AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
TV koltuğunda baba sevgisi

Kendinden başka hiçbir şeyle alışverişi kalmayan bir hayatı yaşıyor gibi insanlık. Kayıtsızlığın, yüzeyselliğin refahına sığınmış insanlarla çevrili koca yeryüzü sanki. Düşünceliliğin alameti farikasının, şekeri bol tutulmuş sahte sevgi sözcükleriyle, görevlerin yerine getirilmesinden ibaret olduğu simülasyonu tedavülde çoktandır.

Televizyondan ve bilumum iletişim araçlarından incelikleri, stratejik noktaları bir bir kafalara kazınan halkla ilişkiler faaliyetleriyle yürütülüyor bütün ilişkiler.

Ailenizle ilişkileriniz, arkadaşlarınızla ilişkileriniz, sevdiklerinizle, dostlarınızla olanlar için, paket halinde önünüze sunulmuş kalıplardan birini seçmeniz gerekiyor sizin de. Günbegün ivme kazanan bir bağımlı hızıyla, itişe kakışa o kalıplara saldırıyor insanlar, ilişki merkezlerinin parlak kurdelalarla sarıp önlerine sunduğu yeni hayat stilinde. Modern insanı, reddetse "ilgisizlikle" suçlanacağı, etmese "kendi olamayacağı" bir paradoksa mahkum etmiş bulunan özel günler kavramı bunlardan birisi sadece.

Modern öğretilerin, müeddep bir çılgınlıkla "sevgi"yi bile özel günlerle formatlayarak "kitch" bir hediye paketine dönüştürmesinin, dönüştürdükçe üzerinde ter ter tepinmesinin zamanı şimdi.

Aşk da dahil, varolabilecek herşeyin tüketilmesinden sonra, elde avuçta kalan son insanlık belirtisi olan, "sevgi"ye; anneye sevgiye, babaya sevgiye, dosta sevgiye tutunulması, giderek o sevginin boğma derecesine getirilmesi vaktindeyiz hep birlikte...

Klişelerden hediye seçmek

Babalar Günü yaklaşıyor. Bütün çocukların küçük hafsalalarında efsanevi masal yaratığı olarak varolagelmiş insanlara tahsis edilmiş tek gün bu.

Özel günler tanımının eksilticiliği altında giderek zayıflatılmış anlamıyla tabii...

Bundan böyle efsane özelliklerinden yalıtılmış, klas bir hediyeyle sevindirilmesi yeterli gelecek olandır baba. Klişeler arasında sizi, orijinalliğinizden şüphelendirmeyecek hediye seçenekleriniz mevcut bu arada.

Bir babaya verilebilecek en güzel hediye nedir peki?

Bu sorunun cevabı da televizyondaki bir reklam kuşağında: Bir mobilya markası reklamında, envai çeşit renk ve desen seçenekleri ballandıra ballandıra tanıtıldıktan sonra, Babalar Günü'nde "O'na bir televizyon koltuğu alın" deniyor özetle.

Üzerine kurulacağı, ayağını uzatacağı, saatlerce TV başından kalkmamasına yarayacak, konforlu bir koltuktur babaya verilebilecek en güzel hediye.

Ailesiyle vakit geçiren, çocuklarıyla konuşan baba figürü çok geride kaldı çünkü modern yaşamda.

Baba, eve para getirmesi ve mümkünse başka hiçbirşeyle ilgilenmemesi gereken "bankamatik" rolünde. Modernizm iletilerinin reklamlarından zihninize aktarılanlar tam olarak bu minvalde...

Bütün bunlara bakıldığında, hem özel gün özelinde tüketim kültürünü, popülerin yetişme alanı bulduğu en verimli vaha olan televizyonun başında geçirilecek saatleri, hem de en kutsal "sevgi"yi paketleyerek bir taşla iki kuş vuran bu reklam, işin mahiyetinin nereye vardığı konusunda, az çok fikir vermeye yarıyor.

Parayla duygusal ilişki

Babalara TV koltuğuna yayılıp evin etlisine sütlüsüne karışmaması, kredi kartı taksitlerini ödemesi, modeli geçen arabayı yenilemek için beyaz eşya fiyatlarına endeksli küçük komisyonların cezbesine kapılması görevini biçen zihniyet, aynı anda yorgun argın işten gelmiş ve dinlenmeyi haketmiş bulunan babanın da televizyon başında saatlerce dinlenme vaadiyle gönlünü almayı da biliyor. Baba'ya sunulacak hediye TV koltuğu işte bütünüyle bu "alan razı veren razı" dünyasının anahtarını tutuşturuyor elinize.

Oysa bu değildi herhalde "baba" çağrışımı küçük dimağlarda.... Karın ve zihin tokluğuna çalışmak için kapısına üşüşülerek beklenen bu popüler gösteri dünyası törenlerinin, kutlama ritüellerinin kullanma kılavuzu bütün hayatınıza henüz hükmünü koymamışken...

Bir bayram sabahı eli öpülen babanın munis elinin başın üzerinde şefkatle dolaşmasının iç aydınlatan hissi gibi bir şeydi herhalde... Aldığın ilk kırmızı kurdela babanın eline verildiğinde, sana ulaşan ısıtıcı bakıştı muhatabın gözlerinden.

Yeterli olur mu acaba, konforlu bir TV koltuğu baba şefkatine?.. Hem TV koltuğu sayesinde ne biriktirebilir ki bir insan babasıyla arasında?..


9 Haziran 2005
Perşembe
 
ÖZLEM ALBAYRAK


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED