AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
İhmal edilen bilim politikası

Yıllardan beri zafer kutlamaları yapıyoruz ama 83 yıl önce elde edilen zaferi taçlandıracak; zafer törenlerinde resmi geçit yaptırdığımız ithal teknolojileri sollayacak ve yeni teknolojiler imal edecek zaferi bir türlü kazanamadık. Kendimizi hala resmi geçitlerle ve törenlerle oyalıyoruz. Önemli olan büyük törenler yapmak değil önemli olan büyük işler yapmaktır. Gelişmiş ülkelere bakıyorsunuz adamlar bilim politikaları koymuşlar gelecek yıllarda hangi teknolojiye ağırlık verilmesi gerektiğini belirlemişler, hedefleri tespit etmişler.

İlim adamlarını belirlenen bilim politikası yönünde kanalize etmişler ve yapılan işten ziyade yapılan işin neye yaradığını önemsemişler. Üniversiteler bu yüzden idari olarak bağımsız bırakılmamış bilim politikalarını gerçekleştirmek üzere hükümete bağlı tutulmuş ama ilim adamlarına sonuna kadar akademik özgürlük verilmiş. Zaten önemli olanda akademik özgürlüktür idari özerklik değildir.

Üniversiteler devletin belirlediği bilim politikası istikametinde çalışmalara ağırlık vermişler, laf olsun diye araştırma yapmamışlar, iş olsun diye doktora tezi vermemişler, yapılan her türlü bilimsel araştırma topluma yarar sağlayacak hedeflere matuf olmuş.

Türkiye'de onca Ziraat Fakültemiz varken Türk çiftçisinin mesela domates tohumunu İsrail'den alması çok küçük ama fevkalade önemli bir misaldir!

Devletin geleceğe yönelik bilim politikası olmayınca dış politikası da ekonomi politikası da diğer politikaları da beklenen neticeyi vermiyor. Ve biz ülke olarak 21 yüzyıla maalesef bilim politikası oluşmamış hedeflerini belirlememiş bir ülke olarak girdik. Maalesef yöneticilerimiz "bilimsel alanda uzun vadeli hedefleri amaçlayan öncelikleri ortaya koyan, insan gücünü ve harcamaları şuurlu bir şekilde belirleyen bilim politikası koymamıştır." İlginçtir bu istikamette ilk ciddi adım 1983 yılında Kenan Evren döneminde atılmıştır. 1983 yılında bilim politikamızın ana hatları belirlenmiş uygulayıcı olarak da bir "Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu" oluşturulmuştur. Ne yazık ki bu kurul bir kez toplanmış gerekli yatırım yapılmadığı için atılan o hayırlı adım da akîm kalmıştır.

"Birçok ülkenin bir dış siyaseti, iktisadi siyaseti, bunlara bağlı olarak da bilim/teknik araştırma-geliştirme siyasetleri bulunuyor. Japonya, ABD gibi ülkeler 5-10 yıllık hedef tasarılar seçerler, oraya doğru yoğun bir gidiş olur. En bilineni ABD'de J.F.Kennedy'nin aya gitme hedefiydi. On yıllık süresi bitmeden gerçekleşti. Bundan birçok yan teknik gelişmeler doğdu. Bilgisayarların cipleri küçüldükçe güçlenmesini, yepyeni kişisel bilgisayarların doğuşunu bile bu hedef tasarıya borçluyuz. 1980'lerde Japonlar 10 yıllık bir beşinci nesil çip ve süper bilgisayarları hedef seçmişlerdi, başardılar."(Bilgi Çağında Eğitim ve Üniversite, Prof. Dr. Osman Çakmak, sh.38-39)" Ülkenin bilim politikası oluşunca üniversiteler o istikamette araştırmalar yapıyor, yapılan araştırmalar toplumun ihtiyaçlarıyla bütünleşiyor ve bilimsel araştırmalardan fayda elde ediliyor.

Bizdeki üniversiteler ise maalesef yönetim ile yardımlaşmak ve ülkeye yararlı sonuçlar elde edilecek araştırmalara ağırlık verecekleri yerde hükümetle cedelleşmeyi marifet sayan son derece yanlış bir istikamette seyretmektedir. Bu nedenle de YÖK yasasının bütünüyle ülke/millet yararını ve bilimselliği öne çıkaracak şekilde acilen ıslah edilmesi gerekmektedir.

Bilim politikası konusunda TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Kütahya Milletvekili aziz dostum Dr. Soner Aksoy'un değerli çalışmalar yaptığının burada altını çizmem gerekir. Evet bu konuda yazılacak ve söylenecek çok şey var, bugünlük bu kadarla yetinelim. Ve şunu da belirtelim ki, aradan 22 sene geçtikten sonra 59. hükümet de bilim politikasının önemini kavrayarak konuyla ilgilenmeye başlamıştır.

Geçen hafta gazetelere yansıyan şu haber sevindiriciydi: "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve bazı bakanlara, bilim ve teknoloji politikaları konusunda brifing verildi. Başbakanlık Merkez Bina'daki brifing, yaklaşık iki buçuk saat sürdü. Edinilen bilgiye göre, TÜBİTAK Başkan Vekili Nükhet Yetiş; Başbakan Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Devlet Bakanı Beşir Atalay, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer ve DPT Müsteşarı Ahmet Tıktık'ın katıldığı toplantıda, bilim ve teknoloji politikaları konusunda sunum yaptı."


31 Ağustos 2005
Çarşamba
 
Resul Tosun
RESUL TOSUN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED