T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Amerikan rüyası

Ecevit'in Amerika gezisi öncekilerde olduğu gibi abartıldı, iç siyaset için malzeme olarak kullanıldı.

Öyle bir hava oluşturuldu ki Ecevit'in gezisinden sonra ekonomimizde güller açacak, sıkıntılarımız hafifleyecek, hatta Türkiye bölgesel ekonomik güç olarak ortaya çıkacaktı.

Beyaz Saray sözcüsü, Ecevit-Bush görüşmesinden önce aşırı beklentilere girildiğini, görüşmenin omurgasını terörle mücadelenin oluşturacağını ve kotaların kaldırılmasının uzun vadeli bir konu olduğunu çok net olarak açıklamasına rağmen, bilinen koro kamuoyunu yanıltma stratejisinden vazgeçmedi.

Beklentiler ve verilenler

Hükümet kanadının Amerika ziyaretinden en büyük beklentisi, Amerika'nın Türkiye'ye uyguladığı tekstil kotalarını kaldırması veya hafifletmesi idi.

Bunun yanında, Amerika'nın İMF kanalıyla Türkiye'ye sağladığı kredi miktarının artırılması beklentiler arasındaydı.

Görüşmelerde İMF kaynaklı kredilerin artırılmasına ilişkin olumlu bir gelişmenin olmadığı anlaşılıyor.

İMF desteği (kredisi), ülkelerin rahatlamasını sağlamaya yönelik değildir. İMF'nin böyle bir görevi de bulunmamaktadır. İMF, dış ödemelerinde problemle karşılaşan, dış borçları başta olmak üzere yurt dışı yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlanan ülkelere, sadece bu amaçla ve sadece dış ödemelerine yetecek miktarda finansman desteği sağlar.

İMF'nin Türkiye'ye dilimler halinde göndereceği krediyi de bu çerçevenin dışında düşünmemek gerekir. Verilecek kredi dış yükümlülüklerimizi yerine getirmemize, nefes almamıza yetecek kadardır. Maksimum sınır budur. Eğer, döviz girdilerinde tahminlerin üzerinde gelişme olursa, İMF kredisi tahminleri aşan kısım kadar azaltılır.

Bu nedenle, Türkiye'ye hareket serbestliği sağlayacak bir kredi İMF'den gelmez. Bu beklenti gerçekçi değildir. Nitekim ek kredi talebinin kabul edildiğine dair herhangi bir açıklama bulunmamaktadır.

Kotalar konusuna gelince. Bush bu konuyu, iki ülke arasındaki ticareti artırma yollarını araştıracaklarını söyleyerek geçiştirmiştir. Problemin komisyona havale edilmesi de kotaların kaldırılmasında, Dünya Ticaret Örgütü (WTO) anlaşmaları dışına çıkılmayacağının bir başka işareti olarak değerlendirilmelidir.

Türkiye kotaların kaldırılması talebini uzun süreden beri yüksek sesle dile getirmekte ve bu isteğini Amerikan yetkililerine aktarmaktaydı. Eğer Amerika kotaların kaldırılması konusunda istekli olsaydı, konu zirve öncesinde alt düzey görüşmelerde olgunlaştırılır ve zirve sırasında da açıklanırdı. ABD-Türkiye Ekonomik Ortaklık Komisyonu oluşturulması ve kota konusunun bu komisyona havale edilmesi, Amerika'nın zaman kazanma taktiği olarak da kabul edilebilir.

Türkiye'nin talebine olumsuz cevap vermiyor, yani kapıyı tamamen kapatmıyor, ancak, kotaların kaldırılmasına yönelik somut bir adım da atmıyor.

Bush-Ecevit görüşmesinde, ekonomik sonuçları da bulunan tek karar, Amerikan vatandaşlarının Türkiye'ye seyahat kısıtlamasının kaldırılmasıdır.

11 Eylül olaylarından sonra Amerika'nın böyle bir karar alması çok anlamlı bulunmamıştı. Öyle anlaşılıyor ki kısıtlama kararı koz elde etmek ve zirvede Türkiye'yi eli boş göndermemek amacıyla alınmıştı. Size takım elbise veremiyoruz, ancak, kravat verelim diyebilmek için.

Diğer taraftan, Amerikan vatandaşlarının Türkiye'ye yapacakları seyahatlerde kısıtlamanın kaldırılmasının, ekonomimiz üzerinde kısa dönemde olumlu bir etkisi görülmeyecektir. Orta vadede, turizm gelirleri üzerinde görülecek katkısı da yaramıza merhem olacak mahiyette değildir.

Aynı hikaye

Amerika'ya yapılan üst düzey ziyaretlerinde hava hep aynıdır. Ecevit'in bir önceki Amerika ziyareti öncesi ve sonrasındaki gazete manşetlerini bugünkülerle karşılaştırın, çarpıcı benzerlikler göreceksiniz.

Türkiye'nin Amerika açısından son derece önemli stratejik bir konuma sahip olduğu, sonunda değerinin anlaşıldığı, ziyarette beklentilerin gerçekleştiği haberleri, basının klasik masallarıdır.

Türkiye, geziden somut hiçbir şey elde edememiştir.

Geziden benim aklımda sadece, bir gazetecinin 'Türkiye'nin Irak konusundaki düşüncelerini Başkan Bush'a aktardınız mı' şeklindeki sorusuna Ecevit'in verdiği 'Hayır, bu konuda sadece Sayın Başkan'ı dinledik' şeklinde verdiği cevap kaldı.

Artık uykudan uyanalım, rüya da bitsin.


18 Ocak 2002
Cuma
 
NURETTİN CANİKLİ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED