|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| P O L İ T İ K A | 29 ARALIK 2005 PERŞEMBE | ||
|
|
Artık Avrupa vatandaşıyız
Başbakan Erdoğan, AB ile müzakerelerin başlamasıyla tam üyelik için saatin geriye doğru saymaya başladığını belirterek, "Her vatandaşımız adı henüz konmamış olsa da artık Avrupa vatandaşıdır" dedi
Başbakan Erdoğan, Başbakanlık AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı'nın, Dedeman Oteli'nde düzenlediği, 'Avrupa'da Hareketlilik Bilinci Toplantısı'nda, insanların kalbini devletlerin değil, insanların kazanacağını söyledi. Avrupa'nın, Türkiye'ye 3-4 saatlik mesafede olmasına rağmen, Türkiye'nin doğru tanınmadığını kaydeden Erdoğan, "Bizi olduğumuz gibi tanımıyorlar, çok faklı tanıyorlar, medya kalelerinden tanıyorlar" dedi. Türkiye açısından bu programların en büyük faydasının eğitim kalitesini arttırmak olacağını söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu: "Eğitimcisi, öğrencisi, yöneticisi, okulu ve üniversitesiyle bütün eğitim camiasının harekete geçmesini istiyorum. Düşünmesi, fikir üretmesi, Avrupalı meslektaşlarıyla iletişim kurması, proje oluşturması: Bütün bunları gerçekleştirmek için gerekli olan para, hem de karşılıksız olarak bizde... Maddi imkansızlıkları da artık mazeret olarak kabul etmiyoruz. Vakit artık çalışma vaktidir, yapılacak çok iş var." EN AZ İKİ YABANCI DİL Avrupa'daki eğitim sisteminde üniversite sonuna kadar en az iki yabancı dilin öğrenilmesinin zorunlu olduğunu hatırlatan Erdoğan, Türkiye'de de bu yönde adımlar atılacağını bildirdi. Erdoğan, yeni müfredatın başlatılacağını ve küçük yaşlarda öğrencilerin yabancı dil öğrenmek için adım atacaklarını ifade etti. "Bu saatten sonra bizde küresel rekabette Avrupa ile aynı trende bulunuyoruz" diyen Erdoğan, şunları söyledi: "Kendine güvenen insanlardan oluşan, kendine güvenen bir ülke olma yolunda hızla ilerliyoruz. 15 milyon gencimizi de aynı motivasyon ile yetiştirmeliyiz. Çünkü onlar 20 yıl sonrasının Avrupa Parlamentosu'nun milletvekilleri olacaklardır. Avrupa Komisyonu bürokratları olacaklardır. En önemlisi değişen Avrupa'nın vatandaşları olacaklardır." AB'YE ZATEN GİRDİK AB sürecinde gelinen nokta hakkında bilgi veren Erdoğan, tam üyelik müzakerelerinin başlamasından sonra katılım sürecine girildiğini söyledi. Erdoğan şunları söyledi: "Müzakerelerin başlaması ile Türkiye zaten AB'ye girmiştir. Saatimiz geri saymaya başlamıştır, eninde sonunda bu iş gerçekleşecektir. Bizim asıl meselemiz, AB'nin de temelini oluşturan fikri hür ve vicdanı hür bir topluma ulaşabilmek için müzakere sürecinin gerektirdiği reformları ve yapısal dönüşümleri bir an önce tamamlamaktır. AB ile müzakereler, kamuoyu tarafından bugüne kadar ne yazık ki, 'öteki' ve 'bizler' kalıbı çerçevesinde ele alınmıştır." ÖTEKİ DEĞİL Türk kamuoyunun henüz AB kavramını kendi içinde tecrübe etme fırsatı olmadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Şimdi ise bu konuyu bütün boyutları ile konuşmanın zamanı gelmiştir. Her şeyden önce, her ne kadar karşılıklı müzakereler henüz tamamlanmamış olsa da şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, Avrupa artık bizim için 'öteki' değildir. Her vatandaşımız, adı henüz konmamış olsa da artık bir Avrupa vatandaşıdır. Müzakereler tamamlandığında, her Türk vatandaşının Avrupa'nın ortak geleceği üzerinde görüş belirtme hakkı olacaktır. ÇOK GÜÇLÜ SES Avrupa'daki en kuvvetli kamuoylarından biri de bu 72 milyonluk, inanıyorum ki, üyelik gerçekleştiğinde 80 milyonluk nüfusu olan bir Türk kamuoyu teşkil edecektir. Ve bu çok güçlü bir ses olacaktır. " Yeter ki boş polemikleri bırakalım Başbakan Erdoğan, teşebbüs hürriyetinin önündeki engelleri birer birer kaldırdıklarını anlatarak, "Bir de fikri ya da entelektüel teşebbüs vardır. Bilgiyi de üretmemiz gerekmektedir. Hükümet olarak, düşünce özgürlüğünün ve üretme özgürlüğünün önündeki her türlü engeli kaldırmaya kararlıyız" dedi. Dünyanın inanılmaz bir dinamizm içinde hareket ederken, Türkiye'nin korkularına kapılarak içine kapanamayacağını dile getiren Erdoğan, "Daha önce insanlığa çok önemli katkılarda bulunduk. Bundan sonra da bunu yapacak zenginliğe sahibiz. Ancak, bunu başarmak için kendi içimizde yaşadığımız lüzumsuz tartışmaları, boş polemikleri bir kenara bırakmamız gerekiyor" dedi.
|
|
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Kültür |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |