|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
İlk gençlik yıllarımdan bu yana, buna ortaokul yılları da dahil, siyaseti çok yakından izlerim. Dolayısıyla, Türk siyasetinin son 35-40 yıllık seyri içindeki bütün iniş çıkışları ve katakullileri yakından izleme şansına sahip oldum diyebilirim. Bizzat izledim ve gördüm ki, Türk siyasetinin ve de CHP'nin en şenlikli vakası "Ali Topuz vakası"dır. Bir ömür adamdır Ali Topuz... Onun konuşmalarını dinlerken, demeçlerini okurken sinirlerim adeta alınmış gibidir, dolayısıyla sinir katsayımda hiç bir değişiklik olmaz, sadece çok ama çok eğlenirim. Çünkü Ali Topuz için dünya hiç dönmez, hatta ona göre dünya yuvarlak da değildir, düzdür. Ne zaman Ali Topuz'u televizyonda konuşurken görsem, "Keşke birileri sayın Topuz'a dünyanın yuvarlak olduğunu, bak şekil 'A'da olduğu gibi döndüğünü, dolayısıyla bugünkü Türkiye'nin 1940'lardaki Türkiye olmadığını, epey zamandır 'demokrasi' diye bir yönetim biçiminin icat olduğunu, modern ülkelerin parlamenter sistemle yönetildiğini, bu ülkelerde 'millet iradesi' kavramının çok önemli olduğunu hatırlatsa" diye mırıldanırım. İçinizden "Haksızlık ediyorsun, o kadar da değil, bunca yılın siyasetçisi Ali Topuz dünyanın yuvarlak olduğunu bilmez mi" diye itiraz edebilirsiniz. Kabul edelim ki haklısınız. Peki, CHP Grup Başkan Vekili Ali Topuz'un Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ardından yaptığı şu açıklamayı nasıl yorumlayacağız? Diyor ki Ali Topuz: "MGK bildirisiyle hükümete, 'Anayasa'dan ayrılamazsın, hükümet Anayasa'da belirtilen çerçevede ancak görevlerini yerine getirebilir' diyor. Bildiriyle hükümete, hem Anayasa'yı hem görevlerini hatırlatıyor. Ne demektir bu, hükümet Anayasa'yı unuttu görevlerini de farklı biçimde yapıyor demektir. Böylece MGK, hükümete Anayasa çizgisine gelmesini söylüyor. Bu postmodern bir uyarıdır." Hoppala... Haydi bakalım gelin buradan yakın... Söylediklerimde haksız mıyım şimdi... İddia ediyorum, ya Ali Topuz dünyanın döndüğünü bilmiyor, ya da "altı ok"la zihnine nakşedilen "antidemokratik ezberi" bozmak istemiyor. Eğer normal bir 'dünya vatandaşı'nın çok önemli bir "anlama sorunu" yoksa, okuduğu bir metni rahatlıkla anlayabilir. Bunun için öyle yüksek düzeyde bir IQ filan da gerekmiyor. Ama galiba Sayın Topuz'un bir anlama sorunu var. Çünkü MGK bildirisi son derece açık. Deniyor ki: " Ulusun bağımsızlığı ve tümlüğü ile ülkenin bölünmezliğinin korunarak bu hedefe ulaşılacağı da kuşkusuzdur." Yani Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Diyarbakır konuşmasında altını özellikle çizdiği, "Tek millet, tek bayrak" kavramı ile "üniter" yapının korunması vurgusuyla paralel bir bildiri metni. Peki bunun neresi "postmodern uyarı?" İşte burada karşımıza tipik bir "Ali Topuz vakası" çıkıyor. Çünkü sayın Topuz, okuduğunu ve de dinlediğini anlamakta biraz güçlük çekiyor. Bildiğiniz gibi Ali Topuz, geçmişte de benzer şekilde, Yeni Şafak'ta çıkan bir yazıyı "gözlüksüz" okuduğu için yanlış anlamış ve "Rejim tehlikeye giriyor" diye Başbakan Tayyip Erdoğan'a saldırmıştı. Hatta bu yüzden, AK Parti iktidarına karşı "gerilla mücadelesi" çağrısında bile bulunmuştu. İşte bu yüzden, ben sayın Ali Topuz'u dinlerken müthiş mutlu oluyorum...
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |