AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

H A Y A T
Endoskopi ile
kolay teşhis

Günümüzde endoskopi ile; gastrit, ülser, kolit, yemek borusu, mide ve kalın bağırsak kanseri gibi hastalıkların teşhisi kolaylıkla yapılabilmektedir. Dünyada ilk kez 1960 yılında kullanılan, ülkemizde de son yıllarda giderek yaygınlaşan endoskopi sayesinde tedavide artık geç kalınmamaktadır.

  • Uzm. Dr. Ahmet Faruk AĞAN
    İstanbul Medipol Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı

    Sindirim, yemeğin ağza alınmasından hatta yemek yemenin düşünülmesiyle başlayan çok karışık mekanizmaların devreye girmesi ile gerçekleşen, fakat insanın hiçbir rahatsızlık duymadan tuvalete gitmesi ile sonlanan mükemmel bir olaydır. Ancak mükemmel sistemin herhangi aşamadaki bir problem hastada çeşitli yakınmalara yol açmaya başlar. Bu noktada teşhise giden yolda yapılması gerekenlerin listesi ise gittikçe uzar. Ancak son yıllarda ülkemizde giderek yaygınlaşan endoskopi ile teşhisler artık daha kolay koyulabilmekte, bu sayede tedavi zamanında planlanabilmektedir. Endoskopi sistemi ile ilgili bilmek istediklerinizi İstanbul Medipol Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Ahmet Faruk Ağan'a sorduk.

    Sindirim sistemi nedir?

    Sindirim sistemi; yemek borusu, mide, oniki parmak barsağı, ince barsak ve kalın barsaktan oluşan bitişik, bütün bir sistemdir. Sindirim sistemi safra kesesi, karaciğer ve pankreas salgıları ile sindirim olayına katkıda bulunur.

    Sindirim sistemi hastalıkları

    Gastrit, ülser, kolit sindirim sisteminin başlıca hastalıklarıdır. Yemek borusu, mide ve barsak kanserleri ile uzun süreli ishallerle giden spesifik barsak hastalıklarına da oldukça sık rastlanmaktadır.

    Teşhisi kolay mıdır?

    Sindirim sistemi ile ilgili çeşitli şikayetleri bulunan hastaların muayenesi ile kesin teşhise ulaşmak kolay değildir. Yakınmalar birçok hastalık için ortaktır. Örneğin gastrit, ülser, kolit ya da safra kesesi taşında göbek üstü ve çevresinde ağrı hissedilir. Ağrının yerine ve özelliğine bakarak kesin ayrım yapmak mümkün değildir.

    Kesin teşhis: ENDOSKOPİ

    Bugün gastrit, ülser, kolit, yemek borusu, mide ve kalın barsak kanseri gibi hastalıklar endoskopi işlemi ile teşhis edilebilmektedir. Endoskopi, kıvrılabilen (fleksibl) özellikte optik sistem içeren cihazlar ile ağızdan veya makattan sindirim sistemine girilerek yapılan inceleme yöntemidir. 1960 yılında dünyada ilk defa kullanılmış, son yıllarda ülkemizde de yaygın şekilde kullanılır hale gelmiştir. Mide ya da barsak filmi artık nadiren ve özel durumlarda kullanılmaktadır. Endoskopinin teşhis gücü baryumlu filmlerden çok daha yüksektir.

    Endoskopinin iki kolu: Gastroskopi ve Kolonoskopi

    Endoskopi işlemi inceleme alanına göre isimlendirilir. Yemek borusu, mide ve oniki parmağın incelenmesine gastroskopi, kalın barsağın makattan girilerek incelenmesine de kolonoskopi adı verilir. Her iki işlemde de görüntü ekrana yansıtılarak odadakiler tarafından seyredilebilir (videoendoskop). Gastroskopi işlemi hastada öğürmeye, kolonoskopi işlemi ise karın ağrısına yol açabilir. Her iki işlem öncesinde yapılan ağrı kesici ve sakinleştiriciler ile hastanın rahatsızlık duymaması için önlem alınır. İşlem sırasında gerekliyse ağrısız bir şekilde biyopsi alınabilir.

  •  
    Bel fıtığından korkmalı mıyız?
    OP. DR. HAKAN İLASLAN
    Her başağrısında doktora gitmeli miyiz?
    Aile hekimine başvuran tüm hastaların yüzde 10 ile 20'sinde kronik veya tekrarlayıcı başağrısı sorunu bulunmaktadır. Bu hastaların çoğunda konu oldukça ileri boyutlara varmakta ve kişinin günlük yaşamını etkilemektedir. Ancak bütün başağrılarında hekime gitmek gerekmeyebilir. Mutlaka hekime gidilmesini gerektiren durumlar ise şunlardır: Ani başlayan şiddetli başağrısı Kasılmaların eşlik ettiği başağrısı Bilinç kaybı veya konvüzyonun eşlik ettiği başağrısı Kafa travması sonrası ortaya çıkan başağrısı l Göz veya kulak ağrısının eşlik ettiği başağrısı l Daha önce başağrısı olmayan kişide sürekli başağrısı olması l Çocuklarda tekrarlayan başağrısı l Ateşin eşlik ettiği başağrısı
    Aspirin, by-pass sonrası riski azaltıyor
    The New England tıp dergisindeki makaleye göre, 17 ülkede 70 hastanede kalp ameliyatı olan 5 binden fazla hasta arasında yapılan araştırma, ameliyattan sonraki 48 saat içinde Aspirin verilen hastalarda ölüm oranının, Aspirin verilmeyen hastalara göre daha düşük olduğunu gösterdi.
    3 Mart 2003
    Pazartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Reklam Tarifesi
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED