AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Türkiye'nin AB üyeliğine Yunanlıların bakışı

Atina'dan 'bildiren' Yorgo Kırbaki'nin geçenlerde çıkan bir haberine kafam takılmıştı.

Önce kısa bir özet geçelim.

Ezcümle: Yunanlılar'ın, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği ile ilgili önceki olumsuz görüşleri giderek değişmekteymiş.

Cümleyi ezince bu çıkıyor.

İyi.

Ayrıntıya inersek...

Yapılan ankette şu sonuçlar alınmış:

1. Türkiye, AB üyeliğini başarır: Yüzde 60.

2. Türkiye ile AB arasında müzakerelerin başlaması olumlu: Yüzde 50.

3. Türkiye ile müzakerelerin başlaması olumsuz: Yüzde 32.

4. Türkiye'nin AB üyeliğine karşıyım: Yüzde 58.

5. Türkiye'nin üyeliği çıkarımızadır: Yüzde 46.

6. AB üyeliği iki ülke ilişkilerini düzeltir: Yüzde 65.

*

Evvelce Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkma oranının yüzde 70 ve yukarısında olduğu dikkate alınırsa, 12 puanlık düşme, azımsanacak bir oran değildir.

Burada 4. madde ile 6. maddenin birbiriyle çeliştiğini düşünüyorum.

Ankette bu sonuç alınmıştır, ona itirazım yok.

Fakat Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkan yüzde 58'lik bir kesim var. Öte yanda üyeliğin iki ülke ilişkilerini düzelteceğini düşünenlerin oranı yüzde 65.

*

Şimdi, işi gücü bırakın ve elinize bir kâğıt kalem alın.

Bir yuvarlak çizin.

İstatistik pastası.

İçinde yüzde 58'lik kısmını tarayın.

Başka renkte bir kalemle de aynı pasta içinde yüzde 65'lik tarama yapın.

Fazla taramadan kaçınmanıza gerek yok, her ne kadar benzese de karikatür değil elinizdeki.

Görüldüğü üzere, çakışan bir kesim var.

Yüzde 7'lik grup, üyeliğin iki ülke arasındaki ilişkileri iyileştireceğini düşünmesine rağmen, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olduğunu belirtiyor.

İlişkiyi düzelteceğini düşünüyorsan, niye karşı çıkıyorsun?

Karşı çıkıyorsan, neden ilişki düzelir diyorsun?

Yani komşumuzun yüzde 7'si aramızın iyi olmamasından hoşlanıyor veya bunda kendi adına, ülkesi adına bir menfaat mi görüyor?

İFTAR PROGRAMI

Bayrak, Kur'an-ı Kerim ve Senai.
Hoca, rahle ve Senai.
Topkapı Sarayı, Ayasofya silueti ve Senai.
Uçuşan martılar, dalgalanan deniz ve Senai.
Yolcu gemisi, Galata Köprüsü ve Senai.
Süleymaniye, Yeni Cami ve Senai.
Konuklarla sohbet, kırmızı gül ve Senai.
Galata Kulesi, geminin bacası ve Senai.
Ramazan, oruç ve Senai.
Dua, rüzgâr ve Senai.
Güverte, ilahi ve Senai.
İlahi Senai.

AÇE

Bir delikanlı, âfet günlerinde İstanbul'dan kalkıp Açe'ye gitmiş.

Açe'de tanıştığı bir kızla nişanlanmış.

Oraya yerleşmeye karar vermiş.

Bir lokanta açmak istiyorum diye haber göndermiş geçenlerde.

Cevaben, "Açebiliyorsan hiç durma aç" dedik.

HAYAT

Öyle insanlar var ki, sakarlık dahil, her türlü kusurunu bir meziyet gibi gösterme gayreti içindeler.

ÜÇ BEYAZ

- İyi yaşamak istiyorsan, üç beyazdan uzak duracaksın.
- Biliyorum.
- Nedir bunlar?
- Un, şeker, tuz.
- Hayır. Bilemedin.
- Ya ne?
- İngiliz, Amerikan, Fransız.

GEYİK

Eden bulur derler.
Atasözlerine fazla takmayacaksın.
Eden bulsaydı, Martin Eden bulurdu.


28 Ekim 2005
Cuma
 
MEHMET ŞEKER


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi
Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon
Ramazan | Arşiv | Bilişim | Dizi
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED