T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 7 AĞUSTOS 2006 PAZARTESİ
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Son Dakika
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  İnsan Kaynakları
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Cevdet AKÇALI

Bir kitabın anlattıkları

Vehbi Koç'un kızı tarafından yazılmış bir kitap var.(*) İsmi, "ömrüme sığmayan hayallerim var". Bu kitabın içeriği ve yazılış öyküsü çok ilgi çekicidir. Ancak bu kitabın asıl kıymeti, ismindeki mana ve felsefededir.

Oysa Türkiye'nin geri kalmışlığının, asıl sebebi onu idare edenlerin hayallerinin ömürlerinden de kısa olmasıdır. Yani, vizyon noksanlığı...

Büyük ideallere, vizyon sahibi idarecilere sahip olmayan milletler çökmeye mahkumdur, Büyük ideallerin neler yarattığını görmek için Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş hikayesine bakmak ve kuruluş felsefesini anlamak yeterlidir.

Cumhuriyetimizi, Atatürk ömrüne sığmayan idealleri ile kurmuştur. Atatürk, en ileri medeniyet seviyesine çıkacağız demişti. Ama hala ülkemiz bu seviyenin altındadır. Atatürk ileri bir görüşle, bir gün gelecek, dostumuz Rusya çökecek, oradaki soydaşlarımız istiklallerine kavuşacaktır. Şimdiden bunlara karşı yapacaklarını düşünmemiz gerekir diye yol göstermiştir. Atatürk'ün bu öngörüsü gerçekleşmiş ve biz hala ne yapacağımıza karar verememişizdir.

Atatürk, mukaddes toprakları haçlılardan korumak Peygamberimiz'in son arzusudur, bu görev bize düşer demiş, biz hala olanlara seyirci gibi bakmaktayız.

Oysa biz, Atatürk'ün kendi ömrüne sığmayan ideallerini, ömrümüzü bile dolduramayan saplantılara indirmişiz. Kısaca söylemek gerekirse, Atatürk'ün ideallerinin önüne bir duvar örmüşüz. Ve duvara da Atatürkçülük ismi vermişiz.

Bugün bir anket yapsak; Türkiye'de yeni bir Atatürk çıkabilir mi? Çıkamaz. Çünkü hiçbirimizin kafasında, Atatürk olmak gibi bir ideal yoktur. Büyük fikir adamlarımız, bir şey düşünürken Atatürk bu konuda ne demişti diye araştırma yapmakla meşguldür.

Atatürk'ün Türkiye'yi modern medeniyet seviyesinin üzerine çıkarmak idealini biz Avrupa'yı taklit etme şeklinde anlamışız. Türk düşünürü işlerini adeta otomatiğe bağlamıştır. Bir kitap mı yazmak istiyor; Atatürk diyor ki diye başlar, diyor ki diye bitirir. Bir kanun mu çıkarmak istiyoruz: Avrupa'nın kanunlarını tercüme eder TBMM'den geçiririz. Üniversitelerimizde, kim Avrupa'daki bir ilim adamının kitabını daha iyi ezberlemişse ona büyük alim deriz. Kim daha iyi aşırma, yani intihal yapmışsa ona profesör unvanı veririz.

İnsanımızı, kendi ömürlerini bile doldurmayan idealler peşinde koşmaya mahkum etmişiz. Türk toplumu, ilerlemesi yasaklanmış bir gedikliler topluluğu haline getirilmiştir.

Bu gün işadamlarımız iflas edip sapır sapır dökülürken, neden bir Koç firması dünya çapında bir kuruluş olabilmiştir. Bunun sırrı onu yönetenlerin ömürlerine sığmayan ideallere sahip olmalarından ibarettir.

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi