|
|
|
|
Maçtan önceki istatistiklere baktığımda ortaya çok ilginç rakamlar çıktı. Örnek mi, istiyorsanız hemen vereyim. Yimpaş Yozgatspor'un deplasmanda, Gençlerbirliği'nin ise Ankara'da galibiyeti yoktu. Yimpaş Yozgat, 2. Lig dahil olmak üzere bugüne kadar oynadığı maçlarda Ankara takımlarına karşı galip gelememişti. Hem de içerde ve dışarda... Şimdi bu istatistiği bir kenara bırakıp dünkü maça gelelim. İlk yarıda bir Gençlerbirliği vardı ki, görülmeye değerdi. Zaten bu güzel oyun Gençlerbirliği'ne ilk 45 dakika içinde 2-0'lık galibiyeti getirdi. Sonra... İkinci yarıda bir Yimpaş Yozgat vardı ki, görülmeye değerdi. Gençlerbirliği'nin ilk yarıdaki rolü değişmişti. Hele hele bir ara 2-2'yi yakaladıktan sonra kaleci Patrik'i geçemeyen Yimpaş Yozgat forveti, galibiyeti eliyle itti. Futbol bu... Gençlerbirliği "maçı verdim" dediği bir anda golü gördü. Maçın bitmesine çok az bir zaman kala Gençlerbirliği'nin Ahmet Hassan ile attığı akıl dolu gol Başkent takımını geleceğe daha başka gözle bakmasına yol açtı. Sonuçta Gençlerbirliği çıkışını Yimpaş Yozgatspor galibiyetiyle ortaya koyarken, rakibi de ligin dibine yapışmanın verdiği sıkıntıyla baş başa kaldı. Yimpaş Yozgat için iyi sözler söylemek isterim. Ama skor buna engel. Sen istediğin kadar iyi futbol oyna, eğer 3 puanı alamıyorsan bunun sonucuna katlanacaksın. Gençlerbirliği ikinci yarıda futbol oynamamasına rağmen kazanmasını bildi. Lafı uzatmadan şöyle bitirmek isterim. Kazanan haklıdır.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |