AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
"Kenar-ı Dicle"de "Kurt" değil, "Canavar"lar...

Merhum ve mağfur Mehmet Akif Ersoy, ne demişti, "Kocakarı ile Ömer"de? Diyordu ki:

"Ocak başında oturmuş bir ihtiyarca kadın.
"-Acız! Açız!" diye feryad eden çocuklarının,
Karıştırıp duruyorken pişen nevalesini;
Çıkardı yuttuğu yaşlarda çırpınan sesini:
- Durun da yavrularım, işte şimdicek pişecek...
Fakat ne hal ise bir türlü pişmiyordu yemek!"

Dikkat ediniz, bugün de aynı durum... Irak halkı perişan, kadın ve çocuklar aç ve sefil...

Ne yapmıştı Hz.Ömer, Abbas'la?

Sırtına nevale yüklenip, kadına götürdü ve çocukların karnı doyduktan sonra, asırlara nizamat veren şu sözü söyledi:

" Kenar-ı Dicle'de bir kurt aşırsa bir koyunu,
Gelir de adl-i İlahi sorar Ömer'den onu!"

Demek ki Hz.Ömer, değil Medine'deki fakir-fukarayı, bütün fethedilen İslam toprakları üzerinde yaşayan bütün insan ve hayvanlardan kendini sorumlu tutuyordu.

Bugün Hz.Ömer'in fethettiği topraklar üzerinde mesken tutan yönetim ve tacidarlar, bu insan katliamına; çoluk-çocuk "itlâf"ına nasıl olur da ses çıkarmazlar? Yarın "adl-i İlahi" bunun hesabını sormayacağını mı sanıyorlar?

Tarihin derinliklerinde birer uygarlık kenti olarak yer alan Basra, Bağdat, Necef, bombalanıyor, çarşı-pazarda yiyecek atıkları toplayan kadın ve çocukların üzerine füzeler boşaltılıyor.

Bu nasıl bir uygarlık, bu nasıl bir ideoloji?
Bu bir ideoloji değil,düpedüz bir "Skatoloji"dir.
Değil mi ki Bağdat'ı yerle bir eden Moğollar, birer "Barbar"dı...

Ya bunlar kim? Bunları bu çağdaş zeminde hangi "Prehistorik" zemine oturtacağız?

Kızılderililer'in kanını emip, semiren" Beyaz Adam ", nasiyesindeki insanlık suçunu örtmek için, çeşitli boya ve renklere bürünüyor, her biri birer "Karakoncilos" gibi, çölde kum fırtınası ile boğuşup duruyor..

Ve koca Irak toprağı, her karış toprağı ile, "etnik" yapılanmaya mahkumken, ve senaryolar bu doğrultuda sürerken, son yüzyılın ilk çeyreğinde General Tavsend'e yüklenen misyonu hangi ABD'li general üstlendi?

Boğos Nobar'ı kim temsil ediyor bugün?

"Bo" Şerif Paşa'nın misyonunu şimdi yüklenmek isteyen hangi "Centilmen"dir?

Mısır'ın "Mübarek" adamları nerede?

Ürdün'ün "Leydi"si, burnunun dibinde inleyen kadınları, can çekişen yavrucukların feryadını duymuyor mu?

Suriye'nin "Genç Arslan"ı ne zaman kükreyecek?

Suudiler'in "isyancı "Kralları, şimdi Kâbe'nin etrafında inşa ettirdikleri saraylarında rahat uyuyabiliyorlar mi?

Bu "Yüz elli milyonluk Arap dünyası" ne yapıyor?
Milliyetçi Arap Baas/ Diriliş Partileri ne âlemde?

Onu söyleyelim:

Yeşile boyanmış bir Arap Dünyası Haritası altında nutuk atmaktan başka bir şey yaptıkları yok...

Nasılsa o haritalarda kurumuş Amik Ovası'nın "yeşil"e boyanmış görüntüsü , onlara bir "teselli" oluyor ya...

Umurlarında mı, camilerden yükselen ezan sesleri, Bağdat sokaklarında sivil halkın hançeresini yırtarcasına getirdiği " Tekbîr!..." sesleri...

Bu çağdaş canavarların zulum ve işkenceleri sürdükçe, çok geçmez, mazlumların feryadına gereken cevap gelir de, bu canilerin akibeti, Lüt Kavmi gibi helâk olmaya sebeb olur...


www.sadikalbayrak.com

28 Mart 2003
Cuma
 
SADIK ALBAYRAK


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED