|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Şu dünyanın haline güler misiniz, ağlar mısınız Allahaşkına! Doğrusu insan, kimi olaylar karşısında dua mı yoksa beddua mı edeceğine bir türlü karar veremiyor. Mesela, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin hali... Bilindiği gibi, aylardır hasta olan MHP lideri, bir nekahat dönemi yaşıyor. Açıkçası, hakkındaki "tehlikeli hastalık" söylentileri, bir insan olarak içimi burkuyordu. Gerçekten de biz onu hasta sanıyorduk, meğer o hasta numarasıyla hastane odalarında "darbe planları" yapıyormuş... MHP Genel Merkezi'nin, başta, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları olmak üzere, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin çeşitli kademelerinde görevli 313 generalin tümüne birer mektup göndererek "darbe çağrısı" yaptığı ortaya çıktı. MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şandır imzasıyla 13 Haziran 2004'te, yani DEP eski milletvekillerinin cezaevinden salıverilmelerinden 4 gün sonra gönderilen ve orduyu göreve çağıran mektupta şöyle denildi: "Sayın Generalim, Genel Başkanımız Sayın Dr. Devlet Bahçeli, 'endişe verici son gelişmeler' üzerine bir değerlendirme yapmıştır. Bir tarihi görev olarak, toplumun tüm kurum ve kesimlerinin, azami sorumluluk anlayışı ve sağduyu ile hareket etmeleri gerektiğini, bu yönde siyasi iktidarın uyarılmasını ifade eden açıklama metnini bilgilerinize saygılarımla sunuyorum." "AKP Hükümetinin içine düştüğü teslimiyet ve aczden güç ve cesaret alan bu iç ve dış tahriklerin iç bünyemizi kemirmesine ve Türkiye'nin ufkunun karartılmasına asla izin verilmemelidir..." MHP'liler, bu mektubun her nekadar birçok sivile de gönderildiğini söyleyerek, "mazeret" üretmeye çalışıyorlarsa da, esas itibariyle askerleri harekete geçirmeye çalıştıkları çok açık. İşin özeti, parlamenter sistemin parçası olan bir siyasal parti açık açık orduyu müdahaleye çağırıyor. Utanç verici bir durum. Oysa, demokrasilerde siyasi partilerin şikayet merkezleri bellidir. Ya parlamentodur, ya da halkın bizzat kendisidir. Ama talihsizliğe bakın ki, bu ülkede yıllardır halktan yüz bulmayan, seçimlerde hezimete uğrayan siyasi partiler hep askerden medet ummuşlardır. 3 Kasım seçimlerinde halktan okkalı bir tokat yiyen MHP, halkın karşısına çıkmaya cesaret edemediği için, siyasal iktidarı askerlere şikayet ediyor ve bir bakıma önünün açılmasını talep ediyor. Oysa, aynı MHP'nin birçok yöneticisi "12 Eylül darbesi" döneminde idamla yargılanmış ve bir- çok mağduriyetler yaşamıştı. Anlaşılan o günlerdeki copları fena halde özlemişler... Şimdi bu MHP, yarın seçim meydanlarında utanmadan nasıl milletin yüzüne bakacak doğrusu merak ediyorum. Bugün "darbe çağrısı" ile dibine dinamit yerleştirmeye çalıştıkları demokrasiye bir gün onların da ihtiyacı olacak. Peki, bugün "darbe çağrısı"yla "iradesi"ni yok saymaya çalıştığınız bu halk yarın size nasıl güvenecek?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |