|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Skor ne olursa olsun, dün akşamki Türkiye Kupası mesaisi gösterdi ki, Galatasaray'ın yedek kulübesi bu yükü taşıyamaz. Orhan Ak ve Hasan Şaş olmayınca pozisyon ile gol de karambol ve tesadüflere kalıyor. Mersin İdmanyurdu rakibi bozarak yalnızca top kazanmaya çalışan, kazanınca kulanmayı bilmeyen tecrübesiz bir İkinci Lig A Kategorisi takımı. Ama Galatasaray'ın da savunması ve orta sahası bolca yan ve geri pas yaparak rakibi rahatlatıyor. Sarı-kırmızılar'da İliç ve Heinz etkisiz, Hasan Kabze maç eksiğini topla fazla oynayarak kapatmaya çalışıyor! Necati bildiğiniz gibi bireysel oynuyor. Koşuyor, rakibi hataya zorluyor ve fırsat buldukça şut atıyor. Nitekim 52. dakikada patenti kendine ait golle takımını rahatlattı, rakibi çözdü. 60. dakikadaki Heinz-Özgürcan, Hasan-Altan değişiklikleri oyuna olumlu yansıdı. Gole kadar pozisyonu olmayan bol pas hatası ve top kaybıyla tribünleri ayaklandıran Galatasaray, golden sonra gerek Gerets'in oyuna müdehalesi ve gerekse rakibin acemiliği sayesinde farka gitti. Ama bu fark hiçbir zaman gerçeği yansıtmıyor. Sadece genç oyuncular Uğur ve ikinci yarıda oyuna giren Özgürcan'ın golle buluşması kendileri açısından büyük moral oldu. Genç bir hakem için Ali Sami Yen'de maç yönetmek kolay değildir. Kamil Abitoğlu, topu-rakibe hareketleri doğru süzmeye çalışan, sağlıklı avantaj uygulamasıyla az düdük çalıp (ilk yarıda 14 faul) topu oyunda tutmaya çalışan pozitif bir görüntü çizdi. Cesur ve kendinden emindi. Ancak ikinci yarıda Mersin İdmanyurdu'nun yaptığı hemen her faul için bir kart çekerek bizi şaşırttı.
|
![]() |
|
Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon Ramazan | Arşiv | Bilişim | Dizi |
© ALL RIGHTS RESERVED |