T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
S O N   D A K İ K A 7 HAZİRAN 2006 ÇARŞAMBA
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Son Dakika
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv
  Favorilere Ekle
  Giriş sayfası yap

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Cumhurbaşkanı Sezer, İsrail'de

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Türkiye'nin Ortadoğu'da kalıcı barış ve istikrarın sağlanması için İsrail-Filistin anlaşmazlığının hakça bir çözüme kavuşturulması gerektiğine inandığını belirterek, "Bu amaçla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin kararları ve 'yol haritası' çerçevesinde görüşmeler yürütülmesinin iki devletli çözüm hedefinin yaşama geçirilmesinde tek uygun yöntem olduğunu düşünüyoruz" dedi.

Sezer ve Katsav, Kudüs'teki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda görüştüler.
Cumhurbaşkanı Sezer ve İsrail Cumhurbaşkanı Moşe Katsav, heyetler arası görüşmelere başkanlık ettikten sonra basına ortak açıklamada bulundular.

Sezer, Katsav ile heyetlerin katılımıyla kapsamlı ve yararlı görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirtti.

Görüşmelerde, hızla gelişen ikili ilişkileri tüm yönleriyle ele aldıklarını ifade eden Sezer, "Ülkelerimiz arasındaki işbirliğinin kazandığı derinlik ve boyutları mutlulukla not ettik. İlişkilerimizi daha da geliştirmek yönünde her iki tarafta da güçlü bir kararlılık bulunduğunu mutlulukla gözlemledik" dedi.

Türkiye ile İsrail arasında sağlam ve çok boyutlu ilişkiler bulunduğunu belirten Sezer, tarihi Türk-Yahudi dostluğundan güç alan ilişkilerin sorunlardan uzak bir şekilde ortak çıkarlar temelinde gelişmeye devam ettiğini söyledi.

Sezer, iki ülke arasındaki işbirliğinin Ortadoğu'da barış ve istikrarın sağlanması çabaları bakımından da yararlı olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Sezer, şöyle devam etti:

"Sayın Katsav ile görüşmelerimizde ayrıca başta İsrail-Filistin anlaşmazlığı olmak üzere bölgesel sorunlara ilişkin kapsamlı görüş alışverişinde bulunduk. Türkiye, Ortadoğu'da kalıcı barış ve istikrarın sağlanması için İsrail-Filistin anlaşmazlığının hakça bir çözüme kavuşturulması gerektiğine inanmaktadır. Bu amaçla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin kararları ve 'yol haritası' çerçevesinde görüşmeler yürütülmesinin iki devletli çözüm hedefinin yaşama geçirilmesinde tek uygun yöntem olduğunu düşünüyoruz. Bugün gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde Türkiye'nin her iki tarafla özel ilişkilerinden yararlanarak barış yolundaki tüm çabaları desteklemeyi sürdüreceğini bir kez daha yineledik."

"BU GÖRÜŞME, ARAMIZDAKİ GÜÇLÜ İLİŞKİLERİN NİŞANESİDİR"

İsrail Cumhurbaşkanı Katsav ise, Sezer ile görüşmelerinde birçok konuda görüş alışverişinde bulunma fırsatı bulduklarını belirterek, "Bu görüşme iki ülke arasında her alanda var olan güçlü ilişkilerin bir nişanesidir" dedi.

Katsav, görüşmede İsrail-Filistin uyuşmazlığı, ikili ilişkiler konularını değerlendirdiklerini belirterek, bazı konulardaki gelişmeler hakkında duyduğu endişeleri dile getirdiğini bildirdi.

Özellikle İran konusu olmak üzere bazı uluslararası konuları da dile getirdiklerini kaydeden Katsav, Sezer'in ziyaretinin bölge istikrarına ve iki ülke ilişkilerine katkıda bulunduğunu söyledi.

Türkiye'ye AB'ye giriş süresinde "büyük başarılar" dilediğini ifade eden Katsav, Türkiye'nin AB üyeliğini bölge istikrarı için büyük bir katkı olarak gördüklerini ve dünya ekonomisi için olumlu bir adım olarak algıladıklarını belirtti.

Katsav, Türkiye'nin İsrail'in Kızılhaç Örgütüne tam üyeliği konusundaki katkıları ile Erez bölgesinde Türkiye'nin inisiyatifiyle başlatılan proje için teşekkürlerini dile getirdi.

"OLMERT'İN MAHMUD ABBAS İLE GÖRÜŞMELERE BAŞLAMASINI BEKLİYORUZ"

İsrail Parlamentosu'na (Knesset) hitabında, İsraillilerin ve Filistinlilerin dostluk ve güvenini sağlayabilmiş olma ayrıcalığını taşıyan Türkiye'nin, bu ayrıcalığı bir sorumluluk olarak gördüğünü belirten Sezer, İsrail Başbakanı Ehud Olmert'in en kısa zamanda Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas ile görüşmelere başlamasını beklediklerini söyledi.

Yüzlerce yıl boyunca hoşgörü, kardeşlik ve dayanışma içinde bir arada yaşamanın en güzel örneğini vermiş olan Türkler ve Yahudiler'in, ortak geçmişlerinden güç alan dostluklarını geleceğe gururla taşıdıklarını ifade eden Sezer, şöyle devam etti:

"Türkler ve Yahudiler zor dönemlerde her zaman birbirinin yardımına koşmuştur. Örneğin, biz İsrailli dostlarımızın, 1999 yılındaki büyük deprem yıkımı sırasında en ön saflarda ve özveriyle yardımımıza koşarak acımızı paylaşmalarını her zaman minnetle anımsıyoruz. İyi ve kötü günlerde sınanarak pekişmiş karşılıklı dostluk ve dayanışmamız, bugün Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti arasında kurumsallaşan ortaklığın sağlam temellerini oluşturmaktadır. İlişkilerimiz son yıllarda her alanda hızla gelişmektedir. Ancak, birlikte çalışarak karşılıklı yarar doğrultusunda, işbirliğimizi daha da derinleştirebileceğimizin bilinci içindeyiz. İki demokrasi olarak işbirliğimizin Orta Doğu'da barış, istikrar ve gönencin egemen kılınmasına da katkı sağlayacağına inanıyoruz."

Sezer, Türkiye'nin, farklı coğrafyaların ve kültürlerin kesişme noktasında, dünyada eşi bulunmayan bir jeopolitik konumda bulunduğuna işaret ederek, Asya ve Avrupa'yı, Akdeniz ve Karadeniz'i, Orta Doğu ve Kafkasya'yı birbirine bağladığını vurguladı. Türkiye'nin, bu özelliğiyle Doğu ile Batı ve Kuzey ile Güney arasında bir işbirliği ve dostluk köprüsü oluşturduğunu ifade eden Sezer şöyle konuştu: "Laik, demokratik yapısı ve barışçı dış politikasıyla, bölgesinde ve ötesinde istikrar ve gönencin sağlanmasına katkıda bulunmaktadır. Köklü devlet geleneğinden, tarihsel deneyiminden, farklı geleneklerin birleşimine dayanan kültürel birikiminden ve demokratik değerlerden beslenen ulusal kimliğiyle, uygarlıklar arası diyalog ve anlayış birliği sağlanmasında belirleyici rol oynayabilecek bir bölgesel güçtür. Anayasal demokrasi, iyi yönetişim, hukukun üstünlüğü, kadın-erkek eşitliği, pazar ekonomisi, bölgesel kalkınma ve terörizmle savaşımda uluslararası işbirliği, bölgemizin güvenlik ve istikrarı bakımından temel araçlardır. Türkiye, bu alanlardaki deneyimiyle evrensel değerlerin Orta Doğu'da egemen kılınması çabalarına katkılarını sürdürecektir. Şuna yürekten inanıyoruz ki, bölge halkları, özledikleri huzur ve gönence, ancak çatışmanın yerini işbirliğine, düşmanlığın yerini dostluk ve barışa terk edeceği bir ortak gelecek hedefine doğru birlikte yürümeyi başarabilmeleri durumunda erişeceklerdir. Türkiye, bu doğrultudaki çabalara etkin biçimde destek olmaya kararlıdır."

Cumhurbaşkanı Sezer, Türkiye'nin pek çok alanda komşuları, dostları ve bağlaşıklarının da yararlanabilecekleri olanaklar sunduğunu belirterek, enerji alanının, bu bakımdan çarpıcı bir örnek oluşturduğunu kaydetti.

Bakü-Tiflis-Ceyhan ham petrol boru hattının resmi açılış töreninin, Temmuz ayında gerçekleştirileceğini anımsatan Sezer, Doğu-Batı Enerji Koridorunun en değerli parçasını oluşturan bu hattın, bölgede istikrar ve ekonomik kalkınmanın sağlanması bakımından yaşamsal önem taşıdığını vurguladı.

Sezer, "Bu tasarı, gündemdeki diğer tasarılarla birlikte ele alındığında, Türkiye'nin bölgenin enerji iletme merkezi olma yönünde önemli bir noktaya geldiğini ortaya koymaktadır. Asya ve Avrupa'nın, yeni İpek Yolları ile bağlanması bakımından kilit ülkeyiz. Bu bağlamda İsrail ile işbirliğimizi enerji alanına da genişletme yolunda birlikte çalışmaya başladığımızı vurgulamak isterim. Türkiye ile İsrail arasında çoklu enerji ve su iletim hatları tasarısının yapılabilirliği konusunda araştırma çalışmaları gündemdedir" diye konuştu.

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinin, bölge üzerinde stratejik yansımalarının olacağını ifade eden Sezer, şöyle devam etti:

"Hem komşu bölgelere, hem de Avrupa Birliği'ne siyasal, ekonomik ve stratejik anlamda daha geniş bir ufuk kazandırma olanağımız bulunmaktadır. Türkiye'nin üyeliği, aynı zamanda Avrupa Birliği tasarısının çok kültürlü ve laik niteliğinin güvence altına alınmasına katkı sağlayacaktır. Bu noktada, İsrail'in Avrupa Birliği ile son yıllarda gelişen ilişkilerini yakından izliyor ve destekliyoruz. Amerika Birleşik Devletleri ile stratejik ortaklığımız dış siyasal önceliklerimizin en önemli halkalarından biridir. İsrail ile işbirliğimizin bu bağlamda da özel bir anlamı vardır. İslam Konferansı Örgütü üyesi olan ve Arap ülkeleriyle tarihsel dostluk bağları bulunan, Avrupa Birliği üyeliğine aday, aynı zamanda NATO ve Avrupa Konseyi üyesi olan Türkiye, dost İsrail'in komşularıyla kalıcı barış kurması için, elinden geldiği ölçüde yardımcı olmaya hazırdır. İsraillilerin ve Filistinlilerin dostluk ve güvenini sağlayabilmiş olma ayrıcalığını taşıyan Türkiye, bu ayrıcalığı bir sorumluluk olarak görmektedir. İsrail-Filistin anlaşmazlığının Yol Haritası temelinde ve yan yana barış içinde yaşayan iki devlet hedefi doğrultusunda görüşmeler yoluyla çözüme kavuşturulmasını içtenlikle diliyoruz. İki ay önceki seçimlerde İsrail halkından yetki almış olan 17. Dönem Knesset üyelerinin ve Başbakan Ehud Olmert önderliğindeki yeni İsrail Hükümeti'nin barış doğrultusunda gereken çabayı kararlı biçimde göstereceklerine inanıyoruz. Başbakan Olmert'in en kısa zamanda Filistin Yönetimi Başkanı Sayın Mahmud Abbas ile görüşmelere başlamasını bekliyoruz."

  • KUDÜS (A.A)

    Geri dön   Yazdır   Yukarı


  • ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
    Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
    Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi