|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Çaresiz Çaresiz; dürbünün tersinden bakanlara verilmiş bir cevaptır" Ermeni sorunu uluslararası platformlarda hep tek taraflı olarak ele alındı ve Türk tarafının görüşü yok sayıldı. İsmail Güneş; bu eksiği kapatmak için Ermeni meselesine çok farklı bir pencereden bakan uluslararası ölçekli bir sinema filmiyle katkıda bulunmayı amaçlıyor. Çaresiz adlı film projesi, Ermeni meselesinde "Tarihe dürbünün ters tarafından bakılıyor ve insan unsuru siyasete kurban ediliyor." demeyi amaçlıyor. Projenin ilginç yanı, Türkleri katleden Ermenilerin de siyasi ve diplomatik oyunlarla çaresiz bırakıldıklarını vurgulaması. Uluslararası platformlarda Türkiye'nin sürekli olarak başını ağrıtan Ermeni meselesi, bugüne kadar hep yabancı sinemacılar tarafından ele alındı ve tarihi olaylar sinema seyircilerine Ermeni tezini ana eksen alan filmlerle anlatıldı. Yönetmen İsmail Güneş, Türk sinemacılarına bu konuda büyük görev düştüğü düşüncesiyle, yıllardır tasarladığı film projesi için hazırlıklara girişti. Çaresiz adlı film projesi, dünya kamuoyuna Ermeni Soykırımı olarak lanse edilen tarihsel olayların, gerçekte insan unsurundan soyutlanıp, çarpıtılmış olarak yansıtıldığını anlatmayı amaçlıyor. Güneş'e göre; tarihçiler dahil hemen herkes geçmiş olaylara dürbünün tersinden bakıyor ve olayların içindeki gerçek insani trajediyi gözlerden gizliyor. Yönetmen İsmail Güneş, projesini sunarken, Türkiye'nin kendi tezini anlatmada sanatın sihirli gücünden yararlanamadığını belirterek, "Çaresiz; bu eksikliği aşma bilincinin somut bir örneği olacaktır." diyor. Onlar anlattı biz dinledik Ermeni meselesinde bugüne kadar etkin olan tarafın "karşı taraf" olduğunu vurgulayan İsmail Güneş şunları söylüyor: "Şimdiye dek hep onlar anlattı, bizler dinledik. Ara sıra diplomatik çıkışlarla itiraz ettiğimiz olmuştur, fakat ne yazık ki bunlar işe yaramamış, dünya kamuoyunu etkileyememiştir. Oysa bu noktada sanatın sihirli gücünden yararlanılabilirdi. Türk sinema seyircisi ne yazık ki kendi tarihini, hep yabancı sinemacılardan çarpıtılmış olarak izlemiştir. Sinemasal Türk Tarihi yoktur. Dolayısıyla uluslararası platformlarda hep bir tarafımız eksik kaldı ve sesimiz cılız çıktı. Bu durum benim içimde yanan bir kor oldu yıllarca. Sonunda kararımı verdim, bir Türk sinemacısı olarak kendi görevimi yapmak için 'Çaresiz' projesini hazırladım.." Hamasetten uzak trajik bir insan öyküsü İsmail Güneş; Çaresiz filminin alışagelmiş hamasi söylemden tamamen uzak, önyargılardan arınmış, trajik bir insan öyküsü olduğunu belirtiyor ve şöyle diyor: "Temel amacım; sözkonusu tarihi olaylar etrafında estirilen tartışma fırtınalarına yeni ve değişik yönlerden hız vermek, yangına körükle gitmek yahut ateşin üstüne benzin sıkmak değil.. Ben, politik, ideolojik yahut farklı çıkar beklentileriyle ekseninden saptırılan tartışmaların taraflarına, unutulan insan gerçeği'ni ve bu unutulmuş insanın çaresizliğini film diliyle göstermek istiyorum. Bunun için, tarihin o dönemine giderek, o dönemi yaşayan insanların hayatlarından kesitler vermek, onların duygularını, düşüncelerini, acı ve ümitlerini dürüstçe yansıtmak yeterli olacak, izleyici herhangi bir yönlendirme duygusu yaşamadan kendi içinde doğru hükmü verebilecektir..Bu özelliğiyle Çaresiz; şimdiye dek tarihsel olaylara dürbünün tersinden bakanlara film diliyle verilmiş bir cevaptır" Erzincan 1916 Çaresiz projesine konu olan olaylar 1916 yılında Erzincan'da geçiyor. Türk köylerini kasıp kavuran Ermeni Komitaları ile ilgili bilgi toplamak amacıyla onların arasına sızan bir grup Türk subayı, bütün olaylara komitacıların içinden ve onların gözleriyle şahitlik eder. Bu istihbarat subaylarının ortak özelliği Ermenice'yi ana dilleri gibi konuşabilmeleridir. Çaresiz'de; Türk karakterler kadar, Ermeni karakterler de ön plandadır ve objektif biçimde onların insani duygularına da titizlikle yer veriliyor. Gelişen olaylar karşısında "doğru karakterde olan" Ermenilerin de çaresiz kaldıkları vurgulanıyor. Burada İsmail Güneş'in altını çizmek istediği noktalar var. "Filmin konusu, Ermeni tezlerine karşıt olarak Ermenilerin de Türkleri katlettiği gibi basit bir temele dayanmıyor. Bu basitliğe asla prim vermeyeceğiz. Ana konu; tahrik edilen dost yüreklerin nasıl azgınlaştırıldığı, yoldan çıkarıldığı ve kendi duyguları karşısında bile çaresiz bırakıldığıdır." İSMAİL GÜNEŞ KİMDİR? 1961'de Samsun'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı. Sanata olan tutkusu yüzünden bir müddet Tatbiki Güzel Sanatlar Akademisi'ne devam etti. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesine geçti. Üniversite hayatı sırasında Natuk Baytan'ın yanında reji asistanlığına başladı. 1976 yılında atıldığı sinema serüveni 1977 yılında çektiği ilk kısa metraj filmi olan "Karanlık bir dönemdi" adlı çalışmasıyla ilk meyvesini verdi. Film, 1982 yılında İFSAK tarafından "en iyi film" ödülüne layık görüldü. 1982-86 yılları arasında gazetecilik yaptı. 1986'da ilk uzun metraj filmi olan "gün doğmadan" ile sinemaya dönüş yaptı. BELGESEL Tarihin Görgü Tanıkları(Ahlat Mezar Taşları) 1990 Kültür Bakanlığı. KISA METRAJ Karanlık Bir Dönemdi/1977 SİNEMA FİLMLERİ
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |