|
|
|
|
Beşiktaş İnönü Stadı'nda dün gece tarihi bir akşam yaşadık. 100. yıl doğum günü şöleni ve ardından yine tarihe geçecek bir skor ve Göztepe maçı. Her Beşiktaşlı umarız ki, dün gece siyah-beyazlı renkleri tuttuğu için son derece mutlu olmuştur. Bir asırı geride bırakan Kartal'ın doğum gününü kutlama şansını yakalayan binlerce Beşiktaşlı arasında, gözleri dolup ağlayanları gördük. Eski futbolcularla bir güzel nostalji yaşandı. Geçmiş günlere gidildi, unutulmaz anılar beyinlerde yeniden canlandı. Derken havai fişekler ve kesilen 100. yıl pastası. Herşey çok güzeldi. Ve bu atmosfer içinde başlayan maçın daha 11. dakikasından Beşiktaş 2-0 öne geçmişti. Erken gelen bu goller güzelliklere güzellik katmıştı. Teknik direktör Lucescu'yu anlamak zor değil. Rumen hoca, ilk 11'de yer alan tam 5 futbolcusunu sahaya çıkarmadı, ya da çıkaramadı. Defansın büyük güvencesi Zago, onun önünde ön libero Tayfur, kadroda dahi olmayan İbrahim, cezalı Sergen, son haftaların en başarılısı futbolcusu Ahmet Dursun, Göztepe karşına çıkan ilk 11'de yoktular. Böyle Beşiktaş'ın, Göztepe'ye şans tanımaması beklenirken, feleket gide geldi. Arka arkaya yenilen goller, bir ara 2-2'lik beraberliği getirdi. Açıkça söyleyelim ki, dün kalede Cordoba'nın sahtesi vardı. Arşivlere açıp bakalım, Beşiktaş hangi lig maçında bir devrede 3 gol yemiş, ya da Göztepe hangi deplasmanda bir devrede 3 gol atmış. İşte bunlar dün gecenin özel görüntüleriydi. Ligi, Türkiye Kupası'nı ve UEFA'yı birlikte hesap etmek zorunda olan Lucescu'ya fazla yüklenemeyiz. Ancak dün gece forma giyen bazı Beşiktaşlılara, siyah-beyazlı renkler hiç yakışmadı doğrusu. Özetle ilk yarıda duvar değil, balçıkla sıva yapan Beşiktaş defansı, ikinci yarıda örüldü de, sonuç yine farka gitti. Beşiktaş güzel başladığı akşamını, çok güzel bitirmiş oldu.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |