|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
SSK'ya bağlı sağlık birimlerinin Roche firmasından "Neorecorman 2000 IU" ilacını yüksek bedelle satın alması (230 milyon tl) kamuoyunda yoğun bir şekilde tartışılmaktadır. SSK'nın ilgili biriminin bu ilacı bir ihaleyle değil "doğrudan temin" yani el sıkışma yöntemiyle aldığı ortaya çıkmıştır. Mızrak çuvala sığmamıştır. Dün de varolan ancak bugün su yüzüne çıkan sorunun varlık sebebi ihale kanunu değil, Sağlık Bakanlığı'nın ilaçları fiyatlandırmada eskiden bu yana kullandığı, her türlü suiistimale açık, garip yöntemdir. ilaçların fiyatlandırılması, Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Bakanlar Kurulu Kararı ve Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatları Hakkında Tebliğ hükümleri çerçevesinde Sağlık Bakanlığı'nca yapılmaktadır. Tebliğe göre ilaç fiyatlandırmaları; orijinal, jenerik ve hastane ambalajlı ürünlerin fiyatlandırması olarak 3 ayrı kategoride düzenlenmiştir. BKK'nın 3'üncü maddesine göre; "Orijinal ürünlerin KDV hariç azami perakende satış fiyatı tespit edilirken; 2004 yılı için Fransa, İtalya, İspanya, Portekiz ve Yunanistan olmak üzere, her yıl Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasından bakanlıkça belirlenen 5 ülkeden fiyatı belirlenecek ürünün en ucuz olduğu 2 ülkedeki ürün fiyatları referans alınır. Ürünün perakende satış fiyatı, referans alınan fabrika satış fiyatları (perakende satış fiyatından eczacı ve depocu kârları düşülerek bulunan depocuya satış fiyatı) ortalamasının azami % 90'ı (son düzenleme ile bu oran kaldırılmıştır.) esas olmak üzere, 10'uncu maddeye göre belirlenecek depocu ve eczacı kâr oranlan eklenmek suretiyle belirlenir." Firmalar, orijinal ürünler için, firma ve ürün bilgileri, referans ülkeler ve referans ülkeler dışındaki bir ülkeden ithal edilmiş ise ithal edildiği ülke dahil olmak üzere, o ülkelerdeki fabrika satış fiyatları, fiyatı farklı döviz cinsleri ile olan veya birebir eşdeğeri olmayan ürünler için oranlanmış fabrika fiyatları, başvuru tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuruna göre hesaplanarak talep edilen fabrika satış fiyatının bulunduğu Beşeri Tıbbi Ürün Beyan Formu doldurularak bakanlığa verirler. Bakanlık, firmanın sunduğu bilgiler çerçevesinde orijinal ürün için referans fiyat belirler. SOYGUNA AÇIK DAVET
Görüldüğü gibi fiyat belirleme konusunda tüm inisiyatif ilaç firmalarına bırakılmakta, fiyatlandırma firma beyanlarına bağlı olarak yapılmaktadır. Sağlık Bakanlığı ve fiyatlandırma komisyonu, ilaç firmalarının beyan ettikleri fabrika satış fiyatlarının doğruluğunu araştırma gereği hissetmemekte, önüne konulan bilgilere göre fiyatları belirleme yoluna gitmektedir. Hukuk devleti anlayışında böyle bir yöntemin yeri yoktur. Basit bir bakkal dükkanı açan esnaftan onlarca belge isteyen, yeşil kart almak isteyen fakir fukaranın beyanını tapudan, maliyeden, muhtarlıktan on defa teyit ettiren, inceleyip soruşturan, evindeki televizyonuna, buzdolabına kadar araştıran kamu bürokrasisi milyar dolarlık ilaç belirleme işinde nedense firma beyanı ile yetinmekte, hiçbir inceleme, denetleme ve araştırma ihtiyacı hissetmemektedir. Devletin yapması gereken görev firmaların "yüksek vicdanına" terkedilmiş, hiçbir kontrol mekanizması geliştirilmemiştir. Uygulama, soyguna açık davet şekline dönüşmüştür. Elbette beyanlar ve talepler dikkate alınacaktır ama tek başına belirleyici olmayacaktır. Sağlık Bakanlığı tüm ilaçlarda olduğu gibi neorecorman 2000 IU'nun fiyatını belirlerken de aynı yöntemi kullanmıştır. Firma Avrupada yaptığı araştırma sonucunda bu ilacın fabrika satış fiyatının (yani depocuya satış fiyatının) 177 milyon olduğunu Sağlık Bakanlığı'na bildirmiş, Sağlık Bakanlığı da bu fiyatın üzerine depocu kârı, eczacı kârı ve KDV ekleyerek fiyatlandırmasını yapmıştır. Aslında aynı firma depocuya ilacı 88 milyona vermiş ve bundan kâr elde etmiştir. Fakat iş devlete bildirmeye geldiğinde 2 katını beyan etmiş, bakanlık da bu bildirime göre fiyat belirlemesi yapmıştır. İş burada da bitmemiş, perakende satış fiyatı da 130 milyon olması gerekirken birden bire 244 milyona çıkmıştır. SSK ve Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastaneler depocu fiyatı olan 188 milyon TL yerine sanki ilacı eczaneden alacakmış gibi eczane yani perakende fiyatı olan 244 milyon liradan ihaleye çıkmış ve yaklaşık bu fiyattan alım yapmıştır. Bu uygulama İhale Kanunu'na da aykırıdır. Çünkü ihalelere eczacılar değil depocu veya üreticiler girebildiğinden ihalenin yaklaşık maliyeti de depocu fiyatı üzerinden belirlenmek zorundadır. İhalesiz, doğrudan alım yoluna gidenlerde pazarlıklarını eczane fiyatı üzerinden yürütmüştür. Bu nedenle; SSK, Emekli Sandığı, Kamu Kurumları ve Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakıfları, hastanelere ve eczanelere bu fiyattan ödeme yapmak zorunda kalmıştır. Sonuç itibarıyla herkes bu soygundan "kazık" olarak nasibini almıştır.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |