|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Irak'ta 2 Türk'ün öldürülmesinin ardından UND'nin ABD yükü taşımama kararı alması "Irak'a yük taşınsın mı taşınmasın mı" tartışması başlattı. Nakliyeciler, taşıma için daha fazla güvenlik istiyor.
Bir firmada şoför olarak çalışan Murat Yüce'nin öldürülmesiyle Irak'ta öldürülen Türk sayısı ikiye çıkarken, nakliyeciler arasında tartışma başladı. UND'nin "ABD yüklerini taşımama" kararı almasından sonra görüşlerini açıklayan nakliyeciler, bunun kesin çözüm olamayacağını belirterek, taşımacılık için daha fazla güvenlik sağlanması gerektiğini dile getirdiler. Uluslararası Nakliyeciler Derneği İcra Kurulu Başkanı Cahit Soysal, UND'nin Irak'a ABD yükü taşımama kararının UND üyelerini bağlayan bir karar olduğunu belirterek, güvenlik sağlandığında buna tekrar devam edeceklerini bildirdi. 'Karar bizi bağlar' Alınmış kararın UND üyelerini bağladığını söyleyen Soysal, "Güvenlik endişemiz var. Güvenlik sağlandığında tekrar devam edeceğiz" dedi. UND'nin bütün üyelerinin bu karara uyduğunu ifade eden Soysal, Ro-Der'in kararı eleştirmesine ilişkin olarak da, "Demokraside herkes fikrini söylemekte özgür. Biz kendi üyelerimizi bağlayan karar aldık. Burada insan hayatı söz konusu" dedi. Soysal, "ABD yükü, toplam taşımaların yüzde 2-3'ünü kapsıyor. Bugün itibarıyla bir sorun görmüyorum" diye konuştu. Gidiş dönüşe eskort Türk-Irak İş Konseyi Başkanı Ercüment Aksoy ise yaptığı açıklamada, Irak'ta ABD yükleri taşınırken çok sık aralıklı konvoylar düzenlenip, gidişin yanında dönüşü de sağlayacak eskortlar olursa olayların önüne geçilebileceğini söyledi. Irak'ta Akfen, Tepe, Doğuş Grubu gibi büyük firmaların iş yaptığını Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da bakliyat şeker, yiyecek mamulleri konusunda iş potansiyeli olduğunu belirten Aksoy, "Irak'taki bakanlıkların ihalelerine hemen hemen herkes giriyor. 1 milyar doları sağlayacak binin üzerinde firmayla iş yapıyoruz" dedi. Türkiye'den Irak'a ciddi miktarda çimento gittiğini ve çok da talep olduğunu ifade eden Aksoy, ABD firmalarının olayların yoğun olduğu yerlerde bazı inşaat işlerini Türklere vermek istediklerini, ancak Türklerin kabul etmediklerini söyledi. 'Kesin çözüm getirmez' Türk-Irak İş Konseyi Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aslan da UND'nin aldığı kararın doğru bir yaklaşım olmadığını savundu. Irak'ta çalışan şoförlerin güvenliğinin yeteri kadar sağlanamadığını ifade eden Aslan, sorunun çözümü konusunda ciddi adımlar atılması gerektiğini, Türkiye'nin, Irak'ta önde gelen etnik grupların liderleriyle yaptığı görüşmelere devam etmesi gerektiğini bildirdi. Aslan, Türkiye'nin Irak'la yapılan ticareti bitirmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Kesinlikle Irak'la yapılan ticarete devam edilmeli. Ama Türkiye, bizim araçlarımızın güvenliğini sağlamak için Irak hükümetiyle görüşerek, gerekirse yardım da ederek güvenlik açısından tedbirler almalı" dedi. 'TSK güvenlik sağlasın' Gaziantep Kamyoncular ve Otobüsçüler Odası Başkanı Reslan Tabur ise "Irak'taki karışıklık bitene kadar Türk şoförleri bu ülkeye gitmesin ya da Türk ordusunun güvencesi altında taşımacılık yapılsın" dedi. Tabur, Türk şoförlerinin taşımacılık işinden çok fazla para kazanmadığını, ekmek parası uğruna kendilerini tehlikeye attıklarını söyledi. Tabur, "ABD bu işin içine girdiği için, ticaretini de güvenli olarak yapmalı. Türkiye Irak'a mutlaka mal gönderecekse, Türk ordusunun kontrolünde sınıra yakın bir bölgede, güvenli bölge oluşturulsun. Türkiye'den giden şoförler de mallarını bu bölgeye bırakıp gelsinler. Malların Irak içindeki dağıtımını da Amerikalılar bizzat kendileri yapsınlar" diye konuştu 'Riskli bölgelere gitmeyin' Şırnak'ın Cizre İlçesi Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Adnan Elçi ise Irak'ta riskli olan bölgelere Türk şoförlerinin gitmemesi gerektiğini söyledi. Elçi, UND'nin ABD mallarının taşınmaması konusunda aldığı kararın yaptırım gücünün bulunmadığını, nakliyecilerin karara uyup uymamalarının kendi bilecekleri iş olduğunu belirtti. Elçi, "Bölgedeki nakliyeci ve kamyoncuların büyük çoğunluğu kuzeye gidiyor. Irak'ın güneyine yapılan ihracatta genellikle Iraklı şoförler ürünleri götürüyor. Riskli olan bölgelere Türk şoförlerin gitmemesi gerekiyor" dedi.
'Olay bizi çok üzdü'
Bir süre önce, Irak'ta rehin tutulan personellerinin serbest bırakılması için bölgedeki faaliyetlerini durduğunu açıklayan Kayteks Firması Genel Müdürü Cumali Kayaçam, "Yaşanan üzücü olay doğru bir karar verdiğimizi gösterdi" dedi. Kayteks Şirketi Genel Müdürü Cumali Kayaçam, bir süre önce firmalarına bağlı iki personelin Irak'ta rehin tutulması olayı üzerine bölgedeki faaliyetlerini durdurma kararı aldıklarını anımsatarak, "Firmamız adına çalışanlarımızın can güvenliğine önem vermek zorundayız. Kararımız da bu yönde olmuştu" dedi. Karar öncesinde, Irak'ın çeşitli bölgelerinde, 300 çalışanla ABD üslerinde klima tamir ve montaj çalışmaları yaptıklarını belirten Kayaçam, şöyle konuştu:
"Kararın bize maliyeti yaklaşık 2 trilyon liradır. Ancak çalışanlarımızın can güvenliği her şeyden önemli. Bizden önce de çalışanları kaçırılan firmalar oldu, ancak onlar isimlerinin bile açıklanmasını istemediler."
|
|
|
|
|
|
|