AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Türkiye-ABD... Stratejik ortaklıkta buluşma

Washington - Başbakan Erdoğan'ın ABD ziyareti çeşitli açılardan yorumlanıyor, yorumlanacak. En başta da Türkiye'nin düzenli aralıklarla ve yüksek sesle tekrarlanan ve bunlara karşılık Washington'un nisbeten daha sessiz ama sonuçları itibariyle önemli istekleri, teraziye konulacak.

Türkiye, özellikle PKK konusunda "artık somut adım" atılmasını ve KKTC'ye yönelik izolasyonların azaltılması için destek istiyor. ABD ise, genel hatlarıyla bölgede giriştiği işlerin meşruiyetinin sorgulanmamasını… Yani, Irak politikalarıyla birlikte İran ve Suriye hakkındaki düşüncelerinin; İsrail-Filistin sorunundaki yaklaşımının paylaşılmasını bekliyor. Bush yönetimi, stratejik ortaklıktan, müttefik olmaktan anladığı şey ile Türkiye'nin kafasındaki anlayış arasındaki mesafenin kapanmasını istiyor.

İki liderin görüşmesinde de beklenen konular beklenenin ötesinde bir yakınlık ve dostlukla masaya yatırıldı. Böyle görüşmelerde bütün problemlerin çözüme kavuşması mümkün değil. Genel esaslar üzerinde anlaşma ve söylem ortaklığı sağlanması önemli. Dün Beyaz Saray'da karşılıklı oturan iki liderin bunu sağladığı söylenebilir. Mesajlar, iki ülkenin birbirini çok önemsediğini ve aradaki ilişkilerin gerilmesine izin vermeyeceklerini gösteriyor.

Bush'un ve Erdoğan'ın görüşme sonrası basının karşısına çıktıklarında aynı şeyden; yani, "iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın önemi"nden bahsetmeleri bu konuya ne kadar önem verdiklerini gösterdi. Bu ortak tavır, uzun süreden beri iki ülke arasındaki ilişkiler üzerinde büyük baskı oluşturan "stratejik ortaklık çözülüyor" iddiasına da darbe indirdi.

Bir başka ortak tavır da Büyük Ortadoğu veya Genişletilmiş Ortadoğu Projesi konusunda sergilendi. Bush, "özellikle genişletilmiş büyük Ortadoğu projesi için verdiği destekten dolayı Başbakan'a teşekkür ederim" diyerek önceliğini ortaya koydu. ABD Başkanı'nın Türkiye'den duymak istediğini duyduğu anlaşılıyor. Böyle olduğu için de Erdoğan'ın liderliğinden övgüyle bahsetti.

Erdoğan da bu konuda son derece açık bir tutum sergiledi:

"Bu konuda çalışmalarımızı devam ediyor. Bizin bütün Ortadoğu ülkelerine, Suriye, Fas, Ürdün ziyaretleri bunun bir adımıdır. Döndükten sonra Lübnan'a gideceğim. O ziyaret de bunun bir adımıdır. Bu ülkelerin demokratikleşmesine yardımcı olmaya hazır olduğumuzu söyleyeceğiz."

Başbakan'ın konuşmasında Irak'ın demokratikleşme çabalarından övgüyle söz etmesi de herhalde Beyaz Saray'ın uzun süreden beri Ankara'dan duymak istediği bir başka cümleydi. Irak'taki Caferi hükümetinin önündeki sürecin zor olduğunu ve Türkiye'nin atılacak her adıma katkı vermeye hazır olduğunu tekrarlaması Irak konusundaki tavrın büyük ölçüde paralelleştiğini ortaya koyuyor.

Görüşme öncesinde Türkiye'nin amacı bilinen başlıklar dışında daha farklı konuların da konuşulması, yani işbirliği konularının genişletilmesiydi. Dünkü görüşmede BOP'un yanı sıra Afganistan'da ortak çalışmanın da ayrıntılarla konuşulmasıyla bu bir ölçüde sağlandı.

Öte yandan, ekonomik ilişkilerin ABD yatırımlarıyla geliştirilmesi, PKK konusu, Kıbrıs sorunu mutad olarak yine görüşüldü. Bush'un Kıbrıs konusunda adım atma sırasının Rumlarda olduğunu ifade etmesi de Türkiye'nin duymak istediği bir sözdü.

Ziyaretin en dikkat çekici noktası, Başbakan'ın sürekli muhatap olduğu "yeni bir dönem başlıyor mu?" türünden soruları kategorik olarak reddetmesiydi. Yeni bir dönem değil, devam etmek olan ilişkilerin güçlendirilmekte olduğu eğilimini tekrarladı. "Stratejik ilişkilerin devamını diliyoruz" cümlesi de bu tekrarın bir başka vurgusuydu.

Görüşmenin tema'sı "demokratikleşme, güvenlik, özgürlük, insan hakları, terör ve güvenlik"ti. Erdoğan bunu ısrarla vurgulayarak uzun süreden beri hükümetine yönelen ABD ile ilişkilerin eskisi gibi güçlü olmadığı iddialarını savuşturmayı hedefliyor. Tartışmayı, sorun değil ortaklık çerçevesine oturtmaya özen gösteriyor.

Erdoğan bu ziyaretten istediğin aldı. ABD ile ilişkilere getirilen yorumlar hükümete ve kendisine ağırlık yüklüyordu.

Beyaz Saray'daki el sıkışma bu yükün atılmasını sağlayacaktır. İki taraf, bundan sonra artık eski kelimelerle de konuşmayacaktır.



9 Haziran 2005
Perşembe
 
MUSTAFA KARAALİOĞLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED