|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
İngiltere'nin başkenti Londra'da 7 Temmuz'daki bombalı saldırıların ardından, Müslümanları hedef alan şiddet olaylarında büyük bir artış yaşanıyor. Saldırıların gerçekleştiği 7 Temmuz 'dan sonra dini düşmanlıktan kaynaklanan 269 suç işlendi. İstatistiklere göre geçen yıl bu sayı 40'tı. İngiliz polisi, bu suçların genellikle sözlü taciz ve küçük saldırılar olduğunu açıkladı. Ancak Müslümanların mal varlıklarını yönelik saldırılar da düzenlendi ve camilerin hedef seçildiği olaylar yaşandı. İngiliz polisi, bu saldırılar nedeniyle, dayanışmaya en çok ihtiyaç duyulduğu sırada Müslümanların kendi kabuklarına çekilebilecekleri ve toplumdan dışlanabilecekleri uyarısında bulundu. Terör saldırıları sonrası ortaya çıkan atmosferde, en çok Asya ve Afrika kökenlilerin et-kilendiği belirtiliyor. Bunda, hükümetin terörle mücadele yasalarının kapsamını genişletmesiyle uygulamada ortaya çıkan sorunların da etkisi bulunduğu kaydediliyor. İngiliz basınında da, 7 Temmuz saldırıları ardından güvenlik önlemlerini arttıran polisin yolda kimi durdurup arayacağı, bazı ırktan kişilere öncelik verilip verilmemesi insanlarda derin psikolojik sorunlara yol açıyor. İnsanları en çok tedirgin eden şey polise verilen 'şüphelileri öldürme yetkisi'.
Çoğulculuk işe yaramıyor
İçişleri Bakanı David Davis'in bir makalesine yer veren Daily Telegraph , Davis'in "Çokkültürlülük işe yaramıyor" şeklindeki sözlerini manşetine taşıdı. Davis'in yorumu ise şöyle: "Bu ülkeyi yönetenler, bir millet olmanın gerektirdiği ortak değerleri savunmaktan ziyade, bireylerin farklı kimliklerini ortaya koymaları için çaba sarfediyor. Oysa bu konuda diğer ülkelerden, özellikle de ABD'den almamız gereken dersler var. Oradaki azınlıklar, buradakilere kıyasla, ülkenin ortak değerleri ile daha fazla gurur duyuyor. Açık olalım. Müslüman olmayanların, Müslüman vatandaşların eşit haklardan yararlanmasını sağlamak gibi bir yükümlülüğü var. Ancak bunun karşılığında Müslümanlara düşen görevler de var. Örneğin terörü sadece lanetlemek ile kalmayıp, onunla mücadele etmek gibi." Öte yandan, İngiltere İçişleri Bakan Yardımcısı Hazel Blears, ülkenin çeşitli kentlerinde Müslüman toplumun temsilcileriyle görüşmelere başladı. LONDRA Rumsfeld: Londra saldırıları Irak savaşına misilleme değil
ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, "Londra'daki saldırıların, Irak'taki savaş ve ABD'nin Afganistan'daki varlığına misilleme olarak düzenlendiği düşüncesinin saçma olduğunu'' söyledi. ABD'nin Dallas kentinde bir grup işadamına konuşan Rumsfeld, "ABD güçlerinin Afganistan ve Irak'tan çekilmesinin, gelecekteki terör saldırılarını engelleyeceği düşüncesinin de saçma olduğunu" belirtti. Rumsfeld, ''Teröristler, Batı ile ya da ılımlı Müslümanlarla görüşerek çözüme ulaşmayı istemiyor. Bu ABD ile Müslümanlık arasındaki ya da Batı ile Müslümanlık arasındaki bir savaş değildir. Bu Müslümanlık dini içindeki bir çatışmadır'' dedi. Düşmanlarının sadece El Kaide olmadığını belirten Rumsfeld, "aşırılık yanlısı ideolojileri benimseyen ve silah olarak terörü seçen bağnazların oluşturduğu bir hareketle mücadele ettiklerini'' ifade etti.
|
|
![]() |
|
|
|
|