AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Aile hekimliği

Ak Parti Hükümet Programlarında öne çıkarılan hususlardan biri de "Sağlık Sistemi"nde çağdaş gelişmeler doğrultusunda hasta memnuniyeti temelinde geliştirmelere yönelik politikalardır. Sivas'ta kurulu Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Dr. Melih AKYOL, gönderdiği "Sağlık Sistemi" başlıklı mailde, geçen haftaki yazımda ele aldığım "aile hekimliği" konusunu irdeliyor. Ve yazılarımla amaçladığım fikir tartışmasına, memnuniyet duyduğum bir boyutta ve şu görüşlerle katılıyor:

"Sağlık sistemimiz konusunda gazetelerde çok fazla yorumla karşılaşamıyoruz. Sizinkini ve metin içinde bir vatandaşın yazdıklarını görünce bir çırpıda okuyuverdim. Mevcut yapının değiştirilmesi gerekliliği konusuna katılıyorum. Bununla birlikte Amerika'yı yeniden keşfetmenin de anlamsızlığını ifade etmek istiyorum. Aile hekimliğinden bahsediyorsunuz. Siz de çok iyi biliyorsunuz ki sizin aile hekimliği diye bahsettiğiniz uygulama, yapı itibariyle halihazırda zaten var. Sağlık ocakları ve buradaki hekim ve diğer sağlık çalışanları, sizin bahsettiğiniz aile hekimliği modelinin zaten kendisidir. Hükümetin aile hekimliği adıyla ülkemiz için sanki yeni bir uygulamaymış gibi gündeme taşıdığı sistem, sağlık ocakları yapısı içinde zaten gerçekleştiriliyor olması gereken ama hükümetlerin sağlık konusundaki tercihleri nedeniyle yürütülemeyen bir yapıdadır."

Sağlık Ocakları hakkında da evvelce yazmıştım. Genel Sağlık Sigortası (bilindiği üzere, primli bir sigorta sistemidir) kurulup işlemeye başladığında, bütün sistem, bu yapının üzerine oturacaktır. Okuyucumun da belirttiği üzere, sistem tüm unsurlarıyla var edilemediğinden, Sağlık Ocakları, şu anda aile hekimliği anlamında tamamen fonksiyonel değil.

"Hükümetin aile hekimliği diye bahsettiği sistemde her mahallede bir aile hekimi öngörülüyor. Şimdi size soruyorum: Bulunduğunuz ilde her mahallede bir sağlık ocağı yok mu? Aile hekimliğinde o mahalledeki kişilerin o aile hekimine bağlı olması ve önce o hekime gitmesi öngörülüyor. 'Sağlık Ocakları' zaten birinci basamak sağlık kuruluşları değil midir ve her sağlık ocağının arşivinde o mahalledeki şahıslar kayıtlı değil mi ? Benim çalıştığım sağlık ocağında böyleydi.. Peki fark ne olacak? Hükümetin bu sistemle öngördüğü asıl fark ne olacak? Örneğin insanlar aile hekimine para ödeyerek mi muayene olacaklar? Bir ailenin bebeği olduğunda aşılarını aile hekimi yaparken para talep edecek mi? Koruyucu sağlık hizmetini aile hekiminin vermesi için hekime ve diğer sağlık çalışanlarının ücret doygunluğu ne olacak?"

Cevap vermek için yazmıyorum. Ancak okuyucumun endişelerini, pekçok kişi dillendiriyor. Bu nedenle, sorduğu sorular hakkında da görüşlerimi açıklamalıyım. Genel Bütçe'den Sağlık Bakanlığı Bütçesi ile sağlanan maaş ödemelerine, Genel Sağlık Sigortası'nın nasıl katılacağı ve sağlık çalışanlarının gelirlerinin nasıl yükseltileceği, ancak bu yapı kurulduktan sonra belli olacaktır ki, umudum ücret doygunluğunun beklenene yaklaşacağı yönündedir. Sağlık Ocakları, şu anda vergi gelirleriyle finanse ediliyor olsa da, ileride Genel Sağlık Sigortası işlemeye başladığında, ödemelere, bu sigortanın fonları da destek olacak ve vergi desteği, ya kalkacak ya da azalacaktır. Vatandaşın doktor, hemşire, laborant vb. ücretleriyle aşı vb. bedellerini ödemek zorunluluğu olmayacaktır. Çünkü sigortanın işlevi zaten budur. Ama her zaman bazı istisnaların olabileceğini de düşünmeliyiz. Bütün vurgularıyla yer verdiğim okuyucu görüşlerine, birçok noktadan katıldığımı belirtmek istiyorum. Kamuda her sektörün olduğu gibi, sağlık sektörünün de israfları yenmesi ve kaynaklarını çok iyi kullanması, bunun için organizasyonda verimliliği artıran değişimler gerçekleştirmesi gerektiğini düşünüyorm.


4 Ağustos 2004
Çarşamba
 
TAHSİN SINAV


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED