T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 29 ARALIK 2005 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Davut DURSUN

Karma sistem çözüm olabilir...

Seçim sistemiyle ilgili tartışmalar beni her zaman 1983'e götürür. 1982 Kasım'ında halkoyuna sunulan anayasanın büyük çoğunlukla kabul edilip yürürlüğe girmesinden sonra ülkenin yeniden demokrasiye geçiş süreci işlemekteydi. Siyasi hayatı düzenleme noktasında Anayasa'dan sonra en önemli kanunlar olan Siyasi Partiler ile Seçim Yasalarının yapılması gündeme gelmişti.

Anayasa'yı yapan Danışma Meclisi, 1983 yılının başından itibaren Siyasi Partiler ile Seçim Yasaları üzerinde çalışmaya başlamıştı. Bu çerçevede kısmi bir tartışma da yürütülmekteydi. Özellikle üniversitelerde seçim ve siyasi partiler konusunda ölçülü bir tartışma vardı.

Bu sırada doktora öğrenimini sürdürdüğüm İstanbul Üniversitesi'ndeki tartışmalı derslerimizden biri de Türkiye'nin siyasi hayatı ve yeniden yapılanma süreci idi. İki sömestre devam eden dersimizin en önemli konusunu seçim sistemi tartışmaları oluşturmaktaydı. Türkiye seçim sistemleri konusunda bir arayış içerisindeydi ve biz de bunu anlamaya ve katkıda bulunmaya çalışıyorduk.

O tartışmada benim tercihim düşük barajlı nispi temsil sistemi olmuştur. Bizim tarih tecrübemizde "adalet"in özel bir öneme sahip olduğundan hareketle önceliğin "adalet" olması gerektiğini düşünüyordum. Ülkenin yönetilebilmesinde "istikrar" önemliydi, ancak "adalet"in gözetilmediği bir "istikrar"ın ciddi sorunlara yol açacağına inanıyordum.

Neticede o günün kanun koyucuları tercihlerini yüksek barajlı nispi temsil sisteminden yana yaptılar. Yüzde onluk ülke barajının yanında bölge barajlarıyla tahkim edilen bir nispi temsil sistemini yasalaştırdılar. Amaç mümkün olduğu kadar az siyasi partinin Meclis'te olduğu bir sistemdi.

O günlerde kamuoyunda ve ülkeyi yönetenlerde "iki buçuk parti" sözcüğü telaffuz edilmekteydi. Buna göre ülkede biri solda, biri sağda iki güçlü parti ile bir de küçük parti olacaktı.

Yüksek barajlı nispi temsil sisteminin uygulandığı 1983'ten bu yana "yönetimde istikrar"ın sağlanmasında sorunlar var. Seksenli yıllarda nispeten sağlanmışsa da doksanlı yıllarda bu mümkün olmamıştır. Doksanlarda Türkiye, yetmişli yılları hatırlatırcasına koalisyonlara teslim olmuştur. Seçime katılan siyasi parti sayısında adeta bir patlama yaşanmış ve 1999 seçimlerinde bu sayı yirmi bire kadar yükselmiştir. Seçim sisteminde herhangi bir değişikliğe gidilmemişken 2002 seçimlerinde sadece iki siyasi parti Meclis'te temsil edilmiştir.

Yaşananlar tek başına seçim sisteminin "istikrar" unsuru olamayacağını göstermektedir. Toplumsal yapıdaki diğer gelişmelerle birlikte değerlendirmek gerekiyor. Yüksek barajların sağladığı sınırlı "istikrar"ın ülke için ne kadar önemli olduğu ortadadır. Ancak bunun aynı zamanda ciddi bir meşruiyet, katılım ve temsil sorununa yol açtığı da görmezlikten gelinemez. Toplumun nerede ise yarısının Meclis'te temsil edilememesinin sebep olduğu bir temsil sorunu önümüzdedir. Hukuki olarak ortada bir "meşruiyet" sorunu yoksa da toplumsal ve siyasal bakımdan temsil noksanlığının yarattığı bir "meşruiyet" sorununun varlığı özellikle bunalım dönemlerinde öne çıkmaktadır.

Türk siyasetinin bir yandan "istikrar" unsurunu koruyarak ve diğer yandan da temsil probleminin yarattığı "adalet"siz durumu izale edecek bir çözümü bulması gerekmektedir. Bunun için çoğunluk sistemi ile nispi temsil sisteminin karması diyebileceğimiz bir sistemin düşünülmesi gerekiyor. Milletvekillerinin bir kısmının barajlı nispi temsille, bir kısmının ise ülkenin tek seçim bölgesi olarak kabul edildiği ve tüm oyların birlikte değerlendirildiği tam nispi temsille belirlenmesi bir çözüm olabilir.

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi