|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Acaba sizin de aklınızdan "Bomba Bush'tan akıllı mı?" sorusu geçti mi? "Akıllı bombalar" kullanıyor Amerika ve bu bombalardan biri Bağdat'ta pazar yerine düşüyor. 15 ölü. Acaba bomba mı akılsız çıkıyor, yoksa onu atan mı? Yoksa onu atma emri veren Bush mu? Acaba Miloseviç de Bosna'da akıllı bomba mı kullanmıştı pazar yerini vururken? Ya da Amerika Hiroşima'ya -Nagazaki'ye akıllı bomba mı atmıştı? Acaba bombanın mı akla ihtiyacı var, yoksa onu savaş malzemesi olarak kullananın mı? Onun için "Bomba Bush'tan akıllı mı?" diye soruyorum. Bombaları ABD liderliği kusuyor Irak'a... Akıllı bombalar Bağdat'ı harabeye çeviriyor. Hastaneler yaralı sivillerle, kadın ve çocuklarla dolu. Acaba "akıllı bomba" neden üretilmişti? Sadece askeri hedefleri vurmak ve sivilleri korumak için mi, yoksa hedeflere tam isabet edip, daha az mühimmat zayiatı vermek için mi? Sahi hedef ne? Clausevitz, "Savaşın amacı düşmanın iradesini çözmektir ve bunun için her türlü şiddet uygulanabilir" der. Amerika Irak'la savaşa tutuşmuşsa, yapacağı şey, Irak'ın iradesini çözmektir ve bunun için her türlü şiddeti kullanacaktır. Bunun adı "vahşet"se vahşileşecektir. İçerde istilacıyı çiçeklerle karşılayacak "hainler" bulabilseydi, belki daha kolay çökertecekti Irak'ın iradesini, bunu hesapladı, bekledi ama yeterli hain bulunamadı. Ne Basra'da, ne Bağdat'ta, ne Nasıriye'de... Ne Şiiler arasında, ne Sünniler, ne Araplar, ne Türkmenler, hatta ne de Kürtler... Amerika ile en çok flört eden ve Kürtler'in sadece bir kısmını temsil eden Barzani-Talabani çizgisi bile tereddüt içinde... Amerika, Kürtler'in Ensarü'l İslam grubuna karşı iletişimi üzerlerine bomba yağdırarak yürütüyor. Her Kürt "İyi Kürt" değil Amerika'ya göre... İlla Amerika'ya selam durması gerekiyor. Ama Iraklı selam durmuyor Amerikan-İngiliz birliklerine... "Çöllere egemen olabilirsin ama, şehirlere asla" diyor. Yüreklere asla!
Bu, ancak işgalciye karşı ve vatan savunması için sergilenebilecek bir tavır. Şimdi Amerika, vatanlarını savunmak için silahlanmış bu kadınları vurmak için felsefe geliştirmek zorunda... Tıpkı İsrail'in sapan taşı atan çocukları vurmayı meşrulaştırması gibi... Korkunç savaş gücünüze güvenerek, hukuksuz bir savaşı başlatınca, geleceğiniz nokta bu oluyor. İslam coğrafyasını okuyun, Amerika'nın Irak'a özgürlük ve demokrasi getirmek için geldiğine inanan kaç kişi bulabilirsiniz... Türkiye'nin yüreğine bakın. Bölgenin Batı'ya en yakın ülkesi, Batı ile ilişkileri en girift ülkesi, Batı'dan en çok etkilenen ülkesi Türkiye, ve bu ülkenin insanları bütün ekonomik tehditlere rağmen asla onaylamıyor Amerika'yı... En "Amerikan muhibbi" olanların içinde bile şu sıralar bir farklı çarpıntı mevcut değil mi? Iraklı niye onaylasın Amerika'yı?
İngiltere Başbakanı, "Geleceğiz ve kurtaracağız Irak halkını" diyor. Ne garip, buna kendi halkını, hatta kendi kabinesinin kimi üyelerini bile inandıramıyor. Irak halkı niye inansın? Evet inanan oldu Kuzey Irak'ta bir miktar, ama onları da tarih nasıl yazacak bilinmiyor. Artık belli ki Amerika, içerden kundaklamadan yararlanamayacak. Şehirler sokak sokak direnecek. Amerika için iki şey kalıyor geriye: Ya vahşet, ya bozgun. Amerika bozgunu da taşıyor hafızasının bir yerlerinde muhakkak. Ama Irak bozgununun ne anlama geleceği bilgisini de taşıyordur kesinlikle. "Bir mega güç, Irak'ta bozguna uğramış ve süklüm püklüm geriye dönmüş!" Bunun söylenmesini göze almak da mesele mega güç için... Bozgunun değilse vahşetin sorumluluğunu üstlenmek zorunda... Yani korkunç savaş gücüyle şehirleri teslim almanın... İsrail, içinde kadın ve çocukların bulunduğu evlerin üzerinden buldozerlerle geçmeyi savaş yöntemi haline getirdi Filistin'e boyun eğdirmek için. Amerikan-İngiliz savaş makinası, buldozerlerle değil, çok daha gelişmiş teknoloji ile, gökten şehirlerin üzerine bomba yağdırarak bitirmeye çalışacak Irak savaşını... "Hiroşima'yı yapan neyi yapmaz ki" diye mi düşünmeliyiz? Artık kimsenin aklına "Amerikan barışı" gelmiyor diye yazdım geçen gün. Artık "Amerikan savaşları" var. Harabeye dönmüş şehirler dizisi ile hatırlayacağız Amerika'yı... Hiroşima, Nagazaki, Bağdat... Buharlaşmış insanlar, ya da parçalanmış insan cesetleri... Bir vahşet dosyası... Tarih 2003. Gündem: Acaba insanlık mı kazanacak yoksa vahşet mi? Bizce Amerika'ya, akıllı bombadan daha çok akıllı liderler lazım. Amerika, kendi imajını yiyen bir garip canavarı andırıyor.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |