|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Geçen hafta Reşadiye ilçesine bağlı Kuyucak köylülerin bir pikniklerine katıldım. Orada bir şahıs yanıma geldi ve, "Ben AK partiye oy vermedim. Ama size teşekkür ediyorum. Ben esnafım, vergimi, faturalarımı ödeyemiyordum. Getirdiğiniz kolaylıklar sayesinde vergimi de faturalarımı da artık ödüyorum. Size teşekkür ederim. Size oy vermedim. Ama sizin şu icraatlarınızı gördükçe hele bizim aramıza bizden biri olarak katıldığınızı gördükçe bundan sonra AK partiye oy vermemek haksızlık olur." dedi. Bu hafta sonu Tokat'tan dönerken, Çorum'da bir leblebicide durdum. İhtiyaç giderip biraz alışveriş yaptım. İşyerindeki usta beni televizyon programlarından ve gazetelerden tanıdığını söyledi ve sözü hemen hükümete getirerek, "Biz burada sizin gibi çok farklı misafirlerle karşılaşıyoruz. İşlerimiz açılmaya başladı. Hele yolsuzluklar üzerine gitmeniz herkesi memnun ediyor, bize böyle başbakan lazım diyorlar" dedi. Her hafta sonu fırsat buldukça halkın arasına giriyor, sorunları dinliyorum. Kamu kesimindeki övgüleri ben pek ciddiye almıyorum. Toplumun nabzını köylü, esnaf ve sanayici ile tutmaya çalışıyorum. Bu hafta sonu 57 dönümlük bir arazi sahibi olan bir çiftçinin, "Geçen ay tarla parası ve mazot desteği olarak 900 milyon lira para aldım. Allah razı olsun." dediğine şahit oldum. Seçimden önceki hükümet tarla parası denilen doğrudan gelir desteğini çiftçiye ödeyememişti. AK Parti hükümeti çiftçinin geçen seneki hakkını ödemiş buna ilave olarak mazot desteğini de nakit olarak eline vermişti. Ekim ayında mazot desteğinin ikinci taksidini alacağını da çiftçi biliyor ve geçmişe bakarak haline şükrediyor ve hükümete güveniyor. Esnaf yukarıda ki leblebici örneğinde olduğu gibi piyasada kıpırdanmaların başladığını ve hükümete güvendiklerini söylüyor. Sanayici ise sektöre göre farklı tepki veriyor. Küçük sanayici henüz krizi atlatabilmiş değil. Sıkıntıları devam ediyor. Büyük sanayiciler ise hallerinden memnun. Genel olarak özel sektör toplam kapasitesinin % 76.8'ini kullanarak son 3 senenin en üst düzeyine çıkmış durumda. 2003 yılının ilk 3 ayında büyüme hızı %7'yi yakalamış, İmalat sanayi 2003 yılının ilk 5 ayında %7.8 oranında büyümeyi yakalamış, dayanıklı tüketim mallarında geçen seneye göre %20'lik bir artış sağlanmış, otomobil sanayiinde %124 artış yakalanmış, dış ticaret hacmi ocak ayından bugüne % 34 artış sağlamış ve yıllar sonra ülkemiz eksi enflasyonla tanışmış. Bütün bu göstergeler hem sanayiciye, hem esnafa hem de halka büyük umut kapıları açmaktadır. Hükümetin dış politikada attığı adımlar da Türkiye'nin büyük ülke olduğu, önemli ülke olduğu gerçeğini ortaya çıkararak halkın güvenini artırıyor. Gelecek yıl NATO zirvesinin Türkiye'de toplanacak olması 46 batı ülkesinin ABD dahil devlet başkanları düzeyinde Türkiye'ye gelmesi küçük bir başarı değildir. Aynı şekilde gelecek sene islam Ülkeleri Dışişleri Bakanları toplantısının Türkiye'de yapılacak olması ve 63 ülke bakanlarının ülkemizde toplanması kümüsenecek bir olay değildir. Filistin sorununda bölgede barışın ikame edilmesi istikametinde Türkiye önemli bir rol oynamaya hazırlanmaktadır. Öte yandan Türkiye BM Güvenlik Konseyi'ne üyelik yolunda da ciddi adımlar atmış bulunmaktadır. Türkiye hem doğuda hem batıda misyonuna uygun politikalar takip etmeye başlamıştır. Önümüzdeki seneden itibaren sadece ABD, İngiltere ve Fransa arasında yapılan başkan/başbakan düzeyindeki zirve toplantısına artık Türkiye de katılacaktır. İlk zirve İngiltere ve Türkiye başbakanları arasında gerçekleşecektir. İçerde atılan demokratikleşme adımları ise ülkeyi artık ileri ve modern bir ülke yapma istikametindeki ciddi adımlardır. Birileri dirense de statükoyu korumak için tahriklerde bulunsa da Türkiye iyi yoldadır.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |