|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Geçtiğimiz Pazar günü Irak'ta yeni bir dönem başladı.. Irak'ın Amerikalı yöneticisi Paul Bremer, ülkeyi yönetme konusunda kendisine yardımcı olacak kurulun üyelerini atadı. Yönetim Meclisi adını alan bu kurulda, Şiiler'den 13 (laik ve dinci), Sünniler'den 5 (islamcı, komünist, liberal), Kürtler'den 5, Türkmen ve Asuriler'den ise birer temsilci bulunacak.. Irak Türkmen Cephesi ise, Türkmen üye Bayan Şengül Çatuk'un Türkmen halkını temsil etmediğini söyledi.. Aralarında Anayasal Monarşi Partisi'nin lideri Şerif Ali'nin de bulunduğu birçok kişi, grup ve parti yasal olmadığı gerekçesiyle Meclis'e katılmayı redettiler. El-Cezire televizyonunun yaptığı geniş katılımlı bir ankete katılanların % 78'i ise bu meclisin Irak halkının beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu belirtiler.. Bu meclisin ise pratikte hiçbir yetkisi olmayacak.. Meclis üyeleri deyim yerindeyse Amerikalı sömürge Valisi Bremer'e danışmanlık yapacak ve kendi başına alacağı kararları 'Irak halkı adına' istese de istemesede onaylayacak.. Hani 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında yaşanan sömürgecilik dönemlerinde sömürge valilerinin yaptığı gibi.. Nitekim meclisin aldığı ilk karar bunu kanıtlıyordu.. Meclis, Bağdat'ın düştüğü günü yani Irak'ın resmen Amerikan işgali altına girdiği gün 9 Nisan'ı ulusal bayram ilan etti. Yani Irak halkını sözde temsil edecek olan bu meclis üyeleri ülkelerinin işgal edilmesinden çok mutlular.. Bazıları çıkıp diyebilir ki, ilan edilen bayram 'Saddam'dan kurtulma 'bayramıdır'.. Bu da doğru olabilir. Ama en azından meclis üyeleri kendilerinin bu meclise atanmalarını bayram ilan edebilirlerdi!! Meclis başkanlığına seçilen ve yaşı 80'i aşan Şii din adamı Mohammed Bahr El'ulum ise Amerikan birliklerinin ülkesinde bulunmasından dolayı sevincini dile getirdi ve Irak halkına işgal kuvetlerine karşı direnmemesi gerektiğini tavsiye etti. Nasıl olsa Bahr El'ulum İslami El-Dava Partisi'nin lideridir ve Peygamber sülalesinden olduğunu iddia etmektedir!! El'ulum ayrıca Arap televizyonlarına da bir uyarıda bulunarak 'Irak halkını işgale karşı kışkırtmamalarını ve Amerikan askerlerinin öldürülme haberlerini vermemelerini istedi.. Meclis üyeleri de önümüzdeki dönemde kendilerini atayan Bremer'e yardımcı olmak ve işini kolaylaştırmak için ellerinden geleni yapacaklarını söylediler.. Bu çerçevede meclis üyeleri, Vali Bremer tarafından oluşturulması beklenen yeni hükümete aday teklif edecekler ve Irak'ın yeni anayasa ve yasalarını yazacak olan bazı Amerikalılar'a yardımcı olacaklar.. Meclis üyeleri her nedense, işgal güçlerinin ülkelerinde ne kadar kalacağını hiç sorgulamadılar.. Çünkü bu güçler Irak'ta kaldığı sürece herkes (meclis üyeleri) Amerikalılar'a hizmet ettiği oranda maddi ve siyasi gücünü artırmaya çalışacak ve gerekirse diğer gruplarla çatışmayı bile göze alacak.. Şiiler, Kürtler ve hayatlarının büyük bölümünü Amerika ve İngiltere'de geçiren liberal Sünniler.. Elbette hepsi Saddam'dan çok daha iyi.. Ama onlardan istenen tek bir şey var.. Ne kişisel ne de grupsal (etnik, siyasi, mezhepsel veya dinsel) çıkarlarını hiçbir zaman ülkenin ortak çıkarının üzerinde görmesinler.. Aksi takdirde tarih onlar için bir tek cümle ile söz edecektir.. Hainler.. Tarih ise bizlere hep aynı gerçeği kanıtlamıştır.. Halkını öldüren ile, ülkesini satanlar arasında hiçbir fark yoktur.. Yol ve yöntem farklı da olsa her ikisinin sonu aynıdır... Yok olmaktır.. Yani Irak'ta olduğu gibi birincilerini Amerikalılar ortadan kaldırmakta, ikinciler ise Amerikalilar için yok olmaya razı olmakta.. Ama sonunda yine halk gelecek ve Amerikalıları ortadan kaldıracak.. Tabiî bu arada birinciler ve ikinciler de yalnız ve yalnız halk düşmanlıkları ve vatan hainliği ile anılacaklardır. Örnek mi istiyorsunuz.. Çok uzaklara gitmeye gerek yok.. İran Şahı Pehlevi'yi hatırlayın.. Şah yaklaşık 30 yıl süre ile Amerika'ya hizmet etmişti.. Humeyni gelince Amerikalılar Şah'ı yüzüstü bırakarak İran'dan ellerini çektiler.. Şah ise gömülecek yeri bile zor buldu.. Şah'ın oğlu Rıza Pehlevi önceki gün Alman dergisi Der Spigel'e bir demeç vermişti. Oğul Pehlevi anlaşılan babasının dramından ders almışa benziyor ve bakın ne diyor : 'Amerika, İran'daki duruma müdahale etmemelidir.. İran halkı eğer molla yönetiminden memnun değil ise, ki öyledir kendisi bu mollardan kurtulacaktır..' Tarihten ders almak bir meziyettir!! Umarım Iraktakiler de iş işten geçmeden komşu ülke İran'da olup bitenlerden ders alırlar!!
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |