T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
G Ü N D E M 7 AĞUSTOS 2006 PAZARTESİ
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Son Dakika
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  İnsan Kaynakları
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv
  Favorilere Ekle
  Giriş sayfası yap

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Polise göre insan haklarında Avrupa ülkelerine fark attık

Türkiye ve AB ülkelerinin güvenlik birimlerini karşılaştıran rapor, Türkiye'nin insan hakları konusunda daha iyi bir durumda olduğunu ortaya koydu

AB süreci ve uyum yasaları kapsamında yeni Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemeleri Kanunu'nda yapılan değişiklikler, AB vatandaşlarını bile kıskandıracak uygulamaları Türkiye'ye getirdi.

Polis tarafından hazırlanan Türkiye ile Avusturya ve diğer AB üyesi ülkelerin güvenlik birimleri karşılaştıran rapor, Türkiye'nin insan hakları konusunda bir çok Avrupa ülkesinden daha ileri konuma geldiğini ortaya koydu.

Yeni CMK ile Avrupa ülkelerinde uygulanan kanunlar arasında temelde bir fark bulunmadığı kaydedilen rapora göre, söz konusu ülkelerde olayın ve işlenen suçun durumuna göre, insiyatif ağırlıklı olarak polise bırakılıyor. Avusturya, İtalya, Almanya ve İspanya gibi Avrupa ülkelerinde soruşturma, savcının gözetiminde polis tarafından yürütülürken, polis acil ve soruşturmanın selametini olumsuz etkileyecek durumlarda kendisi karar alabiliyor.

AB üyesi ülkelerde özellikle terör ve örgütlü suçlarda insiyatifini kullabilme yetkisine sahip olan polis, yaptığı işlemleri 48 saat içerisinde savcıya bildirmek zorunda.

Terör ve örgütlü suçlarda dahil olmak üzere Türkiye'de bir zanlı gözaltına alındığı andan itibaren soruşturmanın bütün aşamalarında avukat isteme hakkını kullanıyor. Buna karşılık, İngiltere'de polis organize suçlar kapsamında gözaltına alınan zanlının 36 saat, terör suçundan gözaltına alınan zanlının ise 48 saat süreyle avukatsız olarak ifadesini alabiliyor. Polis bu süre içerisinde gerekli görmesi durumunda zanlının ailesine de haber vermiyebiliyor. İspanya'da ise yine polis, acil durumlarda savcılığın talimatını beklemeksizin zanlıları yakalayabilme, üstlerini ve eşyalarını arayabilme yetkisine sahip. Gözaltına alınanların doktor kontrolleri ise ancak yaralanma ve hastalık gibi bir durum varsa yapılıyor. Gözaltına alınanların avukatları ile görüşme hakları da polisin inisiyatifine bırakılıyor.

İtalya'da POLİSİN YETKİSİ ARTTI

CMK uygulamaları açısından 2001 yılına kadar Türkiye'nin şu anda uyguladığı "savcı talimatına dayanan" sistemi kullanan İtalya ise "Temiz Eller" adı verilen bir dizi operasyonun ardından ilgili kanunlarında düzenenleme yaparak polisin yetkilerini arttırdı. İletişimin dinlenmesine ilişkin bir süre sınırlamasının da bulunmadığı İtalya'da gözaltına alınan zanlıların emniyetteki tüm ifadeleri de ses ve görüntü olarak kaydediliyor. Suçüstü ve acil durumlarda ise ev ve üst aramalarını yapma yetkisine sahip bulunan İtalyan polisi, hakim kararı olmaksızın suç unsurlarına el koyuyor ve 48 saat içerisinde hakime delilleri gönderiyor.

Türkiye'de arama sonrası ele geçirilen belgelerin incelenmesi ve suç unsurlarına el konulması yetkisi ise yeni yasaya göre sadece hakim ve savcılara ait. Örgütlü suçlarda zanlıların ancak kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri teknik takibe konu olabiliyor. Zanlıların konutları ise teknik takip (telefonun dinlenmesi gibi) dışında bırakılıyor. AB üyesi ülkelerden İtalya'da ise suç yeri olarak kullanılan konutlar izlenebiliyor. Türkiye'de zanlılar gözaltına alındıktan hemen sonra sağlık kontrolünden geçiriliyor ve emniyetteki işlemleri savcılığın bilgisinde başlıyor. Yakalanan zanlılar soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında 3 avukat bulundurabiliyor. Avukatlar müvekilleri ile her zaman ve baş başa görüşme yapabildiği gibi aradaki yazışmaları da denetime tabi tutulmuyor.

Polisin sorumlulukları artık savcıda

Polis raporuna göre, Türkiye'de 1 Haziran 2005 yılında yürürlüğe giren CMK ile polisin hazırlık soruşturmasındaki yetki ve sorumlulukları büyük ölçüde sınırlandırılarak savcıya devrediliyor. Kanun ile, polisin savcıya yardımcı olarak, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde önceden kullandığı bazı yetkilere de sınırlama getirildiği ifade ediliyor. Polisin kendi başına gözaltına alma yetkisi tamamen kaldırılan ve savcılık talimatına bağlanan kanunda, hatalı işlemler nedeniyle zanlılara tazminat talebinde bulunma hakkı tanınıyor. Devlet hatalı işlemler nedeniyle meydana gelen tazminatı, işlemi gerçekleştirenlerden talep edebiliyor. Arama yetkisi de yeni yasada hakim kararı ve gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda da savcının yazılı emriyle gerçekleşiyor. Örgütlü suçlarda zanlıların ancak kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri teknik takibe konu olabiliyor. Zanlıların konutları ise teknik takip dışında bırakılıyor.

  • MUSTAFA ORTAÇ / ANKARA

    Geri dön   Yazdır   Yukarı


  • ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
    Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
    Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi