|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 29 ARALIK 2005 PERŞEMBE | ||
|
|
Sonunda "ifade özgürlüğü ayıbı"nda dünyada bir ilke daha imza attık. AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk hakkında, Hukukçular Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ülkücü Avukat Kemal Kerinçsiz ile 2 kişinin yaptığı suç duyurusu üzerine Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Günlerdir Orhan Pamuk ve Hırand Dink'le ilgili davaların sıkıntıları ile uğraşırken, sıkıntılarımıza bir de Lagendijk soruşturması eklendi. Farzedelim ki, Yargıtay'ın kararından sonra Adalet Bakanı Cemil Çiçek izin vermedi ve Pamuk davası düştü. Ancak bu nihai olarak, sorunun çözüldüğü anlamınagelmiyor. Lajendijk hakkında başlatılan soruşturma da gösterdi ki, bu 301. madde başımıza daha çok işler açacak. Çünkü "Avrupa karşıtları"nın durmaya hiç niyeti yok. Gerektiğinde "kafa kol kırarak" bile olsa, insanların düşüncelerini özgürce ifade etmelerinin önüne geçmeyi "vatan-millet" görevi olarak algılayan "şovenist" gruplar ve "Kızıl Elma cephesi", Türkiye'nin "Avrupa Birliği rotası"nı provoke etmekte kararlı. Şimdi gelin 'aşırı milliyetçi' avukatların şikayet dilekçesindeki, "Şüpheli adeta bir mütareke komiseri gibi davranarak, kendisini Türk yasalarının üzerinde ve dokunulmazlık kapsamında görerek, Türk ordusuna, Türk yargısına hakarette bulunarak aşağılama cüretini nereden almaktadır" sözlerine dikkatle bakalım. Bu nedir Allahaşkına... Haydi diyelim ki, Türk vatandaşlarına gerektiğinde kafalarını kırarak 'vatanseverlik' enjekte ediyoruz da, Allah'ın Avrupalısına bu vatanseverliği nasıl enjekte edeceğiz... Ne yalan söyliyeyim, ben Lajendijk'i mahkemeye ispiyonlayanların nasıl bir ruh hali içinde olduklarını çok merak ediyorum doğrusu... Neden mesela, bir Avrupa Parlamentosu milletvekilinin "Vatan-Millet-Sakarya" aşkına yargılanmasını isterler? Şimdi Lajendijk yargılanırsa, "vatan-millet" kurtulmuş mu olacak? Çok açık ki, Türkiye'nin Avrupa Birliği rotasını mayınlamak isteyen "şovenist" gruplar, toplumun "Milli duyguları"nı köpürterek hem AK Parti iktidarına, hem de Türkiye'nin gelecek umutlarına karşı bir savaş başlatmış bulunuyorlar. Nitekim, Yeni Şafak'ın Brüksel muhabiri Berivan Oruçoğlu'na konuşan Avrupa Parlamentosu milletvekili Lajendijk, "Soruşturma açılması benim için sürpriz olmadı. Dava açılmasını beklemiyorum. Bu dava Avrupa'daki Türkiye karşıtlarının elini güçlendirecek. Ama benim Türkiye'ye desteğim sürecek" diyerek şovenist grupların provokasyonlarına dikkat çekti. Ne hikmetse, bu şovenist vatanseverler, Avrupa'daki "Türkiye karşıtları"nı değil, özellikle "Türkiye dostları"nı ispiyonluyorlar, burası çok önemli. Çünkü onlar da aynen, Avrupa'daki "Türkiye karşıtları" gibi Türkiye'nin özgür, demokratik bir ülke olmasını değil, kapılarını dünyaya kapatmış "otokratik" bir ülke olmasını istiyorlar. İşte tam da bu yüzden, siyasi iktidar öncelikle 301. maddeyi değiştirerek, Türkiye'nin "demokratikleşme perspektifi"ni sabote etmek için pusuda bekleyenlerin heveslerini kursaklarında bırakmalıdır.
|
![]()
| ||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |