|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ben bu defter kapandı sanıyordum. İsmail Cem'in Kültür Bakanlığı döneminde, bakanlık bürokrasisinin işgüzarlığıyla konu tekrar "canlandırılır gibi" olmuştu ama, gelen tepkiler üzerine Bakan "Hayır, Halkevleri'nin ihyası sözkonusu değil; sadece İstanbul'un değişik yerlerine kültür evleri açmayı düşünüyoruz, ilk anlaşmayı da İstanbul Borsası'yla yaptık" deyince konu kendiliğinden kapanmıştı. Hayır, kapanmamış. Mütekait devrimci (ismi lazım değil), CHP'nin Halkevleri ve Köy Enstitüsü uygulamasını bir an önce programına almasını istiyor. Mütekait Maarif Gönüllüleri de (ne güzel bir dernek ismi olur bu) aynı düşüncede. Tek parti dönemindeki çağdaş müfredat uygulanmadığı için 68 bin öğrenci Lise Giriş Sınavları'nda "sıfır" çekmiş. Hazır "sekiz yıllık kesintisiz eğitim kararlılığı" (ne demekse) devam ediyor, AB emperyalizmine karşı "halkta bazı kıpırdanışlar kendini gösteriyorken", niçin Köy Enstitüleri ve Halkevleri'ni hayata geçirilmesinmiş! Bunu mütekait devrimci söylüyor. Daha doğrusu yazıyor. İmzasına az satışlı kemalist dergilerinde rastlıyorum. Bazen de, cumhuriyetle yaşıt gazetenin "düşünenlerin düşüncesi" sayfasında boy gösteriyor. 71 muhtırasından önce bazı "terör" ve "tedhiş" eylemlerine karışmış. İşin bu kısmını bilmiyordum da, sağolsun, şimdi liberal mahfillerle düşüp kalkan bir başka devrimci arkadaş, "kimsenin kızmaması" temennisiyle kaleme aldığı kitabında deşifre etti de, öyle öğrendim. Neden Halkevleri? Halkevleri geçmişte tek partinin eli, gözü, kulağı olmuştu. Dikta denetimindeki bu evlerde halka sanat zevki aşılanıyor; tiyatro, müzik, folklor, resim ve el işleri öğretiliyordu. Fakat Halkevleri asıl, İlhan Selçuk'un da belirttiği gibi, "Atatürk devrimlerini halka yansıtmak amacıyla" kurulmuşlardı. Nitekim, CHP başbakanlarından Recep Peker, "Halkevleri'nin gayesi ulusu katılaştırmak, sınıfsız katı bir kitle haline getirmektir" diyordu ve bence doğrusunu söylüyordu. Konu, 12 Eylül'ün siyasi yasakları yumuşadığında tekrar gündeme gelmiş, eski Halkevleri Genel Başkanı ve ünlü 27 Mayıs'cılardan Ahmet Yıldız'ın başını çektiği bu diriliş çabaları sonuç vermemişti. Sonuç vermesi düşünülemezdi bile. Çünkü Halkevleri, Engin Ardıç'ın da belirttiği gibi, Atatürkçülüğü öğretmek amacıyla kurulmuşlardı ama, asıl amaç tek parti diktatörlüğünün vatan sathında, ilçeler gibi alt bir düzeyde gözü kulağı olacak bir "denetim örgütü" oluşturmaktı; bir tür Castro rejimi altındaki Küba'da örgütlenen "mahalle komiteleri" benzeri. Yani, Cumhuriyet Halk Partisi örgütüyle içiçe varolacak bir yan kuruluş. Parti siyaseti çekip çevirirken, "yan kuruluş" da kültür faslına bakacak ve de tek parti ideolojisini yeni yetiştirilecek genç kuşaklara aktaracak. Peki, neden şimdi? Mütekait devrimciye göre Halkevleri, AB'ye, daha doğrusu "demokratikleşme"ye karşı halk tabanında örgütlenmiş bir "direnç merkezi" oluşturabilir. Oluşturabilir mi? Olsa olsa, tek parti ideolojisine zemin oluşturan "vasatlığı" yaygınlaştırır ki, kendilerine "devrimci" adını veren kasaba politikacılarının bu ülkeye yapıp yapabileceği tek "iyilik" budur. Niçin CHP hiçbir seçimi kazanamıyor, niçin bundan sonra da kazanamayacak, niçin Sezer'li DSP iktidarı rüyasında bile göremeyecek sanıyorsunuz!
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |