T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 7 HAZİRAN 2006 ÇARŞAMBA
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Son Dakika
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Bekir HAZAR

Kesedeki kanguruya döndük!

Kadın bir manken... Yanındaki beyefendi "Kulaklarını sorun kulaklarını" diyor uzanan mikrofanlara...

Kadın başlıyor konuşmaya... Kepçe kulaklı olduğunu, bu yüzden Japon yapıştırıcı ile yapıştırdığını anlatıyor...

Sonra gazetelerde yapışmış kulakçığın hastanede operasyonla ayrılabildiği yazılıyor.

Kepçe olduğuna inandığı kulaklarını Japon ile yapıştıran canlı mankenimiz, Pişti programına çıkıp cesaret gösterisi yapıyor... Güle oynaya yaptıklarını ve yapacaklarını anlatıyor...

Bu arada Beyaz "Kulaklarına inanamıyorum" diyor...

Bir başka gazete kulaklarını yapıştıran ve "Kepçe" diyen manken kızımızın "Herhalde ayın salağı seçilirim" şeklindeki açıklamasını yayınlıyor...

Bu arada bir zamanlar Ege'de kurulan ve ana haber bültenlerini günlerce meşgul eden "Türkiye Salaklar Derneği"nden TISSS çıkmıyor...

Tısss dedik de Sabah Sabah Seda Sayan programında Seda elini kaldırıp, kobra yılanı şeklini vererek "Tıssss" diye bağırıyor... Meğer aynı anda bir başka programda hemen birkaç saniye önce kendisini kobra yılanına benzetmişler...

İnanılır gibi değil... Kanaldan kanala savaş... Bir taraftan programı sunuyorlar, diğer taraftan önlerindeki monitörü izleyip, rakip kanalda o anda kendilerine sallanan suçlamalara, hakaretlere cevap veriyorlar...

Eskiden Ateş Hattı vardı... Kavgacı taraflar tek stüdyoda toplanıp, tek kanalda birbirine girerdi... Artık televizyondan televizyona Ateş Hattı yapıyorlar... Sunucudan sunucuya... Konuktan diğer kanaldaki konuğa patada kütede...

"Şerefsiz" lafları bir televizyonun anteninden uyduya gidip, uzaydan dönüş yapıp memleketime yayılıyor... Saniyeler sonra başka bir semtteki televizyondan çıkan okkalı sözler uzay boşluğunda evlerimizdeki kutuya giriyor...

Vaay be... Şu televizyonculuk amma da ilerledi ha!... Biz gerici kaldık... Diye ağlamaklı oluyorum...

Kadın programlarına hergün alınıp, üzerlerinde reyting tepinmesi yapılan kadrolu konuklar, kanaldan kanala transfer oluyor. Bir önceki kanalda kendilerini bitmişlikten tekrar şöhrete taşıyanlara bir ana avrat sövmedikleri kalıyor...

Yani düşüncesizce çağrılıp paldır küldür ekrana sürülenler, bir süre sonra Avustralya'nın bumerangı olup, ekrana fırlatanlara geri dönü-yor... Biz de kanguruya dönüyoruz...

Yok yok... Yanlış söyledim. Bu aralar kendimi kangurunun karnındaki kesede oturan yavru kanguru gibi hissediyorum...

Büyüsem de kanguru gibi çaksam birilerine... Mi?.. Ne..?

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi