de Yakut, daha sonra partileriyle ilişkilerini kesip, AK Parti'ye geçtiler.
Ödenen bedel
Bilâl Çetin, benim 23 Mayıs 2001 tarihli Meclis kürsüsünden yaptığım bir konuşmayı hatırlatıyor ve kısa sürede milletvekilliğimin sona erdirilmesiyle bu konuşmanın bedelini ödediğimi belirtiyor. Bilâl Çetin "Nazlı Ilıcak, RTÜK Kanunu'na muhalefet etmesinin bedelini çok gecikmeden ödedi. 6 Haziran 2001 tarihinde tasarı Meclis Genel Kurulu'ndan geçti. Anayasa Mahkemesi 22 Haziran'da Fazilet Partisi'ni 'laiklik karşıtı eylemlerin odağı' olmaktan dolayı kapattı. FP'nin odak olmasına gerekçe olarak Nazlı Ilıcak ve Bekir Sobacı'nın konuşması gösterildi" diye yazıyor kitabında. Aynı görüşü Economist dergisi de savunuyordu: "Ilıcak, Aydın Doğan'ın, sahibi olduğu medya kuruluşları aracılığıyla, hükûmetleri, kendisine ticari imtiyazlar sağlamaya zorladığını söyledi. Laiklik ilkesine düşmanlık yaptığı gerekçesiyle Nazlı Ilıcak'a siyaset yasağı geldi. Ilıcak aleyhindeki bu suçlama en geniş biçimde Aydın Doğan'ın gazetelerinde yer aldı."
MGK kontenjanı
Kod Adı RTÜK kitabında Bilâl Çetin bazı önemli noktalara parmak basıyor: Meselâ yeni yasaya göre, Radyo Televizyon Üst Kurulu'nda MGK'nın seçtiği bir üye de yer alıyor. Aslında, kanun tasarısının ilk halinde, durum farklıydı ve basın meslek örgütlerinin göstereceği 4 adaydan 2'si RTÜK üyesi oluyordu. MGK'nın talebi doğrultusunda değişiklik gerçekleştirildi ve basın meslek örgütlerinin kontenjanındaki iki üyelikten biri, MGK'ya kaydırıldı. Hiç değilse Kartel gazetecileri bu haksızlığa karşı çıkmalıydı.
RTÜK Yasası'nı engelleyen Ertuğrul Yalçınbayır'ı, Anap, Anayasa Komisyonu Başkanlığı'ndan uzaklaştırdı. 2000 Temmuz'unda Meclis tatile girmeden önce RTÜK Yasası çıkarılmak isteniyordu. 23 Haziran'da Anayasa Komisyonu toplandı. Muhalefet partileri, tasarının Alt Komisyon'a gönderilmesi teklifini yaptılar. Devlet Bakanı Anaplı Rüştü Kâzım Yücelen ile Anaplı ve DSPli üyeler bu teklifin oylanmamasını istediler. Oysa Anayasa Komisyonu Başkanı Ertuğrul Yalçınbayır teklifi hem oylattı, hem de o tarihte, kendisi de Anaplı olmasına rağmen, müspet oy verdi. MHP'den oylamaya sadece Sadık Yakut katıldı; o da teklifi destekledi. Böylece 8'e karşı 12 oyla, tasarı Alt Komisyon'a havale edildi. 30 Haziran'a kadar tasarının kanunlaşmasını bekleyen bazı medya patronları büyük hayal kırıklığına uğramıştı. Ama caymadılar, yılmadılar... Yaz tatili geçince gene kulis faaliyetlerine başladılar. 2001'de tasarı Anayasa Komisyonu'ndan geçti. Artık başkan, Yalçınbayır değildi. Mayıs 2001'de Meclis gündemine geldi. 3-4 hafta süren bir direnişe rağmen kanunlaştı. Cumhurbaşkanı veto etti. Artık cesaret edemezler; fazla ısrarlı davranamazlar diye düşünüyorduk. Meğer pişkinliği hesaba katmamışız. İşte son olarak aynı kanun, kılına dokunulmadan, liderlerin denetimi altında oylandı. Yılmaz, Bahçeli, Özkan ve Ecevit'in geceyarılarına kadar tuttuğu nöbet, gözden kaçmadı. Ecevit, son takatini de bu yasa uğruna harcadı.
Top Anayasa Mahkemesi'nde
1997'den bugüne 5 yıl geçti. 5 yıl içinde, biri Ekim 1997, diğeri Haziran 2000, Mayıs 2001, Mayıs 2002 olmak üzere 4 kere, sıkı bir mücadele yaşandı. Ekim 1997'de tasarı, Meclis Genel Kurulu'nda, Haziran 2000'de ise Anayasa Komisyonu'nda geri püskürtüldü. Mayıs 2001'de Genel Kurul'un, baskı altında kaldığı için kabul ettiği kanunu Cumhurbaşkanı veto etti. Şimdi de aynı tasarı Anayasa Mahkemesi'nin önünde. Mahkeme, vakit kaybetmeden, yürürlüğü durdurma istemini karara bağlamalı; aradaki boşluktan istifade etmek isteyenlerin hesaplarını boşa çıkartmalı. Meclis üzerinde olduğu gibi, bunlar, Anayasa Mahkemesi üzerinde de baskı kurmaya çalışacaklardır. Çünkü, kanun iptâl edildiği takdirde, herkes artık kendisine çeki düzen verecek. Suna Pelisterler kullanmak yok... Hile, hülle yok. Borsa'da işlem yapmak yok. Kamu ihalesine girmek yok. Anayasa Mahkemesi kararı, Türkiye'de çok sesliliğin yolunu açacak. Bakalım kazanan hukuk mu olacak? Ertuğrul Özkök RTÜK Yasası'na karşı çıkanları "dinci cemaat" ve "azgın azınlık" olarak nitelendiriyordu. Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanı'nın veto gerekçesini haklı görürse, acaba onları da düelloya davet edecek mi?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |