|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| A K T Ü E L | 22 ARALIK 2005 PERŞEMBE | ||
|
|
Şıklık teşhirle değil elbiseyle gösterilir
Fransa'da stilistlik eğitimi alan Ayşe Atlı Kaslıoğlu, tasarımlarını İstanbul'da diktirip Strasbourg'daki Fransızları giydiren genç bir modacı. Kot kumaş üzerine yaptığı tasarımlarla dikkatleri üzerine çeken Kaslıoğlu'nun Fransa'daki butiği, klasik giyimlilerden hip hopcu gençlere kadar pek çok kişinin ortak adresi olmuş. Ancak geçtiğimiz yaz evlenip İstanbul'a yerleşince butiğini kapatmak zorunda kaldığını söyleyen Kaslıoğlu, şimdi İstanbul'da Türk gençleri için özgün tasarımlar yapmaya hazırlanıyor. ÇIPLAKLIK MODA DEĞİL "Benim için giyimde önemli olan vücudun teşhir edilmesi değil, giysinin güzelliğinin gösterilmesidir" diyen genç modacı hiçbir zaman uçuk tasarımlar yapan modacıları kendine yakın bulmamış. Türkiye'de en çok Cemil İpekçi ve Arzu Kaprol'u beğendiğini söyleyen "Bayan Kot"un dünyadaki tercihi ise Kenzo. Ayşe Atlı Kaslıoğlu bu üç modacıyı neden kendine yakın hissetiğini ise şu sözlerle açıklıyor. "Bu üç modacının ortak tarafı kıyafetlerinde kadının ruhunu yansıtan tarzlar çalışmaları. Kenzo'nun kıyafetlerinde kullandığı kuş ve çiçek motifleri tamamen kadının ruhunu kıyafetlerde estirir. Yine Cemil İpekçi'nin kıyafetlerinde de ilk bakışta bu kadınsılığı görürüz. Aynı zamanda Cemil İpekçi Osmanlı ruhunu bu kadınsılıkla birleştirir. Arzu Kaprol ise kıyafetlerinde modern çizgiyi çok güzel kullanır. Özellikle kot çalışır ve hatlar ve kıyafetlerin kesimlerini çok güzel olarak modellerine yansıtır." Fransa'da kısa sürede farklı zevklerde geniş bir müşteri profili yakalayan Kaslıoğlu, mini etek isteyen müşterisini de hip hopcu genci de geri çevrimeyip onları giydirmiş. Butiğine gelen Fransız müşterileriyle geçen diyaloglarını Kaslıoğlu şöyle aktarıyor: "Başörtülü olduğum için müşterilerim zaman zaman dini konularda ve kendimle ilgili merak ettikleri soruları yöneltiyorlardı ve ben de o zaman kendimden bahsediyordum. Daha çok örtünme felsefem merak ediliyordu. Benim için giyimde önemli olan vücudun teşhir edilmesi değil, giysinin güzelliğinin gösterilmesidir diye fikirlerimi açıklıyordum. Onlara İslam'daki örtünün mahiyetinden ve belirli prensiplerimden bahsediyordum onlar da bana saygı duyduklarını söylüyorlardı" Kalıpları aşarken çizgi korunabilir Başörtülü gençleri İstanbul'da çok daha şık bulduğunu söyleyen Ayşe Atlı Kaslıoğlu, tesettür giyimde bazı kalıpların kırılmasından yana. Fransa'da yaşayan Müslümanların giyim tarzlarının birbirinin kopyası olduğu söyleyen Kaslıoğlu, İstanbul'daki gençleri bu açıdan yine de farklı buluyor: "Semtlere göre örtülüler birbirinden çok farklı. Mesela Taksim'de Fatih'te, Yeşilköy'de ya da Bakırköy'de gördüğümüz örtülülerin giyim tarzları birbirinden farklı. Renkler, modeller birbirinden değişik." Başörtülü birinin vakur tavrını şıklığıyla tamamlayarak kapalı kapıları açabileceğine inanan Kaslıoğlu, buna örnek olarak Fransa'da yaşadığı bir olayı anlatıyor: "Butiğimin önünden geçen ama içeride başörtülü olarak beni gördüğünü için giremeyen Fransızlar oldu. Daha sonra cesaretlerini toplayıp gelenler gördükleri yakın ilgi ve tasarladığım kıyafetleri görünce beni çok sevdiler"
|
![]()
|
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |