|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 29 ARALIK 2005 PERŞEMBE | ||
|
|
Yasaların bir lafızları olduğu gibi, bir de onların ruhu vardır. Medenî Kanun'un: "Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır." biçiminde ifade edilen hükmü (m.1), onun ruhuna atıfta bulunmaktadır. Eski ifadesinde bu hüküm "lafzıyla ve ruhuyla" biçiminde dile getiriliyordu. Medenî Kanun'da ifade edilen bu fikir, aslında öteki yasaları da içine alacak ölçüde kapsamlı bir ilkeyi dile getirmektedir. Her ne kadar Ceza Kanunu'nda, yargıcın yasanın lafzıyla bağlı olduğu hususu özellikle vurgulanıyor olsa bile, her yasanın lafzını aşan bir de ruhu (özü) varbulunmaktadır. Yargıçlar, kendiliğinden de olsa, yasanın ruhunu (özünü) göz önünde bulundururlar. Ancak yasanın özünün ne yönde anlaşılabileceği hususu, bir ölçüde (veya büyük ölçüde), bir yandan siyasal ve toplumsal konjonktürün isterleriyle, bir yandan da yargıcın demokratik ve özgürlükçü tutumunun gerektirdiği eğilimle belirlenir. Eski TCK'nın 163. maddesi unutulmuş olamaz. Yasanın o maddesinin öngördüğü hükme göre mahkûm olan yurttaşların sayısını ben bilemem. O hükmün kaldırılması için uzun uğraşlar verildi. O hüküm "devletin temel düzenini dinî esasa dayandırmak" isteyenleri cezalandırıyordu. Sonunda o hüküm kaldırıldı. Ancak bu kez, onun yerine zorlamayla da olsa, aynı yasanın 312. maddesi uygulamaya konuldu. Aslında, bu hüküm, kanun koyucunun maksadını aşan bir genişlikte uygulanmaya başlandı. Daha da ilginci şudur: eski TCK bazı hükümleriyle "cemiyetin muhtelif sınıfları"na atıfta bulunmakta idi. Bu kanunun aslı İtalyanca'dır ve İtalya'nın toplumsal şartlarını göz önünde bulundurmaktadır. Dolayısıyla yasada geçen "cemiyetin muhtelif sınıfları" ibaresinin bu ülkede hangi gerçekliğe tekabül ettiği de belli değildir. Sınıflı toplum, Avrupa ülkelerinin gerçeğidir. Bütün bu ayrıntı gibi duran gerçekliklerin ve mülahazaların, uygulamada ne denli önemli olduğu geçirilmiş olan deneylerle sabittir. İmdi, şunu vurgulamak istiyorum: yasanın lafzı (sözü) ne olursa olsun, onun özü de bir o kadar önemlidir. Ve daha da önemlisi, o yasayı uygulayacak olan yargıcın ve savcının zihniyetidir. R. Tayip Erdoğan, vaktiyle söylediği şiirden dolayı, başka bir yargıç tarafından yargılansaydı, belki de hüküm giymeyecekti. Dahası, başka bir savcı, belki de o hükmün uygulanması zımnında talepte bile bulunmayacaktı. Sonuçta, her şeyin, yürürlükte olan ve mahkemenin benimsediği zihniyetle kaim olduğu/olacağı ortaya çıkmaktadır. Bu itibarla, şimdiki TCK'nın bazı maddelerinin (örneğin m. 301, 305) kaldırılması teklifinin uygulamada ne ölçüde işe yarayacağını şimdiden kestirmek kolay değildir. Çünkü son tahlilde öne çıkan faktörün ülkede egemen olan genel zihniyet olduğu anlaşılmaktadır. Buna rağmen sözü geçen hükümlerin kaldırılması, uygulayıcıları belli konularda uyanık olmaya zorlayacaktır.
Not: Geçtiğimiz Pazar günü (25.12.2005), Radikal gazetesindeki sütununda, bizim, burada yayınlanan "Nasrettin Hoca Noel Baba Olur mu?" (22.12.2005) başlıklı yazımıza değinen değerli yazar Haluk Şahin'e gönderdiğim mektubun ilgili kısmını bu sütunun okurlarıyla paylaşma gereğini duydum, işte mektubun o cümleleri: "Bizde, Tanzimat arifesinden başlayarak Batı menşeli kavramları İslâmî kaynaklar referans gösterilerek içselleştirme çabasının onulmaz kafa karışıklıklarına yol açtığını biliyoruz, görüyoruz. Halen kullanmakta olduğumuz hemen bütün felsefi ve siyasal terimlerin aynı kafa karışıklığının adesesinden geçirilerek algılanmaya çalışılmasının, bizim reel ve aktüel siyasal ve düşünsel yaşantımızı etkisi altında bıraktığını hatırlatmak bile, size duyduğum saygı yönünden edebi aşar. Ben, yazımda belki ifade etmekte acze düşmüş olabilirim, basitçe şunu vurgulamak istedim: Noel Baba'yı şirin göstermek isteyenler niçin Nasrettin Hoca'nın üzerinden ona puan kazandırmak istiyor?" Teşekkür: Geçtiğimiz hafta sonu, bir sohbet toplantısı münasebetiyle bizi Çorum'da misafir eden Çağrı Vakfı ve Çağrı Radyo yöneticisi Murat Erdem ve arkadaşlarına gösterdikleri sıcak ilgi dolayısıyla teşekkürlerimi sunuyorum.
|
![]()
| ||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |