AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

P O L İ T İ K A
Muhafazakar demokrat olmanın '12 altın kural'ı

Yerel seçimler öncesinde AK Parti, teşkilatlarını iyi eğitmek ve halka kendilerini doğru anlatabilmeleri için, 'muhafazakar demokrat'lığın 12 kuralını anlatan bir yazı gönderdi

AK Parti Genel Merkezi, 28 Mart 2004 tarihinde yapılacak olan yerel seçimlere hazırlık çerçevesinde, teşkilatlarına gönderdiği bir yazıda "muhafazakar demokrat" olmanın 12 altın kuralını anlattı. Muhafazakarlığın ne olduğunun anlatıldığı metinde, bu siyasi duruşun tutuculuk ve değişime kapalı olmadığı belirtildi. Muhafazakarlıkta esasın, siyasi otoritenin hukuki ve siyasi meşruiyet temeline oturması olduğu ifade edilirken, toplumdaki farklılıkların ve çeşitliliğin siyasal alana taşınmasının önemi de belirtildi.

Devletin sınırının hukuk olduğu ve dogmatik düşüncelerin kıskacından kurtarmak gerekliliği de ifade edildi. Bireysel özgürlüğün mutlak olmadığı ve sınırının başkasının özgürlüğü ile sınırlı olduğu da kaydedildi. Muhafazakarlık metninde, radikalizmin yerine ılımlı siyaset yapılması gerekliliği vurgulandı.

Kürtaj ve cinsiyet değiştirme

Metinde muhafazakarlık konusunda sosyal hayatla ilgili düzenlemeler de dikkat çekti. Metinde "Muhafazakarlık, ailenin korunması kaygısı ve toplumun dini hassasiyetlerini dikkate alarak devletin kürtaj ve cinsiyet değiştirme ameliyatlarını desteklemesine karşıdır. Bu konudaki bireysel tercihlere karışmamakla beraber destek de verilmemektedir. Siyasette devrime sıcak bakılmadığı gibi bireysel yaşamda da geri dönüşü olmayan radikal değişimlere sıcak bakılmaz" denildi. Muhafazakarlığın toplum mühendisliğini reddettiği belirtilen çalışmada, bazı değerlerin korunmasıyla birlikte serbest piyasa ekonomisinin esas alındığı kaydedildi.

Hedef en az yüzde 35

Seçim öncesi teşkilata gönderilen çalışmada, AK Parti'nin 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde aldığı yüzde 35 oy oranından daha düşük oy alınmaması gerekliliği de vurgulandı. Alınacak yüksek oy ile, reform sürecinde bürokratik ve siyasi direnç noktalarının kırılması gerektiği belirtildi.

Çalışmada, "Seçimden alınacak düşük oy ve aksi sonuç, Türkiye'nin önünü tıkayanlara, istikrarsızlıktan beslenenlere yeni fırsatlar oluşturur. Zaten yavaş ilerleyen ülkemizin ayağına bir pranga daha vurulur ve hareket kabiliyeti iyice yavaşlatılır. İktidarın güvenilirliliği ve meşruiyeti tartışıldığında hiç kimse yerinde huzurlu oturamaz. Seçim sürecinde adaylık için yapılacak kısır çekişmelerin halk üzerinde güven sarsıcı bir etki meydana getireceği unutulmamalıdır" denildi.

  • ERHAN SEVEN / ANKARA

    Siyasi yozlaşmaya dikkat

    Çalışmada, siyasi yozlaşmanın da hem iktidar, hem de genel anlamda siyasetçinin sonunu hazırladığı vurgulandı. Partililere, siyasi yozlaşmanın türleri rüşvet, irtikap, zimmet ve ihtilas, patronaj ve hizmetsiz memuriyet, seçim bölgelerine özel tahsis ve projeler ile bütçe yağmalaması, oy ticareti ve vekil pazarlarının kurulması, partilere ve milletvekillerine özel yardım ve destekler, kamu sırlarını sızdırma ve vurgunculuk, aşırı parti disiplini ve lider sultası ile iktidarın kişiselleşmesi olarak sıralandı.



  • 19 Aralık 2003
    Cuma
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED