|
|
|
|
Fenerbahçe'nin bu işi çözebilmesi için bioritmlere, şans haritalarına bakarak ondan sonra bir ilk 11 yapması gerekiyor. Dünkü maçtan benim anladığım bu özelliklere uyan Semih sandalye koyup otursa yine de oynamalı. Vladimir ise kuş olup uçsa bile en fazla kulübe görmeli. Sanırım adam lanetli. Bir topu bile arkadaşına verememek için bir kaç milyon dolar almak herhalde benim sayısalı tutturmam gibi. Adam Fenerbahçe'de oynuyor geldiğinden beri aklımıza koyabileceğimiz şutu çalımı bırakın bir pası bile yok. Aynı şeyler bel ki de Ceyhun ve Fatih içinde geçerli. Ligin ne kokar ne bulaşır takımlarından biri haline geldikten sonra yavanlaşan Denizlispor, şartlar ne olursa olsun kendi topunu oynayan bir takım. Fenerbahçe ise rakip kadar oynuyor. Gençlerbirliği ile Gençlerbirliği kadar, Denizlispor'la Denizlispor kadar. Üç gün sonra Beşiktaş kadar oynayabilecek mi? Oysa ben Fenerbahçe'de son iki haftadır, kabullenmişlikten direnişe geçişi görüyorum. Takımın son halini sevmeye başladığı anlaşılan Kemal'i görüyorum. Dün geceki maçta da biraz alkıştan fazlasını hakemeyen Denizlispor, ortadaki üç puanın en çok dilimini haketmişti. Diğerini Fenerbahçe'ye getiren Vladimir hakkındaki fikrimi ise attığı gole rağmen kesinlikle değiştirmiyorum.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |