T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
P O L İ T İ K A 29 ARALIK 2005 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Artık Avrupa vatandaşıyız

Başbakan Erdoğan, AB ile müzakerelerin başlamasıyla tam üyelik için saatin geriye doğru saymaya başladığını belirterek, "Her vatandaşımız adı henüz konmamış olsa da artık Avrupa vatandaşıdır" dedi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, üyelik müzakerelerinin başlaması ile Türkiye'nin zaten AB'ye girdiğini belirterek, "Saatimiz geri saymaya başlamıştır, eninde sonunda bu iş gerçekleşecektir. Avrupa artık bizim için 'öteki' değildir. Her vatandaşımız, adı henüz konmamış olsa da artık bir Avrupa vatandaşıdır" dedi.

Başbakan Erdoğan, Başbakanlık AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı'nın, Dedeman Oteli'nde düzenlediği, 'Avrupa'da Hareketlilik Bilinci Toplantısı'nda, insanların kalbini devletlerin değil, insanların kazanacağını söyledi. Avrupa'nın, Türkiye'ye 3-4 saatlik mesafede olmasına rağmen, Türkiye'nin doğru tanınmadığını kaydeden Erdoğan, "Bizi olduğumuz gibi tanımıyorlar, çok faklı tanıyorlar, medya kalelerinden tanıyorlar" dedi.

Türkiye açısından bu programların en büyük faydasının eğitim kalitesini arttırmak olacağını söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Eğitimcisi, öğrencisi, yöneticisi, okulu ve üniversitesiyle bütün eğitim camiasının harekete geçmesini istiyorum. Düşünmesi, fikir üretmesi, Avrupalı meslektaşlarıyla iletişim kurması, proje oluşturması: Bütün bunları gerçekleştirmek için gerekli olan para, hem de karşılıksız olarak bizde... Maddi imkansızlıkları da artık mazeret olarak kabul etmiyoruz. Vakit artık çalışma vaktidir, yapılacak çok iş var."

EN AZ İKİ YABANCI DİL

Avrupa'daki eğitim sisteminde üniversite sonuna kadar en az iki yabancı dilin öğrenilmesinin zorunlu olduğunu hatırlatan Erdoğan, Türkiye'de de bu yönde adımlar atılacağını bildirdi. Erdoğan, yeni müfredatın başlatılacağını ve küçük yaşlarda öğrencilerin yabancı dil öğrenmek için adım atacaklarını ifade etti. "Bu saatten sonra bizde küresel rekabette Avrupa ile aynı trende bulunuyoruz" diyen Erdoğan, şunları söyledi:

"Kendine güvenen insanlardan oluşan, kendine güvenen bir ülke olma yolunda hızla ilerliyoruz. 15 milyon gencimizi de aynı motivasyon ile yetiştirmeliyiz. Çünkü onlar 20 yıl sonrasının Avrupa Parlamentosu'nun milletvekilleri olacaklardır. Avrupa Komisyonu bürokratları olacaklardır. En önemlisi değişen Avrupa'nın vatandaşları olacaklardır."

AB'YE ZATEN GİRDİK

AB sürecinde gelinen nokta hakkında bilgi veren Erdoğan, tam üyelik müzakerelerinin başlamasından sonra katılım sürecine girildiğini söyledi. Erdoğan şunları söyledi:

"Müzakerelerin başlaması ile Türkiye zaten AB'ye girmiştir. Saatimiz geri saymaya başlamıştır, eninde sonunda bu iş gerçekleşecektir. Bizim asıl meselemiz, AB'nin de temelini oluşturan fikri hür ve vicdanı hür bir topluma ulaşabilmek için müzakere sürecinin gerektirdiği reformları ve yapısal dönüşümleri bir an önce tamamlamaktır. AB ile müzakereler, kamuoyu tarafından bugüne kadar ne yazık ki, 'öteki' ve 'bizler' kalıbı çerçevesinde ele alınmıştır."

ÖTEKİ DEĞİL

Türk kamuoyunun henüz AB kavramını kendi içinde tecrübe etme fırsatı olmadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şimdi ise bu konuyu bütün boyutları ile konuşmanın zamanı gelmiştir. Her şeyden önce, her ne kadar karşılıklı müzakereler henüz tamamlanmamış olsa da şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, Avrupa artık bizim için 'öteki' değildir. Her vatandaşımız, adı henüz konmamış olsa da artık bir Avrupa vatandaşıdır. Müzakereler tamamlandığında, her Türk vatandaşının Avrupa'nın ortak geleceği üzerinde görüş belirtme hakkı olacaktır.

ÇOK GÜÇLÜ SES

Avrupa'daki en kuvvetli kamuoylarından biri de bu 72 milyonluk, inanıyorum ki, üyelik gerçekleştiğinde 80 milyonluk nüfusu olan bir Türk kamuoyu teşkil edecektir. Ve bu çok güçlü bir ses olacaktır. "

  • HABER MERKEZİ / ANKARA

    Yeter ki boş polemikleri bırakalım

    Başbakan Erdoğan, teşebbüs hürriyetinin önündeki engelleri birer birer kaldırdıklarını anlatarak, "Bir de fikri ya da entelektüel teşebbüs vardır. Bilgiyi de üretmemiz gerekmektedir. Hükümet olarak, düşünce özgürlüğünün ve üretme özgürlüğünün önündeki her türlü engeli kaldırmaya kararlıyız" dedi. Dünyanın inanılmaz bir dinamizm içinde hareket ederken, Türkiye'nin korkularına kapılarak içine kapanamayacağını dile getiren Erdoğan, "Daha önce insanlığa çok önemli katkılarda bulunduk. Bundan sonra da bunu yapacak zenginliğe sahibiz. Ancak, bunu başarmak için kendi içimizde yaşadığımız lüzumsuz tartışmaları, boş polemikleri bir kenara bırakmamız gerekiyor" dedi.

    Geri dön   Yazdır   Yukarı


  • ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar
    Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
    Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi