|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
CHP bırakmıyor' diyor
CHP lideri Baykal, Başbakan Erdoğan'ın, "CHP, ABD karşıtı" sözlerine kızarak, "Hiçbir ülkeye düşman değiliz. Başbakan'ın demek istediği şu: Türkiye'yi ben satmaya hazırım ama CHP bırakmıyor."
CHP lideri Deniz Baykal, hiç bir ülkeye karşı düşmanlık içinde olmalarının mümkün olmadığını ifade ederek, "Başbakan'ın dile getirmek istediği cümleyi ben tercüme edeyim: 'Türkiye'yi satmaya hazırım ama CHP bırakmıyor' diyor" dedi. Baykal, Hilton Oteli'nde düzenlenen KOBİ'ler Verimlilik ve Bilişim Zirvesi'ne gelişinde, bir gazetecinin, Başbakan Erdoğan'ın, "CHP'nin anti Amerikancı olduğu" yönündeki sözlerini hatırlatması üzerine, şunları söyledi: "Başbakan aslında ne söylemek istiyor bilemiyorum. Bizim, hiçbir ülkeye karşı düşmanlık içinde olmamız mümkün değildir. Biz sadece Türkiye'nin çıkarlarını düşünüyoruz. Sayın Başbakan, anlaşılıyor ki 'Ben Türkiye'yi satmaya hazırım ama CHP bırakmıyor' demek istiyor. Başbakan'ın burada dile getirmek istediği cümleyi ben size tercüme edeyim: 'Türkiye'yi ben satmaya hazırım ama CHP bırakmıyor' diyor. Biz Türkiye'nin çıkarları dışında başka hiçbir ilkeyi önemli saymayız. Başbakan'ın bundan bir rahatsızlığı olduğu anlaşılıyor." Baykal, "Sayın Başbakan'ın bunu orada söylemesinin özel bir nedeni var mı" sorusuna "Orada tabii hesap vermek durumunda, Türkiye'deki gelişmeleri izah etmek durumunda. O da, çıkış yolunu muhalefeti suçlamakta bulmuş" karşılığını verdi. Erdoğan, yaramaz çocuk gibi Baykal, dün katıldığı bir tv programında da aynı konuya değinerek, Başbakan Erdoğan'ı "yaramaz çocuğa" benzetti. Baykal, Erdoğan'ın ABD'yle ilişkilerde ortaya çıkan sorunlarla ilgili olarak sorumluluk üstlenmek yerine "yaramaz çocukların kabahatlerini onun bunun sırtına atması gibi, 'ben yapmadım bu yaptı' anlayışı içinde olduğunu" savundu. 'Başörtülü cumhurbaşkanı eşi olmaz'
Baykal, dün katıldığı bir TV programında, iski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in gündeme getirdiği "Cumhurbaşkanının eşi başörtülü olursa devrim yasalarında değişiklik yapılmalı" konusunu değerlendirdi. Baykal, bu konuda bir kanuni düzenlemeye gerek olmadığını, "cumhurbaşkanının eşinin başörtülü olamayacağını" iddia etti ve "Çankaya köşküne mayoyla girilemeyeceği" örneğini verdi. Baykal, şöyle konuştu: "Cumhurbaşkanı, bizim yaşamak istediğimiz ülkeyi temsil eder. Anayasal çizgiye göre (başörtülü birinin köşke girmesi) uygun değildir. Cumhurbaşkanı'nın eşinin başörtülü olması, toplumu baskı altında tutacaktır. Biz gelecekte kadınların her türlü demokratik haklarına sahip olduğu, baskı altında olmadığı, özgürce başlarının açık olduğu bir ülke istiyoruz. Türban anlayışı, giderek resmiyet kazanırsa başı açık dolaşma olanağı hızla kaybolur. Türkiye, bir Vehhabi anlayışına doğru gider. Eğer türban, yaygınlaştırılan bir kıyafet olursa bilmeliyiz ki bir süre sonra Türkiye Ortadoğu ülkelerinde bile terk edilmeye başlayan bir kıyafete bürünmeye başlar."
|
|
![]() |
|
|
|
|