AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Ulusçuluklar birbirini üretiyorlar

Türkiye'de Türklerle Kürtlerin esasta bir sorununun olmadığını, sadece bazı Türklerle bazı Kürtlerin sorun çıkardığı söylemiştim. Bu toprakların harcını karan İslam, daha baştan bir ırka mensup olmayı sorun olmaktan çıkarmış, inşa ettiği akılla inanç esaslı bir kardeşliğin temellerini atmıştı.

70 göbek öteden beri birbirinden kız alıp kız vermiş, birbirinin ekmeğini yiyip suyunu içmiş, ortak olup iş yapmış, doğumunu birlikte kutlayıp ölümünde birlikte cenaze namazı kılmış, birlikte para kazanıp birlikte harcamış, camilerde aynı kıbleye yönelip omuz omuza namaza durmuş, hac yolculuğuna birlikte çıkmış, kurban sehmine birlikte girmiş, ölüleri ve dirileri, evleri ve mezarları birbirine karışmış, aynı şeyhten, aynı üstattan, aynı hocadan feyiz almış, aynı mektep ve medresede eğitim görmüş Türk ve Kürt halklarının bir sorunu yok, olamaz da.

Sorunu olanlar var. Bir kısım Türklerle bir kısım Kürtlerin sorunu var. Onların kimler olduğunu, hepimiz biliyoruz. Onların, bu topraklardaki hangi süreçlerin ürünü olduğu hepimizin malumu. Ulusçuluk Batılıların icadıydı. Doğu'yu sadece madden sömürgeleştirmediler, manen ve fikren de sömürgeleştirdiler. Ulusçuluk da, işte o düşünsel sömürge araçlarından sadece biriydi.

Kendilerine hayran ettikleri seçkinler aracılığıyla, ulusçuluk tohumunu topraklarımızda ektiler. Kahyaları aracılığıyla yönettikleri ülkelerde hormonlu ve devşirme bir 'aydın' sınıfı türettiler. Kendi değerlerinden kopmuş bu sınıfı, kendi emellerine alet ettiler. Hakim kavmin ulusçuluğu, diğer kavimlerin ulusçuluğunu doğurdu.

Kur'an, İslam peygamberi hz. Musa'yı izleyen İbranilerin Yahudileşme sürecinden söz ederken "buzağı onların kalbine içirildi" cümlesini kullanır. Buzağı, muvahhid İbrani kavmine zorla paganizmi dayatan ve kabul etmeyince soykırım uygulayan Firavun kavminin tanrılarından birini temsil ediyordu. İnek totemi (Hotor), kutsal (!) Apis öküzünün astlarından biriydi. Kur'an "buzağı sevgisi kalplerine içirildi" yerine "buzağı içirildi" demekle, düşmanına aşık olan Yahudileşmiş İbranilerin ne dehşet bir akılsızlık sergilediklerini beyan ediyordu. Cemil Meriç'in "ırzına geçen zorbaya aşık olmak" dediği durum da işte buydu. Beni İsrail peygamberlerinin "Ey İsrail evi! Düşmanının tanrılarına tapıyorsun!" çığlığı Tevrat'taki yerini çoktan almıştı.

Bu topraklardaki ulusçuların başından da, düşmanının tanrılarına tapan İbranilerin başından geçen sürece benzer bir süreç geçmişti. Sorun çıkaran bazı Türklerle bazı Kürtlerin aynı sürecin eseri olduğunu ve benzer bir akılla düşündüklerini dile getirmiştim. Bu aklın ortak paydasının sekülerlik/laisizm olduğunu söylemiştim.

O yazılar üzerine hayli yoğun bir mesaj trafiği yaşadım. Gelen tepkileri ikiye ayırıyorum. 1) Sorun çıkarmayan Türkler ve Kürtlerden gelen olumlu ve olumsuz mesajlar: Bunlar içinde bir tek küfürlü, hakaret içeren, pespaye mesaj yoktu. Katılmayan okurlar bile neden katılmadığını efendi efendi izah etmişlerdi. 2) Sorun çıkaran Türklerle sorun çıkaran Kürtlerden gelen hepsi olumsuz, bir kısmı ise bayağı seviyesiz ve edepsiz mesajlar.

Bu ikinci tür tepkiler, bu konudaki kanaatimi daha bir pekiştirdi: Bakmayın siz bir kısım Türklerle bir kısım Kürtlerin birbirine hasımmış gibi yaptıklarına. Aslında onlar düşman kardeşler. Kafalarının çalışma biçimi aynı. İnanamayacaksınız ama, sövgü ve saldırganlıkta da birbirlerine benziyorlar. Hemen hemen aynı jargonu kullanıyor, aynı 'seviyeyi' paylaşıyorlar.

İster istemez, şunu soruyor insan: Ulusçuluk hastalığı, bulaştığı kimselerde bulunan kendini ifade yeteneğini öldürüyor mu? İki kavmin ulusçuları da kendilerini ifadeden acizler. İki tarafın ulusçuları da anlamaya çalışmak yerine, saldırmayı tercih ediyorlar. Sorun çıkaran Türklerle sorun çıkaran Kürtlerin üslubunu bir görseniz, bu paralelliğe siz de benim gibi şaşar kalırsınız. Ulusçuluk kafa yerine kas geliştirici bir hormonun adı desek, o da değil.

Kesin olan bir şey var: Ulusçuluklar, birbirine düşman gibi görünseler de, birbirini üretiyorlar.


26 Ağustos 2005
Cuma
 
SAMİ HOCAOĞLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED