AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Biz Türkler için en büyük tehdit ne olabilir?

Bir kişi değil, bir şehrin ya da sadece bir bölgenin insanları da değil... 12 ilde, 2 bin 942 kişi üzerinde yapılan bir araştırma Türkiye'nin bir ezberini, resmi söylemin omurgasındaki bir paradigmayı sarsacak bir sonuç üretiyor. Pollmark'ın Kasım 2004 Türkiye Gündemi Araştırması'ndaki bir soru toplumun dünya sorunları konusundaki malum duyarlılığını çarpıcı ve ironik bir şekilde ortaya koyuyor.

Soru şu:

"Türkiye Cumhuriyeti için sizce birinci derecede önemli dış tehdit nedir?"

PKK mı, terör mü, radikal akımlar mı, Rusya mı, komşular mı, herhangi bir savaş mı? Hiçbirisi ciddi tehdit değil. Birinci derecede önemli dış tehdit, Türkiye'nin en ciddi müttefiki, stratejik ortağı Amerika'dır... Toplumun yüzde 36'sı ABD'yi dış tehdit olarak görüyor ve ikinci tehdit olarak görülen terörün payı ise yüzde 14.2'de kalıyor. Diğerleri küçük oranlarda, sıradan tehdit unsurları olarak değerlendiriliyor. Ankete katılanların yüzde 80'den fazlası Amerika hakkındaki kanaatlerini "olumsuz" kelimesiyle açıklıyorlar. Aynı olumsuz duygular Bush'un yeniden seçilmesine karşı da besleniyor. Yüzde 75.8'lik bir ezici çoğunluk ABD Başkanı'nın seçimi kazanmasını hiç de iyi bir gelişme olarak görmüyor. Ankete katılanların yüzde 38.5'i Bush'un aynı politikalara devam edeceğini, yüzde 43.5'i de daha sert bir dış politika izleyeceğini düşünüyor. Yani, Türk toplumu ABD'den barış ve uluslar arası hukuk adına bir adım beklemiyor.

Felluce gibi tarihi bir insanlık suçu işlenmeye devam edilirken bile hâlâ, "Amerika'ya sinirlenmek günü değildir, sakin olalım" türünden ayarlama faaliyetlerinin yapılabildiği bir dönemde toplumun dünya siyaseti ve ABD yönetimine çizdiği pozisyon büyük bir değer taşımaktadır. Türkiye ortalamasının ifade ettiği değeri, en başta bu ülkenin karar vericileri ve kanaat önderleri değerlendirmek zorundadır.

Şimdi en baştaki soruya; daha doğrusu o sorunun ikinci versiyonuna dönelim... Pollmark şu soruyu da soruyor: "Sizce, dünya barışı için en büyük tehdit nedir?"

Cevapların yüzde 32.2'si yine Amerika'yı işaret ediyor. Amerika'nın dünyayı bir savaş alanına çevirmek için kullandığı "terör" gerekçesi ise sadece yüzde 15.7'lik bir tehdit olarak kayda geçiriliyor. Dahası, ankete katılanlar "aşağıdaki ülkelerden hangisi dünya barışı için tehdit oluşturuyor?" sorusuna bütün ezberleri bozacak bir tavırla cevap veriyor: Yüzde 84 ABD, yüzde 70.7 İsrail, yüzde 39.4 Rusya...

Doğal olarak, ABD yönetimi Türk toplumu üzerinde ikna edici de görülmüyor. Mesela, "ABD'nin Irak'a demokrasi ve özgürlük getirmeyi hedeflediği yönündeki açıklamaları inandırıcı buluyor musunuz?" sorusuna verilen cevapların yüzde 90'ı "hayır" diyor.

İlginç bir yaklaşım da yüzde 62'lik bir çoğunluğun, ABD'nin Suriye ve İran'a da askeri müdahale yapacağını düşünmesidir.

Toplum zekice bir tavırla Türkiye'nin yaklaşımlarına da ışık tutan bilgiler üretiyor. "Türkiye, barış gücü içinde 2003 Mart ayında Irak'a asker göndermiş olsaydı, Irak'taki durum bugün daha mı iyi yoksa daha mı kötü olurdu?" sorusunun cevapları bütün diğer sorulara verilen cevapların tesadüf olmadığını gösteriyor. Yüzde 37.5 "daha kötü olurdu", yüzde 26.2 de "pek bir şey değişmezdi" cevabını veriyor. Bir başka destekleyici fikir de Erdoğan ve Gül'ün Felluce'ye yönelik saldırılar karşısındaki eleştirel tutumlarında çıkıyor. Ankete katılanların yüzde 56.5'i Başbakan ve Dışişleri Bakanı'nın ABD'yi kritik eden sözlerini "olumlu" olarak görüyor.

Bütün bu rakamlar, sadece ABD'nin sempati kaybetmekte olduğu gerçeğiyle açıklanamaz. Toplum aynı zamanda, tıpkı tezkere sürecinde olduğu gibi Türkiye'nin politikasının ne olması gerektiği konusunda da koordinatlar veriyor.

En önemlisi de Amerika'nın "demokrasi, hukuk, medeniyet" gibi temel kavramlara dayalı tezleri; bunları en iyi anlayacağı varsayılan bir ülkenin vatandaşları tarafından bile inandırıcı bulunmuyor.

Dramatik olan ise şudur: Bush yönetiminin politikaları, en güçlü müttefik ABD'yi Türkiye toplumunun gözünde en büyük tehdide dönüştürmüş bulunuyor.


10 Aralık 2004
Cuma
 
MUSTAFA KARAALİOĞLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED