|
|
|
|
Hava güzel, taraftar tribünleri hınca hınç doldurmuş. Bir o kadarı da dışarıda bekliyor. Anlayacağınız dün İnönü'de atmosfer dört dörtlüktü. Şampiyonluğu giden yolda rakip kim olursa olsun, Kartal'ın her maçı final havasında. Futbolcular arzulu ve istekli ama stres maksimum seviyede. İşte onun içindir ki, özellikle ilk yarıda top yapan ayaklar yani Sergen ve Tümer bir türlü organize bir atak yaratamadı. 59. dakikaya kadar tüm tribünler Galatasaray-Adanaspor maçını hatırlayarak adeta kahır azabı çekti. Ah Lucescu ah!.. Sevgili hocamız, daha önceleri eleştirilere kulak verseydi, korku dünyasında yaşamazdık. Rakip sahada tek puanı hedeflemeseydin, Beşiktaş'ı Beşiktaş gibi oynatıp her zaman kazanmaya oynasaydın hiç bu sıkıntı ve stresler yaşanır mıydı? 10 kişi kalmış Altay golü yiyinceye kadar tek puanı hedefleyip Çanakkale geçilmezleri oynarken, sen forveti üçleyip beşleyerek Zago ve Ronaldo'yla bile gol aradın. Acaba sormazlar mı adama, daha önceleri neredeydin hocam. Neyse mide spazmları geçirildi ama korkulan olmadı ve Kartal 3 puanı cebine koyarken birgün sonraki Galatasaray maçını huzur içinde beklemeye çekildi. Görünen o ki, Gençlerbirliği de puan kaybedince artık zirvede iki takım kaldı. Bu gergin atmosferde sinirleri sağlam olan hedefe ulaşacak. Şu anda Kartal bir adım önde. Ama futbol bu, herşey son dakikaya kadar belli olmaz. Bir sözümüz de hakeme. Selçuk Dereli'nin ortamı germesini ve Altaylı Murat'a ikinci karttan kırmızıyı göstermesini doğrusu çıplak gözle pek anlayamadık. Beyaz ekranı görünce gerçeği kavrayacağız.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |