|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Globalleşme, İslami İlimler Araştırma Vakfı tarafından hazırlanan "Küreselleşme, İslam Dünyası ve Türkiye" adlı kitapta enine boyuna 'konuşuluyor.' Konuşmacılar globalleşmeye karşı 'glokalleşme'yi öneriyor.
HALE KAPLAN ÖZ
Küreselleşme, İslam Dünyası ve Türkiye isimli uluslararası sempozyunu niçin düzenleme ihtiyacı duydunuz? Küreselleşme ya da globalleşme son yıllarda bütün dünyada en çok tartışılan olguların başında geliyor. Geçen yirmi yılda "Berlin Duvarı" gibi, dünyada ülkeleri birbirinden ayıran duvarlar bir bir yıkıldı. Globalleşme sınırların önemini yitirmesiyle, hız ve yoğunluk kazanan bir süreçtir. Türkiye'nin globalleşme süreciyle gelen sarsıntıları sorunsuz olarak atlatabilmek için, dünyadaki gelişmelere ayak uydurmasını bilmesi gerekir. Globalleşme, sanayileşme gibi, bütün ülkeleri ekonomik, siyasal ve kültürel alanda yeniden yapılanmaya zorluyor. Sempozyumun amacı: Globalleşme sürecinin ekonomi, politika, eğitim, hukuk üzerindeki etkilerini tartışarak, Türkiye'nin alması gereken tebdirlerle birlikte, nereye, nasıl gitmesi gerektiğini ana hatlarıyla gösteren bir "yol haritası" çizmektir. Ulus devletleri altüst edecek, büyük bir deniz dalgasına benzeyen globalleşmeye karşı Türkiye sizce nasıl bir strateji izlemelidir? Globalleşme sizin çarpıcı olduğu kadar açıklayıcı da olan bir benzetmeyle dev bir dalga, ulus devletleri sarsa sarsa ilerliyor. Bu dev dalgaya karşı yapılabilecek en iyi savunma saldırıdır. Sadırıda strateji globalleşmeye karşı glokalleşme olmalıdır. Türk ve islam dünyası, bütün ülkeleri değişmeye zorlayan bu dev dalgıları durup beklemek yerine, glokalleşerek, bir yandan ekonomik siyasal ve kültürel alanlarda karşı dalgalar oluşturmalı, diğer yandan da bütün limanlarına güçlü dalgakıranlar inşa etmelidir. Globalleşmeye karşı güçlü glokalleşme dalgalarını Türkiye nasıl oluşturacak? Glokalleşme, global ve lokal kelimelerinin birleştirilmesiyle elde edilmiş bir kavramdır. Glokalleşmeyi en güzel onlara, Mevlana'nın ünlü pergel metaforu anatır. Türkiye glokalleşme yolunda onun pergeli gibi, sabit ayağıyla Anadolu'da değişken ayağıyla da bütün dünyayı dolaşmaktadır. Ülkelerden daha çok kültürlerin savaştığı bir dünyada, Türkiye ithal eden ülke konumundan, çıkıp, ihraç eder ülke konumuna geçmelidir. Bunun için Türkiye'deki bütün kurum ve kuruluşların Batı ülkeleri standartlarına ürün, hizmet ve bilgi üretmesini öğrenmesi gerekir. Kalitenin pasaportu yoktur. Kaliteli bir ürün, hizmet ve bilgi bütün dünyayı vizesiz dolaşır. Türkiye'nin glokalleşmesi için tarihten alabileceği örnekler var mı? Glokalleşmenin "olmazsa olmaz"larının başında farklı din, ırk, kültür ve medeniyetlerle barış içinde bir arada yaşama mecburiyeti geliyor. "Demir Perde" gibi gümrük duvarlarının ortadan kalktığı bir dünyada, artık hiçbir ülkenin, kendi sınırlarının gerisine çekilerek, varlığını koruması mümkün değildir. Bu bağlamda, çok kültürlü yönetime tarihten verilebilecek en güzel iki örnek "Endülüs Modeli" ve "Osmanlı Millet Sistemi"dir. Her ikisi de yüzyıllarca Avrupa topraklarında başarıyla uygulanmıştır. Sempozyumun ikinci bölümünde Prof Dr. Bilal Eryılmaz ve İsveç Konsolusu Ingmar Karlsson bildirilerinde bu iki modeli ayrınıtılı olarak anlattılar. Avrupa Rönesansı'nın temelinde İslam medeniyeti vardır. Müslümanlar'ın olmadığı bir Avrupa Birliği düşünülemez. Bunun için, Karlsson Avrupa ülkelerine "Elhamra" modelini öneriyor. Çünkü Avrupa'da Benelux ülkelerinin toplamından daha büyük bir Müslüman nüfus yaşıyor. Artık dünyada tek dinli, tek ırklı ve tek kültürlü ülke yok denecek kadar az.
Ensar Neşriyat tarafından yayınlanan "Küreselleşme, İslam Dünyası ve Türkiye"de küreselleşmesinin genel bir muhasebesi yapılıyor. Küreselleşmenin ekonomik boyutları, küreselleşmenin İslam camiası üzerindeki sosyal, siyasi, iktsadi anlamdaki etkileri, tarih ve küreselleşme gibi konular usta kalemlerce ele alınıyor. Prof. Dr. Mehmet S. Aydın, Prof. Dr. Nazif Gürdoğan, Prof. Dr. Ali Yaşar Sarıbay, Dr. Adnan Aslan, Prof. Dr. Halis Ayhan, Prof. Dr. Mustafa Erdoğan, Prof. Dr. Mehmet Altan, Prof. Dr. Ömer Çaha, Prof. Dr. İlyas Ba-Yunus, Prof. Dr. Yuhannes Laehneman, Prof. Dr. Aslan Gündüz, Dr. Ingmar Karlsson, Prof. Dr. Bilal Eryılmaz'ın katıldığı ve İslami İlimler Araştırma Vakfı'nın milletler arası seviyede düzenlediği Tartışmalı İlmi Toplantılar'ın yedincisi olan "Küreselleşme İslam Dünyası ve Türkiye" konulu toplantıda sunulan tebliğlerin ve yapılan müzakerelerin metinleri bir kitap bütünlüğü içinde Küreselleşme İslam Dünyası adlı eserle sunuluyor. Kitapta glokalleşme için tarihten de örnekler veriliyor. Bilgi için tel: 0 212 513 43 41
|
|
|
|
|
|
|
|