|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Onlara Karadeniz fırtınası diyorduk. Karadeniz rüzgarı diyerek, destan yazıyorduk. Ancak oyun başlayınca gördük ki hiçbirinde ne bir hırs var ne de mücadele azmi. Sanki ayaklarına taş bağlanmış. Kornere çıkan taç olan topa bile koşan yok. İnanın Fatih golü atana kadar resmen uyuduk. Bizim gibi tribünlerdekiler ve TV ekranlarında maçı seyredenler de herhalde bu ninniye ayak uydurmuştur. Şeref Tribününde yerinde duramayan, yüz ifadesinden adeta ağlayan Başkan Atay Aktuğ'un heyecanı sahadaki oyuncularımızın hiçbirinde yoktu. Hatta Şenol Güneş bile kenarda tedirgen ve endişeli ama hiçbir şey yapamamın etkisi altında sessizleri oynuyordu. Öyle ki sakatlandım beni "çıkarın" diyen Erdinç'i bile oyundan 10 dakika geç çıkardı. Rum takımının profesyonelce zaman geçirmesinde bile oyuncularımız bir şey yapamadı. Liglerin o fırtına pres yapan takımı adeta ayaklarına pranga vurulmuş bir ekibe benziyordu. Böyle bir takımda kaptan Fatih ne yapsın? Daha sakatlıktan yeni çıkmış yeterince idman bile yapamamış bir oyuncu oyunda kaldığı müddet içinde takımına 2 gol kazandırırsa ona ne diyebiliriz ki. Onun için kaptana ayrı bir sayfa arıyoruz ve onu diğerlerinden ayırıyoruz. Hele Gökdeniz'in halini gördükçe içimiz kan ağlıyor. Kendisini milyon dolarla kadrosuna katmak isteyen takımlar bile sanırım şimdi aynı şeyi düşünüyorlardır. Bu maçta Türk futbolu onarılması çok güç bir yara aldı. Rakip ise tarihinin en büyük destanını yazarak tur geçti. Sanırım Glasgow Rangers onların rüyasına son verecek. Belki şimdi Şampiyonlar Ligi hayalini kuracaklar ama böyle bir takımla Şampiyonlar Ligi'ne katılmaları bence kesinlikle imkansız. Maalesef takımımız böyle bir takıma yenilmenin acısını hepimize yaşattı. Ne diyelim inşallah bu kara günün bir daha tekrarı olmaz ve UEFA kupalarında mücadele eden takımlarımız bu olaydan gereken dersi çıkarırlar.
|
![]() |
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |