|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Aradan daha bir hafta geçmeden terörün ikinci dalgası İstanbul'u vurdu. Hükümet sinagoglara yapılan saldırının hemen ardından, terörün vereceği mesajları kabul etmeyeceğini ve ayaklar altına aldığını ilan etmişti. Hükümetin terör karşısındaki tavrı tüm çevrelerce takdir toplamıştı. Terörün bu ikinci dalgası sanki hükümete verilmiş sert bir mesaj gibiydi. Madem mesajımı almıyorsun al sana cevap der gibiydi.. Terörün bu ikinci dalgasına bakıldığında İngilizler hedef seçilerek Türkiye vurulmuştu. Türkiye Ortadoğu'daki gelişmeler karşısında önce tezkerenin reddiyle sonra da müttefiklerin yan çizmesiyle bölgeye giremedi ve şimdilik masada görünmüyor. Her ne kadar resmi olarak müttefikliğimiz devam ediyorsa da fiilen başına çuval geçirilen ve ordusu bölgede istenmeyen bir ülke konumundayız. Buna bir de Türkiye'nin komşularıyla ilişkilerini geliştirdiğini ilave edersek, Türkiye'nin kısmen bağımsız bir politika izlemeye ve müttefiklerin siyasetine pek de uyum göstermeyen bir çizgiye girmekte olduğunu görürüz. Türkiye hem Irak'ta reddedilecek, hem sınır komşularıyla ilişkilerini geliştirecek hem de bu ilişkilerin olumlu sonuçları ortaya çıkacak ve İslam dünyası bu gelişen ilişkilere sıcak bakacak, işte bu gelişmeler birilerini rahatsız etmeye yeterli bir sebep teşkil etmektedir. Türkiye'nin yeniden İsrail, İngiltere ve ABD siyasetine paralel bir çizgiye girmesi lazım. Olayın arkasında kim var orası önemli ama olayın sonucuna baktığımızda, birinci olayın hemen ardından İsrail koşa koşa İstanbul'a geliyor, hatta İsrail dışişleri bakanı bir emri vaki ile İstanbul'a damlıyor ve Abdullah Gül ile birlikte bir açıklama yaparak Türkiye ile birlikte olduğunu ilan etmeye çalışıyor. Görüntü, görüntü şu: Kuzey Irak'ta yoğun faaliyet içinde olan ve Türk askerini istemeyen ve buna muvaffak olan İsrail, İstanbul'da Türkiye ile birliktelik görüntüsü veriyor! Her ne kadar Abdullah Gül gayet nazik ve ince bir üslupla kelimeleri seçerek konuşup meslektaşını kibarca düzeltse de görüntü İsrail Türkiye ile birlikte görüntüsüdür! Şimdi ikinci terör dalgasına bakıyoruz burada da İngiltere aynı görüntüyü veriyor. İngiltere Irak işgalinin ikinci büyük gücü. Türkiye'ye karşı dolaylı da olsa tavır koymuş bir ülke ve en önemlisi işgal gücünün en büyük ortaklarından. İkinci dalga da İngilizler üzerinden Türkiye'yi vurdu! İngiliz bakan ülkemizde ve görüntüde biz İngiltere ile birlikteyiz! Şimdi terörün bu ikinci dalgasını gördükten ve kamuoyunu yönlendiren yorumcuların sözlerini duyduktan sonra sıranın ABD'ye geldiğini düşünmeye başladım. Öyle ya herkes olayı el-Kaide isimli meçhul örgüte yıkıyor ve gerekçe olarak ABD ile birlikte olanlara karşı bir eylem olarak yorumluyor. Öyleyse sıra ABD'de olabilir. Müttefiklerine saldırılır da kendisine saldırılmaz mı? Yani birileri bizim öyle düşünmemizi istiyor. Olayın sonuçlarına baktığımızda arkasında herhangi bir İslami cemaatin bulunacağına imkan ve ihtimal veremiyorum. Olayların bu seyrini gördükçe "Gideonun Çocukları" isimli kitapta yazılanları hatırlıyorum! Türk hükümetinin birinci olayda olduğu gibi kararlı ve doğru bildiği politikalarda ısrarcı olması teröre verilecek en etkili cevaptır. Tabii istihbarat örgütlerimizin olaylara engel olamaması tartışılmaya devam edecektir!
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |