AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
Yaz günü aklı olan Karadeniz'e gitsin!

Tatil tatil dedikleri, birkaç şehir, birkaç otel... Karadeniz Akdeniz dolaşıp geldik. İşte yine dükkandayız.

Süpermarket, hipermarket, megamarket... Marketler çoğaldı, bakkallar azaldı. Yol kenarında ufacık bir kulübe üstüne amcamız tabelayı asmış: "Mini market".

Dükkan da pek kullanılmaz oldu artık.

Arada bir gazete yerine dükkan dersem hoşgörüşler ola.

Önce Batı Karadeniz turu yaptık. Bolu, Karabük, Safranbolu, Bartın, Amasra, Zonguldak, Akçakoca, Sapanca.

Karadeniz o kadar güzel ve serin ki her tarafını bir seferde bitirmeyelim istedik. Kalan kısmı kısmet olursa gelecek sene.

Vaktiyle Amasya'da askerlik yapmıştım. Amasra'da sivillik nasip oldu bu sefer.

Fatih Sultan Mehmet'in ilk gördüğünde çok beğendiği ve "Lala, çeşm-i cihan dedikleri bu olsa gerek" dediği Amasra'da gün batımını insan hayatında bir kez olsun yaşamalı.

İster Bakacak'tan, ister çay bahçelerinden, isterse dalgakıran üstünden. Yahut kaleden, fenerin yanından...

Fatih'in sözünü ben de söyleyecektim fakat ilk kelimede takıldım.

"Lala, lala, lala..."

Sürprizli bir kasaba Amasra. Sürprizi hiç bitmiyor üstelik. Neresinden bakarsanız bakın çok farklı manzaralarla karşılaşıyorsunuz.

Bir yandan güneş batarken, öteki taraftaki çay bahçesine geçtiğinizde, ayın doğuşuna şahit oluyorsunuz dağların üstünden.

Son akşam ay bir sürpriz yaptı, hiç gözükmedi. Ula nerde bu deyip yola düştük, Bartın'da yakaladık. Herhalde o da bizi oralarda arıyormuş.

Bartın'ın bu kadar temiz, bu kadar düzenli ve güzel olduğunu bilmezdim.

Kimse söylememişti ki.

Safranbolu malûm, dünyaca meşhur tarihi evleriyle, bir vakitler mimaride nasıl zevk sahibi olduğumuzun en canlı göstergesi. Bugünkü güya modern fakat estetikten yoksun yapıları, aynı adamların torunlarının yaptığına inanmak mümkün değil.

Bartın'ın da yarısı tıpkı orası gibi tarihi eser. Yalnız, bakım istiyor.

Bartın'da söylediğim şarkı şuydu: "Baartın Baartın... Nerden başlasam, nasıl anlatsam... Kaç kişiydik o zaman..."

İnkumu, tam bir sayfiye. Görmeye değer. Sakin ve temiz. Kafa dinlemek isteyenler için bire bir, ikiye iki. Fazlası yok.

Akçakoca sahil boyunca uzayıp gitmiş. Bir ucundan öbür ucunu görmek imkansız. Ceneviz döneminden kalan kalesi, saymakla bitmeyecek heykelleri, serenderleri, park ve çay bahçeleriyle süslü. Merkez camiin mimarisi alışılmış klasik tarzdan çok farklı.

Heykeller içinde çocuklar en fazla sırtına binebildikleri aslan kaplan gibi hayvan heykellerini seviyorsa da ben en çok Osmangazi, Akçakoca ve Konuralp'in bir arada bulunduğu heybetli heykellerini beğendim.

Batı Karadeniz'in illerini ilçelerini dolaşırken arada bir Antalya, İçel, Adana plakalı araçlara rastladığımızda, "Adam akıllı" diyorduk. "Bu sıcakta en iyisi Karadeniz."

Ne var ki Yalova'da iki nefes aldıktan sonra güneye uzandık.

Ver elini Antalya.

Antalya hiç itiraz etmeden elini verdi ya, verdiği el değil, ateş.

Aşırı sıcak, yüksek nem oranı, güneşe çıkan yanıyor.

Nefes almak bile zor.

Millet gündüz uykuda, gece ayakta.

Üç dört gün durduk durmadık, Denizli'ye fıydırdık kapağı.

Derken efendim Denizli'de bir güzel sallandık mı!..

Depremin merkezi Buldan.

İBİBİK

• Sit alanlarında sit-com yapılmaz!.. • Acılı kebap yiyenlerin sin-dürüm sistemleri gelişmiştir!..
• Çok iyi bir dinleyiciyim, bol bol hanımın dırdırını dinlerim!..
• Karlar düşer şarkısının yeni versiyonu: Reytingler düşer düşer ağlarım!..
• Televole haberleri Haspa-garas!
• İnternet âşıkları chat-lak sayılır mı?
• Konuyu anlamadın ya, sen sığ ben selamet!..
• Uzaktan kumandanla askerlik yapılır mı?
• Artık tanklarla değil, think-thanklarla savaşıyoruz!..
• Sokak çocuklarının acıları ne zaman tiner?
• Şapkanıza reklam alın, bütçenize katkı olsun!
• Her türlü kimlik sorununuz PVC'yle kaplanır!..
• Hiç bir konuda fikrin olmasın, birazcık boşgörülü ol!..
İbrahim Ormancı

UZAKTAKİ SAĞIR

İnce bağırsak, kalın bağırsak... Hangi şekilde bağırsak farketmez. Adam sağır, duymaz.

CİMRİ

- Adam cimri. Dokuz yıl önce aldığı şampuan yeni bitmiş.

- Altı ayda bir mi yıkanıyor?

- Hayır, her gün yıkanıyor ama her yıkanışta toplu iğne başı kadar kullanıyor.

GÜNÜN SÖZÜ

Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır. Ludwig Wittgenstein (1889-1951)


30 Temmuz 2003
Çarşamba
 
MEHMET ŞEKER


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED