AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Gülünesi bir hal içindeyiz

Milliyet'in "Baba beni okula gönder" kampanyası neler düşündürüyor?

Öncelikle belirtmek gerekir ki faydalı bir eser.

Okula gidemeyen daha doğrusu gönderilmeyen çocuklardan bir kısmı, bu kampanya sayesinde okula gitmeye başlayacak.

Bazıları derslerinde başarılı olacak, okumaya devam edecek.

Kimi öğretmen olacak, kimi mühendis...

Bundan iyisi can sağlığı.

Kampanya için uygun görülen isme bakarak, çocukları okula göndermeyen kişinin 'baba'lar olduğu sonucunu çıkarabiliriz.

Çoğunlukla doğrudur da.

Peki, az da olsa çocuğunu okula göndermeyen anneler yok mu?

Vardır.

Ama azınlıkta kalanlara göre kampanya adı seçilemez.

O yüzden "Anne beni okula gönder" denmemiş.

* * *

Bir de annesi, babası ve kendisi çok istediği halde okula gidemeyen çocuklar var.

Sebep maddi imkansızlık değil.

Okula alınmadıkları için gidemiyorlar.

Gözünün üstünde kaşın var deniyor onlara.

Başında örtü var deniyor.

Nasıl giyineceğine kendin karar veremezsin, onu ben belirlerim, deniyor.

Çocuk şaşkın bakarken ağzından çıkan "İnancım..." sözcüğü şöyle karşılık buluyor:

- İnançların bizi ilgilendirmez!..

Kapıdan dönmeden önce, şansını son bir defa denemek isteyen çocuk "Kişisel özgürlüğüm..." dediğinde yine cevap hazır:

- Özgürlük konumuzun dışında!..

Burası Türkiye...

Çocuklar okula, Haydi kızlar okula, Baba beni okula gönder ya da başka bir şey...

Kampanyanın adı ne olursa olsun, sonuç değişmiyor.

Ucu tıkalı.

Hepsi için değilse de, öğrencilerin bir kısmı için böyle.

* * *

Bu konudan herkese ekmek çıkar. Hem de epeyce.

En çok da durum komedisi meraklılarına.

Elbet bu komedi durumu günün birinde aşılır.

İlelebet devam etmez yasaklar.

Artık gelecek asır mı olur, daha mı erken bilemem, ileride bir gün bu topraklarda yaşayanlar, geçmişe bakıp gülecekler.

Bazılarının gülüşü acı acı olacak, bazılarınınki tatlı tatlı.

Fakat mutlaka gülünecek.

Gülünesi bir hal içindeyiz çünkü başımızdaki yasaklarla.

YEŞİL KARTLI MÜDÜR MÜDÜR?

Büyük bir gazetenin yazı işleri müdürünün yeşil kart sahibi olduğu iddia edildi.

İddianın doğru olmadığını sanıyorum; gazetenin ve müdürün adını belirtmemekteki sebep budur.

Yoksullara verilen karta niye tenezzül etsin ki bir yazı işleri müdürü?

Belki sadece bir isim benzerliğidir.

Veya cisim benzerliğidir.

O da şöyle olabilir:

Adı geçmeyen müdürün sahip olduğu kartlardan birinin rengi yeşildir mesela.

Elinde yeşil renkli kart görülünce, yoksullara verilen yeşil kartlardan olduğu sanılmıştır.

BOŞ VAKİT MESELESİ

Cumhurbaşkanının eşi başörtülü olur mu diye tartışıyorlar.

Aslında tamamen boş vakit meselesi.

Onların vakitleri bol; çoğunun küpesi kulağına denk de ondan...

Geçiniz.

Bir zamanlar da başbakanın eşi başörtülü olur mu diye tartışıyordu aynı adamlar ve kadınlar.

FİRAVUN

Tutankamon
Bırakankamon
Kamon, kamon
Evribadi buraya


9 Haziran 2005
Perşembe
 
MEHMET ŞEKER


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED