|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 22 ARALIK 2005 PERŞEMBE | ||
|
|
Haberi gazeteden verelim: Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), hükümeti topa tuttu. Derneğin Yüksek İstişare Konseyi'nin (YİK) Ankara toplantısı; İmam Hatiplilerin üniversiteye girişlerinin kolaylaştırılmasından üniversitede türban ısrarına, Prof. Dr. Yücel Aşkın ve Orhan Pamuk'un tartışılan yargılanmalarından AB sürecindeki yavaşlamaya, seçim barajlarının düşürülmesinden yolsuzlukla mücadeleye kadar hükümete yöneltilen bir dizi eleştiriye sahne oldu. Bu bir işadamları derneği... Benzerlerinden farklı bir işadamları derneği... Bir kere, kendisinde siyasi güç vehmediyor ve bunu kullanacak alanlar (fırsatlar) yaratıyor. "Sivil toplum ihtiyacı"na göre kurulmadığı için de, son derece manipülatif. (Bu "sivil toplum ihtiyacı" meselesine uygun bir zamanda dönelim.) Tabii, "vehmediyor" lafın gelişi, son derece güçlü bir dernek. Üstelik, insanda, çoğu zaman, "kötüye kullanılıyormuş" duygusu uyandıran bir güç bu... Mesela, 70'li yılların sonunda, basın ilanlarıyla, TBMM'den çıkan meşru hükümeti düşürmüşlerdi. Bir tarihte de, 28 Şubat yaptırımlarına mehaz teşkil eden bir "eğitim raporu" hazırlamış, bazı meslek liselerinin "ülke güvenliği açısından tehdit oluşturduğunu" öne sürmüşlerdi. O raporun hazırlanması emrini veren şahsın (Cem Boyner'in) sonradan politikaya heveslendiğini, parti kurduğunu, etrafına topladığı iyi niyetli aydınların desteğine rağmen daha seçimlere girmeden boyunun ölçüsünü aldığını hatırlatmaya gerek var mı? Başka marifetleri de var ama, yerimiz kifayet etmeyecek... Parlamento dengeleri üzerinde oynamak, Kemal Derviş'i DSP Genel Başkanlığı'na hazırlamak, "ikinci tezkere oylaması" öncesinde parlamentoya baskı yapmak gibi... Dernek eğitim-öğretim meselelerini ve "özgürlükleri" dert edinmiş görünüyor. Orhan Pamuk ve Yücel Aşkın'a sahip çıkıyor, iyi de yapıyor, ama "üniversitede türban ısrarı"nı ve meslek lisesi mezunlarının üniversiteye girişlerini kolaylaştıran yönetmeliği "kabul edilemez" buluyor. Düşünebiliyor musunuz, "sivil toplum ihtiyacı"ndan kaynaklanan/kaynaklanması gereken bir sivil toplum örgütü, "özgürlüklerde ısrarı" ve bir haksızlığın telafisini kabul edilemez buluyor! Meslek okulları konusundaki hassasiyeti anlıyoruz. Çünkü işin içinde İmam Hatip'ler var; birçoğu bu okulların "müfredat dışı" eğitim yaptığını ve belli bir din düşüncesine "mensuplar" yetiştirdiğini sanıyor. Bir haksızlığın telafisini "kabul edilemez" bulan mahut örgüt de böyle sanıyor. Daha doğrusu, böyle görmek istiyor. Bakalım, kendileri hangi "din düşüncesi"nin okullarında yetişmişler! Derneğin bir önceki başkanı, Fransız Saint Josef Lisesi mezunuydu. Yenisinin hangi yabancı liseyi bitirdiğini bilmiyorum. Ama yardımcısı Tarsus Amerikan Koleji, bir diğer yardımcısı Özel Saint George Avusturya Koleji mezunu. Tabii aralarında, eğitimini İsviçre, Amerika, İngiltere ve Fransa'daki "din okulları"nda tamamlayanlar da var. Elbette kimseyi itham etmiyorum... Sadece "Tevhid-i Tedrisat" diye tutturanların, niçin "yabancı okullar" konusunda aynı hassasiyeti göstermediklerini soruyorum! Bir de tabii şu husus var: Kendisinde hükümeti topa tutma hakkı gören, parlamentoya hedef ve istikamet dayatan bu işadamları derneğinin başka işi yok mu?
|
![]()
| ||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |