T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 7 AĞUSTOS 2006 PAZARTESİ
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Son Dakika
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  İnsan Kaynakları
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Osman AKKUŞAK

Göçen gazeteciler...

Vakti gelen, eceli gelen tabuta giriyor, heniz vakti gelmeyenlerin omuzunda üç beş kilometre taşındıktan sonra kara toprağa düşüyor.. bu son yolculuğa çıkarken âlâyı vâlâ ile, gözyaşları içinde, âdetâ bir mâtem düğünü, bir mâtem merâsimi icra edilerek uğurlanıyor..

Yılmaz Çetiner de oldukça etkili yaşanmış bir gazetecilikten sonra 80 yaşında ebedî âleme uğurlandı. Vatan ve Cumhuriyet gazetelerinde çalışırken politik ve fikir tarafı keskin, âdetâ mîlitan bir gazeteciydi. Daha sonraları, bilhassa Milliyet'te yazdığı sıralarda ise oturmuş, olgunlaşmış, sağı solu, ileriyi geriyi daha dengeli, daha ağırbaşlı idrak eden tesbitler ve söyleyişler sergilemeye başlamıştı. Bu tavır değişikliğinde elbette yaşın ve tecrübenin rolü vardı. belki de Feyyaz Tokar'la beraber Sadıkoğlu âilesine damat olmanın mecbur ettiği hayat şartlarının tesiri vardı.

Yılmaz Çetiner, Feyyaz Tokar, Metin Toker, bunlar aynı kıratta aynı ayarda basın işçisi sayılır. Belki Metin Toker'i bunlardan ayırmak gerekir; hem entellektüel birikim, hem Türkçe kuvveti bakımından. Çoğu bilmez: Metin Toker, İsmet Paşa'ya damat olmadan evvel Demokrat Parti iktidarının organı olan "Zafer Gazetesi"nde çalışıyordu. DP'yi ve DP felsefesini müdafaa eden birçok yazısı ve haberi vardır. Damat olduktan sonra haftalık haber dergisi Akis'i çıkardı.. şiddetli muhalefet yaptı. Özden İnönü ile evlenmeseydi belki de "Zafer Gazetesi"nin başyazarı olabilirdi.

Toker'in yıldızı, 1950'li yılların CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek'le hiç barışmamıştır. Nihad Erim ve Bülend Ecevit'le de zaman zaman zıdlaştığı olmuştur. Son günlerde ebedî yolculuğa çıkan Halid Çapın'ın yarı külhanî, yarı aydınca ve fakat halk söyleyişleriyle örülmüş bir lisanı vardı. Bâriz bir fikrî ve kültürel özelliği olmadığı için, bu lisanı değerlendirememiştir. Güzellik kraliçesi İnci Asena ile evlenen Çapın, belki de paçasını alkole kaptırdığı için o güzel dilin içine bilgi ve felsefe koyamamıştır.

Duygu Asena'ya gelince, onun hakkında feministler konuşsun. Bazı yazılarını görünce öfkelendiğimi hatırlıyorum.

Dilini beğendiğim gazetecilerden Rauf Tamer, yazılarına en azından sîyasi bir kültür yerleştirmiştir. Yine spor yazarı İslâm Çupi vardı. Edebî san'atlarla süslenmiş diline edebiyat, fikir koyamadığı için o kabiliyeti boşuna harcamıştı.

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi