|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
![]() Türkiye'deki binaların durumu, düşük şiddetteki depremlerin bile faturasının ağır olabileceğini gösteriyor. Devlet İstatistik Enstitüsü'nün sayımına göre, Türkiye'deki her on binadan birinin ya esaslı onarım görmesi ya da yıkılması gerekiyor. Bu kapsamdaki binaların sayısı 700 bini geçiyor. 2800 eğitim kurumunda da "Ciddi onarım" gerekiyor. Devlet İstatistik Enstitüsü'nün bina sayımından derlediği verilere göre, Türkiye'de 2000 yılı itibariyle 7 milyon 839 bine yakın bina bulunuyor. Bu binalardan 581 bine yakınında "esaslı onarım" gerekiyor. DİE'ye göre, 2000 yılı itibariyle 132 bine yakın bina kullanılamayacak derecede harap ve bunların yıkılması gerekiyor. Esaslı onarım gerektiren ve yıkılması gereken binaların toplam sayısı 712 bini geçiyor. Bu sayı, toplam bina sayısının yüzde 10'u. Esaslı onarım ya da yıkılması gereken binaların toplam bina sayısına oranı, özellikle Doğu ve Güneydoğu illeriyle Karadeniz'de çok daha yüksek düzeylere ulaşıyor. Örneğin, esaslı onarım görmesi ya da yıkılması gereken binaların toplam bina sayısına oranı Ardahan'da yüzde 21.4, Bayburt'ta yüzde 20.5, Erzurum'da yüzde 16.9, Rize'de yüzde 17.2, Trabzon'da yüzde 16.3, Mardin'de yüzde 14.9, Gümüşhane'de yüzde 14.4, Diyarbakır'da yüzde 14'ü buluyor.
İŞTE TÜRKİYE'NİN RİSKLİ İLLERİ
Türkiye'de Bingöl gibi 30 ayrı şehir daha sarsılma sırasını bekliyor. Bilim adamlarının İstanbul başta olmak üzere acilen incelemeye alınmasını istediği ve '3 yıl içinde yeniden başınız sağolsun' demeyelim dedikleri şehirler arasında Sakarya, Çankırı, Amasya, Tokat, Erzincan, Tunceli, Erzurum, Kars, Ardahan, Denizli ve Balıkesir gibi iller bulunuyor. İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ercan'ın 'yeni cinayet yerleri' olarak açıkladığı şehirlerde ihaleyle yaptırılan özel ve kamu binalarının tamamının incelenerek gereğininin yapılması vurgulanıyor. Bilim adamlarının yakın zamanda deprem beklenen şehirler olarak depremlerin hemen ardından açıkladıkları liste, her geçen gün birer birer azalıyor. Birkaç yıl önce bilim adamları tarafından dile getirilen bu listede yer alan Çukurova-Adana-İçel, İzmir ve Tunceli ve Bingöl'de meydana gelen depremler, sırada hangi şehrin olduğu sorusunu akla getiriyor. Prof. Dr. Ercan'ın "3 yıl içinde bir kez daha başınız sağolsun demeyelim" diyerek bir kez daha isimlerini saydığı şehirler ise şöyle: 1. İstanbul-Marmara, 2. Gemlik- İznik 3. Yenice-Gönen, 4. Sakarya çukuru, 5. Çankırı, 6. Amasya, 7. Tokat, 8. Erzincan 9. Erzurum 10. Kars 11. Ardahan, 12. Muş-Varto, 13. Ağrı 14. Iğdır, 15. Van-Erciş, 16. Diyarbakır, 17.Hakkari, 18. Şırnak, 19. Elazığ, 20. Malatya, 21. Adıyaman, 22. Hatay, 24. Osmaniye, 24. Göller bölgesi Afyon-Isparta-Burdur), 25. Rodos-Fethiye, 26. Marmaris-Bodrum, 27. Aydın, 28. Manisa, 29. Denizli, 30 Balıkesir.
Yer haritaları çıkarılsın Söz konusu şehirlerin yer davranış (jeofizik) haritalarının çıkarılması gerektiğini ifade eden Ercan, "Depremin yıkacağı yapılar depremi beklemeden insansız ve sanayisiz yıkılmalıdır " şeklinde konuştu. Ercan, depremi bekleyen 30 şehirdeki yapılar acilen incelenip gereği yapılmalıdır" dedi. Bu arada risk haritası çıkarılan İstanbul'da olası bir depremde en büyük hasarı görecek ilçeler ise şöyle risk oranlarına göre şöyle sıralanıyor: Büyükçekmece, Adalar, Avcılar, Bahçelievler, Güngören, Maltepe, Bağcılar, Bayrampaşa Bakırköy, Kadıköy, Beyoğlu, Gaziosmanpaşa, Eyüp, Pendik, Kağıthane ve Sarıyer, Çatalca, Fatih, Küçükçekmece, Beşiktaş, Adalar ve Silivri. RECEP YETER, İSTANBUL
|
|
|
|
|
|
|