T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
K Ü L T Ü R - S A N A T 22 ARALIK 2005 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

İpekçi suikastinde 'DESİSE'

Komplo romanları dizisine bir yenisi daha eklendi. 1980 öncesinde Bursa Ülkü Ocakları Başkanlığı yapan ve 10 yıl kadar hapis yatan M. Metin Kaplan, 'Desise' ismini verdiği yeni romanında CIA'nın tertiplediğini öne sürdüğü Abdi İpekçi suikastini anlattı

Matruşka ve Corps adlı romanlarıyla gündeme gelen M. Metin Kaplan bu kez de Abdi İpekçi suikastini romanlaştırdı. 'Desise' isimli yeni romanında, İpekçi suikastinin perde arkasını anlatan Kaplan, CIA'nın Türkiye'deki örtülü eylemlerine ışık tutuyor. 1980 öncesinde Bursa Ülkü Ocakları Başkanlığı yapmış ve 10 yıl kadar hapis yatmış olan Kaplan, Desise'de 1950'lerde Hüseyin Üzmez tarafından gerçekleştirilen Ahmet Emin Yalman suikastinin yanı sıra 1980 öncesinde Ankara/Bahçelievler'de öldürülen 7 TİP'li genç olayını, Kahramamaraş ve Çorum Olayları'nı da ele alıyor. Yazar'ın anlattığı bir diğer tarihsel olay ise son yılların moda konularından Sabataycılık ve Sabatay Sevi.

GİRİFT İLİŞKİLER

Romanın ana kahramanı Abdi İpekçi suikastini soruşturan MİT görevlisi Metehan Güleryüz'dür. Emniyet Müfettişi Metin Günyol adıyla hareket eden Güleryüz suikastin ilmiklerini birer birer çözerken inanılmaz gerçeklerle yüzyüze gelir. Örneğin ÜGD Genel Başkan Yardımcısı Abdurrahman Çatal, MİT'le ilişkilidir. Bahçelievler katliamı, Ülkü Ocakları Başkanı Mümin Yazar'ın bilgisi dışında gerçekleştirilmiştir. Çatal, soyadından da anlaşıldığı gibi girift ilişkiler ağının göbeğindedir. Çatal, CIA ile ilişkili olduğu iddia edilen Boşnak kökenli iş adamı Mustafa Sancak'la yakındır. Hem Sancak, hem CIA ajanı Frank Tepril hem de Abdurrahman Çatal aynı karededir. Üç isim sık sık bir araya gelmektedir. MİT görevlisi Güleryüz, suikasti araştırdıkça, kendisinden başka herkesin doğru adresi bildiğini anlayarak şöyle der: Benden başka herkes herşeyi biliyor. Öyle ise ben neyi araştırıyorum? Neden araştırıyorum? Niçin araştırıyorum? Yoksa, beni yem olarak mı attılar, ecinnilerin önüne?"

SUİKASTI CIA TERTİPLEMİŞ

Güleryüz, İpekçi suikastinin düğümlerini birbir çözdüğüne inanır. Ona göre Abdi İpekçi'yi Mahmut Ahmet Ağaç, Okan Çelebi ve Abdurrahman Çatal, CIA'nın isteği üzerine öldürmüşlerdir. Mustafa Sancak ise aracılık yapmıştır. "CIA neden İpekçi'yi öldürttü?" sorusuna cevap arayan Güleryüz, bunun da cevabını bulur kendince. Buna göre İpekçi, CIA ajanı Paul Henze'nin Türkiye'nin ABD'ye uyguladığı ambargoyu kaldırması için Başbakan Ecevit'i ikna etmesi teklifini geri çevirmiştir. Öte yandan ABD, Türkiye'de askeri bir darbeyi kendi çıkarlarına daha uygun bulmuştur. Siyasal şiddet olaylarının tırmandırılması bu amaca matuftur. Bu, romana isim olan 'Desise'nin ta kendisidir.

MİT GÖREVLİSİ İHBAR ETMİŞ

Romanda İpekçi suikasti sanığı Mahmut Ahmet Ağaç'ın bir arkadaşı tarafından ihbar edilmediği de iddia ediliyor. Abdi İpekçi'nin gerçek sanığı Mehmet Ali Ağca, yakalanmıştır. Daha sonra bir kişinin, ihbarcı olduğu gerekçesiyle öldürüldüğü basına yansımıştır. Romanda ise bambaşka bir iddia ile yüzyüzeyiz: Mahmut Ahmet Ağaç'ı, suikaste ait bulgularına raporda yer vermeyen ve bu yüzden vicdan azabı çeken MİT görevlisi Metehan Güleryüz ihbar ederek yakalatmıştır.

ÇAĞRIŞIMA AÇIK HAYALİ KİŞİLER

Yazar, her ne kadar Desise'de geçen karakterlerin kendi hayal gücünün ürünü ve 'uydurulmuş' şahıslar olduğunu belirtse de çağrışıma açık isimler kullanmaktan geri durmuyor. Örneğin, suikasti gerçekleştiren Mahmut Ahmet Ağaç, Mehmet Ali Ağca'yı işaret ediyor. Ağaç'ın suikaste yönlendiren karakter Abdurrahman Çatal ise Abdullah Çatlı'nın neredeyse ikizi. Çatal'ın teşkilatın iradesi dışında gerçekleştirdiği eylemlerinden rahatsız olan ÜGD Genel Başkanı Mümin Yazar ise Muhsin Yazıcıoğlu'na denk düşüyor. Merhum Türkeş'in Gençlik Müşaviri olarak nitelenen Remzi Olgun'un, 1980 öncesinde aynı görevi üstlenen Ramiz Ongun olduğunu anlamak da zor değil. Okan Çelebi ise Oral Çelik'e benziyor. Suikaste karışanlar dışında pek çok karakter zaten bildik isimler. Bunlar arasında CIA ajanları Paul Henze ve Frank Tepril, mafya babası Abuzer Uğurlu, Hüseyin Üzmez, MİT mensupları Nuri Gündeş ve Hiram Abbas da yer alıyor.

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi