AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

D İ Z İ
Aşk ve inanç Yassıada'yı
gül bahçesine çevirmişti

1950-1960 yılları arasında kurulan Adnan Menderes Hükümetleri'nde Milli Eğitim, Bayındırlık, Ulaştırma Bakanlığı, Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı yapan Tevfik İleri'nin Yassıada'da tutuklu iken yazdığı günlükleri kızı Cahide Aksoy tarafından yayıma hazırlandı. Ötüken Yayınevi tarafından geçtiğimiz günlerde neşredilen "Tevfik İleri-Yassıada ve Kayseri Günlükleri"nde döneme ışık tutan çok önemli bilgiler yer alıyor. Rize Hemşin'li olan Tevfik İleri 1912'de doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi'nin İnşaat Bölümü'nden mezun olan İleri, 1950'deki seçimlerde DP'den milletvekili seçildi. 27 Mayıs 1960'daki askeri darbe olduğunda Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı'ydı. İleri, Yassıada Mahkemeleri'nde idama mahkum edildi. Cezası Milli Birlik Komitesi tarafından müebbet hapse çevrildi. Kısa bir süre İmralı'da kalan İleri, Kayseri Hapishanesi'ne nakledildi. Cezaevinde hastalandı. Önce Kayseri Devlet Hastanesi'ne, oradan Ankara Devlet Hastanesi'ne götürüldü. 31 Aralık 1961'de 49 yaşında Ankara Devlet Hastanesi'nde yaşama veda eden İleri, üniversite yıllarında MTBB'nin liderlerindendi.

Merhum Tevfik İleri'nin Yassıada'da tuttuğu günlükler hem yargılamaların seyri hakkında önemli bilgiler veriyor hem çok zor şartlar altında hapis yaşamını sürdüren yazarının ruh dünyasına mercek tutuyor. Günlüklerde kimi ünlü isimlerin askeri idareye yaranmak için hukuk dışı yargılamalara alkış tuttukları ibret verici örneklerle gözler önüne seriliyor. Merhum İleri'nin günlüklerinde dikkat çeken en önemli hususlardan biri de eşine duyduğu büyük sevgidir. Aşk ve inancın ada hapishanesini nasıl gül bahçesine çevirdiği görülüyor.

Günlükler İleri ailesinin inanılmaz yaşam mücadelesini de yeni kuşaklara aktarıyor. Tevfik İleri'nin vefatının 42. yılında eşi Vasfiye İleri, kızları Cahide Aksoy ve Ayşe İleri ile 27 Mayıs, Yassıada, İmralı, Kayseri Hapishanesi, Kayseri ve Ankara devlet hastaneleri günlerini konuştuk. Söyleşide doğal olarak günlüklere ve mektuplara yansıyan büyük aşkı da konuştuk.

Tevfik İleri'nin Cahide, Ayşe ve Cahit isminde üç çocuğu var. Cahide İleri yüksek inşaat mühendisi Ayhan Aksoy ile evli. Bu evlilikten Tevfik adında bir çocukları dünyaya geldi. TED Koleji ve DTCF İngiliz Dili Bölümü'nden mezun olan Cahide İleri ODTÜ İngilizce Hazırlık Okulu'nda öğretim görevlisi olarak çalıştıktan sonra 1986'da emekli oldu. Tevfik İleri'nin ikinci kızı Ayşe İleri de ablası gibi TED Koleji ve DTCF İngiliz Dili Bölümü mezunu. Ayşe İleri de ODTÜ'de öğretim görevlisi olarak çalıştıktan sonra 1997'de emekli oldu.

Merhum İleri'nin günlüklerinin yayımı vesilesiyle eşi Vasfiye Hanım, kızları Cahide ve Ayşe hanımlarla "Yassıada günleri"ni konuştuk. Günlüğünden, Yassıada'daki son duruşmayı anlatıyor: "Ve bu iş böylece bitti. Zaten ayaktaydık. Vakarla salondan çıktık. Vicdanen rahat, suçsuzluktan emin, masum ve muktedir insanların rahat nazarlarıyla bakıyorum. Boyum sanki daha uzamış, başım her zamankinden dikti."

'Babamız akşama döner' dedik. Gidiş o gidiş. 'Kardeş kavgasını önleyeceğiz' dediler. CHP'lileri serbest bırakıp Demokrat Partilileri Yassıada'ya doldurdular.

Cahide Hanım 27 Mayıs sabahı neler oldu?

26 Mayıs gecesi normal bir gece gibi yatıp uyuduk. Babam, her sabah bizi erkenden uyandırırdı. 27 Mayıs sabahı da bizi uyandırdı. "Kalkın giyinin, bir şeyler oldu galiba", dedi. Önce ne olduğunu anlamadık. Evimiz Sıhhıye'de idi. Sıhhıye Meydanı'nı görüyorduk. Dışardan top sesleri geliyordu. Babam pencereden baktı. Mırıldandı. "Arap memleketlerinde olan bir şey bizde de oldu" dedi. Sonra kapıya bir cip geldi. Babamı aldılar. El sallayıp gönderdik. Ben 19, kızkardeşim Ayşe 17, erkek kardeşim Cahit 15 yaşındaydı. Hemen radyoyu açtık. MBK üyesi Albay Türkeş'in sesini duyduk. Kardeş kavgasını önlemek için yaptık falan dedi. CHP'liler dahil bütün mebusların alındığını duyduk. Bu nedenle endişelenmedik. Babamız akşama gelir diye düşündük. O gün CHP'li mebusları serbest bıraktılar. Babamın gidişi o gidiş. Bir daha da özgürlüğüne kavuşamadı maalesef. "Dayımı sorgusuz sualsiz babamın kayınbiraderi olduğu için Yassıada'ya götürdüler. Dayım altı ay boş yere hapis yattı."

Ertesi gün neler oldu?

28 Mayıs sabahı kapımıza asker koydular. Gelen yok, giden yok. Çimento Sanayii Genel Müdür Yardımcısı Cavit Borçbakan tanıdığımızdı. Bize erzak getirdi. Sonra akrabalar geldi. Dediğim gibi aklımıza kötü hiçbir şey gelmedi. Babam da çok sakin gitti. Annem de çok sakin ve metindi. Babam belki de bizim üzülmemizi istemedi. Sonra bir not geldi. Yanlış hatırlıyor olabilirim ama, sanki bu notu, babamın yakın arkadaşı ve hemşehrisi DP'li milletvekillerinden İzzet Akçal'ın oğlu getirdi. Bu şekilde babamların Harbiye'ye götürüldüğünü öğrendik. Babamdan ilk mektubu 31 Mayıs'ta aldık. Tek başıma Harbiye'ye gittim, irtibat bürosu kurulmuş. Müracaat ettim, görüştürmediler. Ama her gün not alıp not gönderiyoruz. 17 Haziran gecesi Yassıada'ya gönderildiklerini öğrendik. Bu zamana kadar babamı göremedik. Düşünün Öcalan'a bile öyle davranılmadı. Enteresan olaylar da oldu. Hakim olan dayım Kadir Danışoğlu'nu babamın kayınbiraderi diye sorgusuz sualsiz alıp götürdüler Yassıada'ya. Altı ay yattı adamcağız. Hakim soruyor, "Seni niye getirdiler?", o da hakime, "Ben size soruyorum, neden buradayım" diyor.

Berin Menderes ümitsizdi...

Berin Hanım'la görüştünüz mü bu sıralarda?

Annem Berin Hanım'ı çeşitli toplantılardan tanıyor. Ama öyle çok yakınlığımız yok. Ben de kendisini 27 Mayıs'tan sonra tanıdım. Gittim Berin Hanım'la görüştüm. Çok efendi, çok kıymetli, değerli bir hanımefendiydi. Kendisi bizim kadar ümitli değildi. Kendi ailesinde de daha önce böyle hadiseler yaşandığı için olayın vahametini anlıyordu. Çok ümitsiz görünüyordu. Oysa babam bile ümitli, rahat ve sakindi.

Babanız Yassıada'yı nasıl anlatırdı?

Babam sanki hapishanede değil cennnetteymiş gibi yazıyordu. Biz de pekçok zorluklarla yüzyüze geldiğimiz halde hiçbir şey olmamış, gibi yazıyorduk. En az babam kadar Adnan Menderes ve Celal Bayar'ı da merak ediyorduk. Ailece Adnan Bey'e karşı büyük bir sevgimiz vardı. Mektuplarımızda, anlaşılmasın diye Adnan Bey için "Abi", Bayar için "Amca" kod isimlerini kullanıyorduk. İşte, 'Abi nasıl, Amca iyi mi?' gibi... Babama moral veriyoruz. O da bize. Bazen mektuplarımız yüzünden babamın ikaz edildiğini öğrendik. "Baba seninle iftihar ediyoruz, seni tanıyan herkes sana dua ediyor" gibi ibareler nedeniyle kumandan çağırıp ikaz etmiş, "Kullandıkları ibarelere dikkat etsinler" demiş. Babam da annem de çok inançlı insanlardı. Herşeyin Allah'tan geldiğine inanırlardı. Vicdanı çok rahattı, kendine ve yaptığı işlere büyük güveni vardı. Mektuplarında da öyle edebi tasvirler kullanırdı ki sanki şiir gibi. Diğer adaları, gökyüzünü, kuşları, yıldızları öyle güzel anlatırdı ki... Adnan Bey'in idamından sonraki günlerde yazdığı mektuplarda endişelendiğini hissettik. Müebbet hapse mahkum olmuştu. Bizi de buna alıştırmaya çalıştığını anlıyorduk.

Mektuplarla bayram ediyorduk

Babanızla irtibatınız nasıl devam etti?

İrtibatımız hep mektuplarla oldu. Babamla 8 ay hiç yüzyüze görüşemedik. Mektuplar sansürden geçiyordu. Her mektup elli kelimeyi aşmayacak. Aileden de sadece bir kişi duruşmalara katılabilecek. Ben 18 yaşını bitirdiğim için aileyi temsilen duruşmalara girebiliyordum. Her gün mektup yazıyoruz, her gün mektup gönderiyoruz. Mektup geldiği gün evde bayram havası. Hepimiz toplaşıp okuyoruz, tekrar tekrar okuyoruz. Babamıza olan duygularımızı elli kelimeyle anlatmak zorundayız. Öte yandan da babamıza zarar verecek ifadelerden kaçınmak durumundayız. Yassıada bizim için bu dünyanın dışında bir yer olarak göründü hep. Mektuplar, sanki aydan geliyorlar. Babamla görüşen avukatlar evimize geldiğinde babamı görmüş gibi seviniyoruz.

Mektuplar sansüre uğradığı için Menderes'e 'Abi', Bayar'a 'Amca' diyorduk. Aksi takdirde mektuplar verilmiyordu.

YARIN: 'BABAMIN GIDASI MEKTUPLARDI'





 
Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Abdullah Muradoğlu
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED