|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Şaşkın, kararsız, tabii biraz da öfkeli, Türkiye'den gelecek yeni haberi bekliyorlar... Hükümet tezkereyi "küçük değişiklikler" yapıp Meclis'ten geçirirse "kaldıkları yerden" devam edecekler. Ama, işin sarpa sardığını kendileri de görüyor. Eski CIA yetkilisi Ken Pollack ve askeri uzmanlar, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Richard Myers'ın, "Şu veya bu şekilde ABD kuvvetlerinin Kuzey Irak'ta bulunacağına işaret ettiğini" söyleyip ikide birde o tek plana vurgu yapıyorlardı. Yani, B planı filan yok. Bir tek plan var: Amerikan askerlerinin (kazasız belasız Kuzey Irak'a intikalini sağlamlak için) Türkiye'nin güneyinde konuşlandırılması. Çünkü, yine Myers'a göre, Kuzey Irak ABD için çok önemli ve Türkiye'yle müzakereler bu yüzden bir türlü sonuçlandırılamıyor. Nitekim, Amerika'nın etkili gazetelerinden The Washington Post, açık açık, "Hükümet tezkeresinin TBMM tarafından kabul edilmemesinin, savaş planlarının yeniden ele alınması" anlamına geldiğini yazıyor. Gerçi, Ankara Büyükelçisi Pearson "karara saygılıyız" filan diyor ama, laf... Diplomatik teamüller böyle konuşmasını gerektiriyor. Aslında çok öfkeliler. Tabii, ölçülü bir öfke. Büsbütün "ürkütücü" bir görüntü vermek istemiyorlar. Tezkerenin yeniden Meclis'e gelmesini bekliyorlar. Salı... Olmazsa Perşembe... The Washington Post'un yorumuna göre, "TBMM'nin kararı, savaş konusunda uluslararası destek kazanmaya yönelik ABD çabalarına yeni ve 'inanılmaz' bir darbe"ydi. İlk darbe Fransa ve Almanya'dan gelmişti. İkincisi Çin ve Rusya'dan. ABD ne pahasına olursa olsun Irak'ı vurmak ve uzun vadeli hesaplarını (petrol ve bölgenin İsrail'in çıkarlarına göre yeniden şekillendirilmesi) realize etmek için bölgeye yerleşmek istiyor. Bunun için de mırın kırın etmeyen, verilenle yetinmesini bilen ve mümkünse "az maliyet çıkaracak" bir Türkiye'ye ihtiyacı var. Fakat ABD hiç de Türkiye'ye muhtaçmış gibi davranmadı. Davranmıyor. Tok satıcı havalarında. Daha önce, "A planını kabul etmezseniz, B planını uygularız ve sizi dışarıda bırakırız" diye blöf yapıyorlardı, şimdi de "Stratejik işbirliğini reddeden Türkiye'nin ödemek zorunda kalacağı bedeller"den söz ediyorlar. Independent gazetesinin yorumuna göre, tezkerenin aynı şekilde yeniden TBMM'ye gelip gelmeyeceği henüz bilinmiyor, ama "TBMM'nin red kararı ABD-Türkiye ilişkilerinde tansiyonun artmasına yol açacak" ve ABD askerlerinin Türkiye'de konuşlanmaları için "baskılar yoğunlaşarak" sürecek. Amerikan politikalarının Türkiye mümessili olan gazeteci arkadaşımız da, dün canlı yayında, "ödememiz muhtemel" bedelleri şöyle sıralıyordu: Ekonomik ambargo, faili meçhul cinayetler, KADEK terörü, Kıbrıs'ın yitirilmesi ve siyasi destabilizasyon. Sorun da burada işte... Amerikalılar'ın ve Türkiye'deki "Amerikan muhiblerinin" anlamadığı bu. Bir üslup problemi var. Önce Türkiye-Amerikan ilişkilerindeki bu üslup problemi giderilmeli. Sonra mı? Sonrasına karar verecek olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |