T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Gül'ün 'barış inisiyatifi'

Hiç şu soru üzerinde düşündünüz mü: Gazete manşetlerinden köşelere uzanan çizgide "Savaş da savaş" diye haykırıp Irak konusunda hükümeti yeterince 'kararlı' bulmayanlar, Amerika'nın bütün istediklerine ânında olumlu cevap verilse ve Washington'un suyundan gidilse nasıl bir tavır belirlerlerdi? Eğer, "Bu defa da hükümeti teslimiyetçilikle suçlarlardı" cevabını verdiyseniz, soru üzerinde gerektiği ciddiyette düşünmemişsiniz demektir.

Şu sıralarda medyada görülen 'savaşkan' tutum hükümet-karşıtlığıyla ilgili değil; Başbakan Abdullah Gül bölge ülkelerini dolaşıp savaş ihtimalini zayıflatmanın peşine düşecek yerde emir ve tâlimat almak üzere Washington'a koşsaydı, hiç kuşkunuz olmasın, hükümetin hata ve zaaflarını görmezden gelirlerdi. Türkiye'de ciddi bir 'savaş lobisi' var bugün ve o lobi bazı medya kuruluşlarını ve birçok yorumcuyu teslim almış görünüyor...

Başbakan Gül'ün çabalarını nâfile bulanlar da, "Görünüşe bakmayın, hükümetin savaşı durdurmak gibi bir derdi yok, sadece zevâhiri kurtarmaya çalışıyor" tezvirâtını seslendirenler de aynı lobinin üyeleri... İhtilâfa barışçı bir çözüm bulunsa, ya da ABD niyetinden herhangi bir sebeple vazgeçse, emin olun, lobi üyeleri savaş çıkmadığı için Bush'tan daha fazla üzülecekler...

Aslında, yakından bakıldığında, Başbakan Gül'ün 'barış inisiyatifi'nin üç aşamalı olduğu fark ediliyor. Saddam Hüseyin ve rejimiyle Türkiye ve Ak Parti hükümeti arasına mesafe koymakla başladı bu inisiyatif; ilk aşama buydu. Bu aşama, özellikle şu sıralarda yaygın biçimde uygulanan dezenformasyon kampanyasının etkisindeki çevrelerin kafa karıştırmasını önlemek için elzemdi. İkincisi, savaşın önlenmesi ve soruna 'barışçı' bir çözüm bulunması için ilgili ülkelerle temas aşamasıdır... Suriye, Ürdün ve Mısır'ın devlet ve hükümet başkanlarıyla yapılan, Suudi Arabistan ve İran yönetimleriyle yapılacak olan görüşmelerle aranan böyle bir çözüm... İhtilâfın 'barışçı' yoldan çözülememesi durumunda, patlayacak savaştan Türkiye'nin ve bölgenin en az etkilenmesinin sağlanması yolunda sarf edilecek çabalar da üçüncü aşamayı teşkil ediyor...

Amerika'nın Irak üzerinde bölgeyi denetimi altına alma niyeti çok ciddi; buna hiç kuşku yok. Türkiye gibi diğer ülkelere de baskılar uyguluyor Washington. Bölgeye hergün silâh, teçhizat ve asker yığıyor. Bush ve kurmayları 'savaş' dışında bir sözcük duymak istemiyorlar, hele 'barış' sözcüğüne karşı özel bir alerjileri var. Bu yüzden, Türkiye'nin bölge ülkeleriyle başlattığı temasların başarılı olması bir hayli zor...

Zor, ama imkânsız değil. Türkiye'nin 'barışçı' girişimi bölge ülkelerine cesaret verdiği gibi, daha önce savaştan yana akılları çelinmiş olan başka ülkeleri de gayrete getirdi. En son, Rusya Savunma Bakanı Sergei Ivanov, BM onayı olmadan Irak'a savaş açılmasına karşı olduklarını, bunu gayrı meşru ve gayrı âdil bulduklarını açıkladı. Bu Türkiye'nin de 'resmî' pozisyonu. Fransız haber ajansı AFP, Rusya ve Türkiye'den çıkan itiraz seslerinin önemine dikkat çekti.

Türkiye'nin 'barışçı çözüm' yolundaki çabalarının başarılı olabilmesi için, Başbakan Abdullah Gül'ün temaslarıyla amaçladığı hedefin devletin diğer birimleri tarafından da benimsenmesi gerekiyor. Bu konuda, devlette büyük çapta bir senkronizasyon var. Anlamakta zorlanılan tek gelişme, Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen'in, yanına kalabalık bir işadamları grubunu da alarak, tam şu sırada Bağdat'ı ziyaret edecek olmasıdır... Bu, Türkiye'nin Saddam rejimi ile arasına mesafe koyma 'haklı' politikasına ters düşüyor ve Başbakan Gül'ün 'barış inisiyatifi'nin boşa çıkması ihtimalini büyütüyor...

Mayınlarla dolu olduğu için bayağı riskli bir yolda yürüyor hükümet; bu girişiminde mutlaka başarılı olmak zorunda. Bir yanlış adım, Türkiye'yi, çıkarlarının zedeleneceği istenmeyen bir noktaya götürebilir. En kötüsü ise, 'savaş lobisi'nin yüzünü güldürecek çapta vahim hatalardır.

Hükümetin hata yapma lüksü bulunmuyor.


8 Ocak 2003
Çarşamba
 
FEHMİ KORU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat| Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED