T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

C U M A R T E S İ
En Romantik Zabıta

"Türkiye'de tek şair zabıta müdürü olmak nasıl bir duygu?"

Öncelikle ilgi ve alakanıza teşekkür ederim. Tek olmak hem güzel hemde değil. Artı iseniz zirvede olmak için çaba sarfedeceksiniz. Üretkenliğinizi devam ettireceksiniz. Sabahtan akşama kadar mesai saati içinde değişik meslek grupları ve kültür anlayışı farklı insanlara hizmet götürürken, beden yıpranıyor, siniler gerginleşiyor. Ama bu olumsuzluklara rağmen duygularınızı sıcak ve merhametinizi taze tutarak, bu insanların maddi ve manevi problemelerini şiir yoluyla topluma yansıtmak mutlulukların en güzellerinden bir tanesidir.

"Zabıtalıkla şairliği nasıl uyuşturup buluşturdunuz? Zabıtalar genellikle sert ve acımasız olur. Oysa şairler ise yumuşak ve merhametli..."

Zabıtalıkla şairliği ben uyuşturup buluşturmadım. Zabıta teşkilatı kurulurken uyuşup buluşmuş. Şöyle ki; zabıta teşkilatının kurucusu ünlü ruh doktoru 1956 senesinin İstanbul valisi ve Belediye Başkanı olan Ord. prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay zabıta teşkilatını kurduğunda topluma şöyle tanıtmış; "Öyle bir teşkilat kurdum ki, kadife eldiven içerisinde demir bir yumruk. Bu şu anlama geliyor. Merhametle, kuvvetin bileşkesi. Zalimin ensesinde mazlamun yanında." Yani zabıta teşkilatı kurulurken şair ruhu verilmiş.

"Şairliğiniz görevinizi veya göreviniz şairliğinizi nasıl etkiliyor?"

Şairliğimle, görevim adeta bir tahteravalli gibi oldu. Bir yandan şairliğim ön plana çıktı, diğer taraftan görevim. İsmail Altınışık bu ikisi arasında gitti ve geldi. Ama şunu hiçbir zaman eksik etmedim. İnsanı, insan yapan değerleri korudum ve korumaya çalıştım. Ödüllendirildim, bazıları gibi şımarmadım. Cezalandırıldım, ama yinede mücadeleyi elden bırakmadım. Aslında ben zabıta olmadanda şiir yazıyordum. Ancak zabıtada kökö saldım. Dal budak verdim. Tabiri caiz ise Mevlana'nın dediği gibi "Hak'tan alıp, halka dağıttım." Benda zabıtalık yaparken halkın içinden aldığım taze, yalansız, ambargosuz gerçek olay ve duyguları şiirleştirerek geniş halk kitlerine ulaştırdım.

"Yazdıklarım çok derin olmayabilir, böyle bir iddiam yok. Fakat ben şiiri kitap sayfalarına hapis olmaktan kurtarıp onları gerçek hayatın içine çektim. Onları kapalı mekanlardan yeşil sahaya çıkardım" diyorsunuz. Bunu biraz açabilir misiniz?

Sağlığında şair Tevfik Fikret, Orhan Veli Kanık'ı tenkit etmiş'Şiirde resmin ne işi var diye!.. Ama Tevfik Fikret resmi denemekten kendini alamamış. Bende diyorum ki; sanatta yeni, sanatı okucuya sunmakta da yeni, alışılmışın dışına çıkmayı başardım ve desenli şiir sergilerimle, şiir severlerin ayağına götürerek bir nevi bir ilki gerçekleştirdim. Benim bildiğim, bugüne kadar şiir denildiği zaman şiir defterleri, kitap sayfaları, dergi sayfaları ve gazete sütunlarında şiir sever şiiriyle buluşurdu. Şimdi ise kasetler ve CD, kliplerle ulşmaya çalışıyorlar. Ama, şiir sever dostlar bunları icra edenlere karşı sevinç ve üzüntülerini bire bir değerlendirme imkanı bulamıyorlar. İşte desenli şiir sergisinin güzelliği ve zorluğu burada kendini gösteriyor. Bence üç sanat dalıyla birlikte okuyucunun karşısına çıkmaya yürek ister.

"Güzel yazmanın bir yoluda çok okumaktır derler. Kimleri okuyorsunuz? Etkisinde kaldığınız şair veya şiir var mı?"

Elbette güzel yazmanın yolu çok okumaktan geçer. Şu an elimde İnkilap Yayınevinin hazırlayıp bastığı Dünya Şairler Antilojisi diye üç ciltlik bir kitap var. Aşağı yukarı her ülkeden değişik şiirler okuyorum. Etkisinde kaldığım şairlere gelince, H. Mevlana, Yunus Emre, Karacaoğlan, Baki, Fuzuli, Nef'i, Yahya Kemal Beyatlı, Mehmet Akif Ersoy, Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç, Yavuz Bülent Bakiler, Ayhan İnal, Bekir Sıtkı Erdoğan ve daha ismini sayamadığım birçok şair üstadım var.

"Yayınevleri şiire pek iltifat etmiyor diye yakınılır. Sizce şiir sergilerinin farkı nedir? Halk bu sergilere neden ilgi duyuyor?"

Aslında yayınevlerinin şiire iltifat edip etmediği benim için pek önem taşımıyor. Çünkü 10. kitabımı bastırdım ve dağıtıyorum. Her zaman kendim bastırdım, dağıttım. Birkaç yayıneviyle görüştüm, gözleri göklerde yıldızlar sayıyor. Adeta sen onların gözünda karınca gibisin. Üzüldüm, çünkü edebiyatta bir inanç vardır. 'Bülbül sesi için sevilir, eti için değil' derler. Ne yazık ki bülbülcülerde, bülbülün etine bakıyor. Başka ne diyeyim. Şiir sergilerinin farkı , şiir severlerle bire birsin. Sevgilerine, heyacalarını ve üzüntülerini paylaşıyoryar. Şair ile şiir severi buluşturuyor.

İSMAİL ALTINIŞIK KİMDİR?

1950 yılında Konya'nın Ilgın kazasında Mahmuthisar köyünde doğan İsmail Altınışık, İlkokulu köyünde okudu. Daha sonra Konuklar Makinist okuluna devam eden Altınışık, orta okulu ve liseyi İstanbul'da okudu. 1986 yılında Zeytinburnu Belediyesi'nde Zabıta Komiserliği görevine başladı. 1993'te Bahçelievler Belediyesi Zabıta Müdür oldu. 1997 senesinde İstanbul Belediyesi Zabıta Müdür Yardımcılığı görevine başladı. 1997 Temmuz'unda Boğaziçi İmar Müdür Yardımcılığı görevine geçen Altınışık, halen bu görevini sürdürüyor.

Zabıta Müdürü İsmail Altınışık'ın "Kolay Değil" isimli şiir kitabından seyyar satıcıların hikayesini anlatan bir şiir:

İşte güneş doguyor, tepelerin ardından
Merhaba dostlarım, ne beklersin zamandan
Caddelerde dolaşıp, seyyar satıcılardan
Usanmadı gönlümüz, arkasında koşmaktan

Alıyoruz bir emir seyyar yok olsun diye
Duruyoruz orada, ne söylesek dertliye
Cevap bizi bekliyor, sizde vicdan yok diye
Ağlayıp ve yalvarır, acıyan şu halimize

Ağabey, evdeki çocuklarım boynu bükük bekliyor
Ber anlama kardeşim, görev bunu istiyor
Bu caddeler meydanlar, zannetme ki malınız.
Tüm insanlar geçecek, boş bırakmalısınız

Ağlamayınız boşuna, vicdan merhamet diye
Bizler görev yapıyoruz, buralar olmaz hediye
Kimseler geçemiyor, seyyar işgal ediyor
Buradan geçen insanlar, bizden görev bekliyor


SAYI 16
 
NİDA ERYILMAZ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED